Kayserim.net | Kent Vizyonu - Yaşam Rehberi
Üye Ol

Selçuklu Dönemi Eserleri

L-   BELLİ BAŞLI ESERLER
 
1- Hasbek Kadı Kümbedi H/580: M/1184
Kayseri’deki bulunabilmiş ve en eski kitâbeli yapı olan bu kümbet ,“Hacı Saki”
mahallesinde Hastahane Caddesi üzerindedir. Kümbetin bulunduğu yere “Hasbek Kümbeti Mahallesi” de denir. Bu civarda “Hasbek Kadı” ve “Hasbekkitçi” isimlerini taşıyan iki mahalle daha mevcuttur. Bu mahalleler temmuz 1987 tarihinde belediye tarafından istimlâk edilerek yıkılmıştır.
 Klâsik Selçuklu tarzında yapılmış, kubbesi de ta’mir görmüştür. Arka satıhlarında yazı bulunmayan Kümbet’in içinde de lahit yoktur. doğu ve kuzey yüzünde her satırı bir yüze gelmek üzere üç yüzünde “Celi Selçuk Sülüsü” ile yazılmış kitâbe ile çiçek motifleri vardır. Kitabenin Türkçesi şöyledir.
 “Burası Aksara(y)’da 580 de haksız yere katledilen Nisan oğlu Ali’nin oğlu, Mes’ud Gülzar’ın şehitliğidir. Allah ona ve kendisini görenlerle, bütün Hz.Muhammed ümmetine rahmet eyleye”
 Kitâbede Mesud’un lâkabı olan “Gülzar” kelimesine izafeten büyükçe bir gül resmi oyulmuştur.
 İbnül-Esir’in teferruatını anlattığı tarihî hadiselere göre   H/579 senesinin sonbaharında Selâhaddin Eyyübi’nin Diyarbakır’ı (Amid) kuşatması sırasında Bahaeddin Mesud mallarını ve ailesini alarak şehri terk etmişti. Bilahare Aksaray’a giden, orada bizce meçhul bir sebeple katledilen Mes’ud’un cesedinin Kayseri’ye neden getirildiği ve kümbeti kimin yaptırdığı bilinmemektedir .

 2-  Han Camisi (13.Yüzyıl)
 Talas caddesi üzerinde tipik bir Selçuklu hanıdır. Kapalı kısmının yanında, portalin bulunduğu cephede dört ayağa basan ve birbirinden kemerlerle ayrılan üstleri tonozlu, önü açık revaklar şeklinde, beş gözlü bir kısım vardır. Bunlardan kapı karşısına rastlayan orta tonoz, diğerlerinden daha yüksektir. Hanın basık kemerli kapısı orta göze açılmıştır. Caminin mihrabı bu kapı yerine yerleştirilmiştir ve kapı iptâl edilmiştir. Bu cephede bulunan dört pencere sonradan açılmıştır. İçinde enliliğine dört, uzunluğuna altı sıra halinde tertiplenmiş olarak 24 adet taş ayak vardır. Kapı hattı üzerindeki uzun tonozlu orta bölümün sağ ve solunda ikişer bölüm ilkine dik olmak üzere tonozlanmışlardır. Bunlar ki cephede de yedişer hücrelidir. Orta bölüm diğerlerinden yüksektir. Orta tonoz kubbesiz ve altı pencere ihtiva eder. Caminin şu anda kullanılan iki kapısı sonradan açılmıştır. Bina iyi yontulmuş çok iri taşlarla yapılmış olup, üstü toprak örtülüdür. Cami olarak kullanılmaya başlandıktan sonra batı cephesinde bir minare, binanın içinde de merdiven inşa olunmuştur. Hanın batı duvarı kuzeye, yani şehre doğru devam etmektedir. Han’ın şehrin dış kale surlarından birine istinat ettirildiği ve şehir kapıları kapandıktan sonra gelen yolculara tahsis edildiği zannedilmektedir .
 
                                                           Han Camisi Plânı

 3- Han Kümbedi (H/584) M/1188
 Han camisinin güneyinde yer alan sekizgen plânlı, iki katlı, klâsik Selçuklu kümbetidir. Kümbetin birinci katı olan cesetlik kare plânlı olup, kapısı doğuya açılmaktadır. Kuzeyde bulunan türbedar odasına ise, küçük bir geçitle irtibatlıdır. Sekizgen plâna dönüşen ikinci katta bir mihrab ile doğu ve batı cephelerinde ikişer bölmeli dört küçük pencere bulunmaktadır. Külah altında bir kitâbe kuşağı dolaşmakta olup, klâsik bir külâhla örtülmüştür. Bu kitâbe aynen şöyledir:  “ Bu kabir merhum, mahsun, büyük kumandan, kerem sahibi Davud oğlu Cemaleddin Tanrıbirmiş (Tanrıvermiş) indir. Allah makamını nurlandırsın/ Allah ki ondan başka tanrı yoktur, daima diri ve yarattıklarını koruyup, yöneticidir. Kendisini ne bir uyuklama, ne de uyku tutmaz. Göklerde ve yerde olanların hepsi onundur. Onun izni olmadan Kendisi’nin katında kim şefaat edebilir? Onların önünde ve arkalarında olanı bilir. Onun ilminden, ancak kendisinin dilediği kadarından fazlasını kavrayamazlar. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları korumak kendisine ağır gelmez. O yücedir, büyüktür. Dinde zorlama yoktur. Doğruluk, sapıklıktan seçilenler belli olmuştur. Beşyüz seksen dört senesinde yapıldı.” 
Kümbedin içerisinde iki lahit bulunmaktadır. Köfeki taşından yüksek olarak yapılmış bulunan 160x32x67 cm ebatlarındaki lahitin üzerinde, şu yazılar vardır;

 
Türkçesi: “O, yegâne mabud-u haktır. Ondan başka mabut yoktur. Hayat sıfatıyla vasıflanmış bâki, daim, ebedidir. Halkın umuruna kaimdir. Onu ne gaflet basar, ne uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hep onundur. Onun mülküdür. İzni olmaksızın kim yanında şefaat edebilir” .
Bu yazı hizasında bulunan dar yüzde “Cemaleddin Tengribirmiş (Tanrıvermiş) yazılıdır. Lahidin en üst kitabe kuşağının iki uzun yüzünde ise; “Allahın rahmeti bol ve Rahiymdir” yazılıdır.
Kümbet içindeki daha büyük ikinci lahitin ölçüleri 206x8x32 olup, üzerinde üç bölümden ibaret bir kitâbe kuşağı mevcuttur. En üst kuşakta;   
Al-i İmran suresinin18 ve 19 ayetleri ile orta bölümde; (Ayet e’l-Kürsi)den  bir bölüm bulunmaktadır:
 
 En alt sırada;
  yazılıdır. Burada ismi geçen ve Cemazielevvel 632 (M.1235) yılında vefat etmiş olduğu kayıtlı olan Emir Ali Hüsam, tarih itibariyle I.Alâeddin Keykubad devri ümerasından olması ve aynı türbede bulunduğu için Cemaleddin Tanrıvermiş ile bir akrabalık bağının bulunması lazım geliyor ise de tarihî şahsiyeti tespit edilememiştir.
 Türkçesi: “Allah’ü Tealanın rahmetine geçen Emir Ali (Hüsam) 632 yılının Cemaziyel evvel ayında öldü. Allahın iyiliği Hz.Muhammed ve onun aile ve ashabının hepsine olsun” . 

 4-Hunat Külliyesi  635 (M.1238) 
 İşte Hunat Hatun’un bütün günlerini geçirdiği Kayseri’ye yaptırttığı, kendi adıyla anılan külliye klâsik Selçuklu sanatının bir şaheseri olarak halen 750 seneden fazla bir zamandır dimdik ayaktadır. Büyük Melike, kendisine yakıştırılan dinin ve dünyanın saf ve temizi, zahit, abit ve mücahit sıfatlarını kanıtlamak için bu eseri ile adeta hamamda bedenini, medresede fikrini ve camide de ruhunu arıtmak istemiştir.
 a-Hunat Camisi
 Cami, külliyenin temel yapısı olup, Anadolu’daki klâsik Selçuklu yapılarının en güzel örneklerinden birisidir. Geometrik motifli bordürlerle süslenmiş muhteşem bir taç kapı sizi mabede davet eder. Hem batıdaki ana kapı ve hem de doğuya bakan kapının üzerinde bulunan mermer kitâbeler sanki bize 750 sene önceden yazılmış birer mektup gibidir.
 Batı kapısı kitâbesinde:”Bu mübarek mescid, Keykubad’ın oğlu, fetihler sahibi, yüce sultan, Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Büyük Melike, hayır ve sahibi, zahid, anne, samimi dindar, dinin ve dünyanın sahibi (Mahperi Hatun) tarafından yaptırılmıştır. Allah O’nun varlığını, büyüklüğünü devam ettirsin, iktidarını kesmesin. Altıyüz otuzbeş senesinin şevval ayında (Haziran 1238) tamamlandı.” Yazılıdır.
 Aynı kapının üzerinde “Allah” lafzı ile kapı kemerinin üzerinde de “Allah’ın mescidlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe inanan, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayanlar imar ederler. İşte onlar doğru yolu bulanlardandır.(Tevbe Suresi 18. ayet) yazılıdır.
 En tepede tek satır halinde ve oldukça bozulmuş halde :” Rableri onlara katından bir rahmet, hoşnutluk ve içinde tükenmez nimetler bulunan ebedi kalacakları cennetleri müjdeler. Doğrusu büyük mükafat Allah katındadır.” (Tevbe Suresi 21 ve 22. ayetler) yazılıdır.
 Esmer kesme taşlardan yapılmış olan 55x45 metre ebatlarındaki caminin yapıldığı zamanlarda Selçuklu mimari geleneğine uygun olarak minaresiz ve ortası açık idi. 1727 yılında kapatılarak kapı üzerine de zarif bir kule minare ilave edilmiş, daha sonra 1900 tarihinde Sultan II. Abdülhamid tarafından bir minare eki ile birlikte bu kubbe de yenilenmiştir.
  Sonradan açılan kuzey kapısı ile birlikte üç girişi olan caminin doğu-batı yönünde on bölümü bulunmaktadır. Aydınlanma yan duvarlardaki mazgal pencereler ve sonradan açıldığı anlaşılan doğu ve kuzey duvarlarında da geniş pencereler ile sağlanmaktadır.
 Bütün Selçuklu mescidlerinde olduğu gibi bu caminin de en önemli unsurlarından birisi mihraptır. Geometrik örgülerle çevrelenmiş, istiridye kabuğu şeklinde motiflendirilmiş üç nişten oluşmuştur. Her iki yanında ise döner mermer sütunlar vardır.
 Caminin bir diğer özelliği de şüphesiz ki minberidir. Çivisiz geçme kündekâri tekniği ile geometrik motifli parçalardan kurulmuştur. Bu dekoratif panolar arasında uzun bordürler halinde mutad ayet ve dualar yer almaktadır (Besmele ile başlayan Ayetelkürsî, Fetih Suresinden 1. ve 2. ayetler, Alî İmran suresinin bazı ayetleri ile dualar ). Çift kanatlı kapısı ve korkulukları oyma kafes işçiliğinin zarif örnekleridir. Usta ve tarih şerhi bulunmayan minber, maalesef  defalarca boyanarak detaylar kaybolmuş ve cemaatin birbirini görmesi düşüncesi ile kesilerek pencereler açılmış daha da fenası alt tarafa gelen ayetler şuursuzca kazınmıştır. Ancak yine de Selçuklu üslûbunu tam olarak temsil eden değerli bir örnektir.
 Burada üzerinde: “Zehî mâlişge-i ruhsar erbâb-ı recadır bu
                                          Zehî cây-ı muallâ melce-i şâh-ı gedâdır bu
                                           Cebin-sây-ı niyaz ol dest-beste gel bu dergâha
                                            Makam-ı lihye-i pâk imammü’l enbiyadır bu
 (Ne mutlu ki, ümit sahiplerinin yüz sürme yeridir bu
 Ne mutlu ki, zengin ve fakirin sığınağı olan en yüce makamdır bu
 Yüz sürme ihtiyacı içinde olarak el bağlayıp bu dergâha gel
 Yol gösterici Peygamber’in temiz sakalının makamıdır bu) yazısı bulunan bir sakal-ı şerif kutusu bulunmaktadır. Kutunun üzerinde ayrıca; “levlâke levlâk lemâ halakte’l eflâk       ( Resûlüm seni yaratmasaydım âlemleri yaratmazdım) hadis-i kutsisi ile Kelime-i tevhid, Maşallah ve 1289 tarihi yazılıdır.

 b-Hunat Hatun’un Türbesi
 Hunat Hatun Külliyesi içinde, medrese ile caminin arasına 1238 yılında eklenen Türbe, I. Alâeddin Keykubat’ın eşi, II. Keyhüsrev’in annesine aittir.
 Türbe’ye medreseye ait bir odanın merdivenlerinden geçilir. Kesme taştan, piramidal başlıklı sekizgen türbe, altı sıra mukarnaslı mermer kaide üzerine oturtulmuştur. İçten kubbeli, dıştan külâhlı bir yapıya sahip olup, gövdenin her köşesinde sivri konik başlıklı tamamen işlenmiş sütunlar yer alır. Bu tarz köşe sütunları Osmanlı Türbelerinde de kullanılmıştır. Üst kenardaki mukarnaslı saçağın altında yer alan kabartma sülüs yazılı kitabe türbeyi bir kuşak gibi sarmaktadır. Ortada mermer sütuna dayanan altı adet kemerli çift pencerenin cephesi düz ve süslemesizdir. Ancak, bu yüzeylerin etrafı iki sıra geometrik motiften oluşan kemerli bordürlerle çevrilmiş, köşe boşlukları da sivastika motifleri ile doldurularak cephelerde zenginlik kazandırılmıştır. Gerek köşe sütunlarında gerekse cephelerdeki süslemeler birbirinden farklı motifleri içermektedir. 
 Türbenin iç kısmı yarım kubbeli, beş sıra mukarnas nişlidir. Beş köşeli mihrabın her yüzü sekizgen yıldızdan oluşan geometrik motiflerle süslenmiştir. İçerdeki üç sandukadan en büyük olanı ve antik dönemin lahit kapağından yapılmış olan Hunat Mahperi Hatun’a aittir. Lahitin kapı tarafında  Selçuklu sülüsü ile Besmele-i Şerif, Ayetelkürsi yazılı olup, mihrap tarafında ise Arapça olarak:”Bu kabir; hanım, saygıya layık kadın, örtünmüş ve kötülüklerden arınmış, mutlu ve uğurlu, şehit, takva ehli, Allah’a daima ibadet eden, dindar, din yolunda savaşan, günahsız, efendi, adil, âlemdeki kadınların melikesi, namuslu ve temiz, asrın Meryem’i, zamanın Hatice’si, irfan sahibi, binlerce malını hayır yolunda harcayan, dinin ve dünyanın temizi Mahperi Hatun’undur. O, Keykubad’ın oğlu merhum şehid Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesidir. Allah cümlesine rahmet eylesin amin.” Yazılıdır.
 

 
 5- Seraceddin Medresesi (H-636/M-1238)
 Hunad Medresesine benzediği için “Küçük Hunat” adıyla anılan bu medresenin kitâbesi 636 tarihlidir. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında yaptırılan bu sağlam yapılı medrese, vakıflar tarafından ta’mir ettirilmiş ve bir işyeri olarak kullanılmaktadır.
            a) Avlu  b)Eyvan c)Odalar d)Revak olarak dört bölümden meydana gelen medresenin dört satırlık kitâbesinin Türkçesi şöyledir:
 “Bu medresenin inşasına büyük sultan, Gıyased Dünya veddin Kasim emirülmü’minin (Müminlerin emiri, halifenin ortağı) Keykubad oğlu Keyhüsrev zamanında Allah’ın yardımına muhtaç zayıf kul Seraceddin Lala Bedr (Kayseri Emiri) emir verdi. Sene 636 (M-1238) 
Seraceddin Medresesi Kitabesi ve Plânı
 
 6- Nasreddin Hoca Lahdi H/611-M/1214
 Beyaz kalkerden, tezyinatlı bir lâhit olup, Selçuklu sülüsü ile yazılıdır. 1.08x24 m ebadında ve ayak ucu taşı kırılmış vaziyettedir. İki kuşak halindeki kitâbesinde üst sırada;
 
 
 
yazılı olup, Türkçesi; “Bu kabir rahmetlik bağışlanmış, mübarek ve şehit Nasreddin Hoca (kırıktır) nındır. 611 yılının Safer ayında “Ölmüştür” . Alt sıra kuşakta ise 1x21,22 ayetleri ile bir hadis yazılıdır.
 

 Tercümesi: Rableri onlara kendisinden bir rahmet, rıza ve içinde ebedi kalacakları nimeti bol cennetleri müjdeler. Orada ebedî kalacaklardır. Allah, işte büyük mükafat onun yanındadır. Peygamber Allah’ın selâmı ve rahmeti üzerinde olsun-buyurdu: Dünya ahiretin mezrasıdır
 Mezar taşında ismi geçen Nasreddin Hoca’nın kim olduğu belli değildir. Aynı yüzyılda yaşadığı bilinen üç Nasreddin Hoca mevcuttur. Bunlardan birincisi Anadolu’da Ahi teşkilâtının kurucusu olarak bilinen ve tam adı Şeyh Nasreddin Abu’l Hakayık Mahmud Bin Ahmed el-Hoyî (Doğ. 570) olan Ahi Evran’dır.
 Ahi Evran’ın Mevlâna’nın oğlu Alâeddin Çelebi’nin de dahil olduğu bir grup insanla beraber Moğol asıllı Nureddin Caca tarafından katledildiğini biliyoruz (27.R.Evvel 659 1 Nisan 1261)
 İkinci Nasreddin Hoca, İranlı filozof, astronom ve matematikçidir. Tam ismi Hoca Nasreddin Tusi’dir  (Doğ: 897)
 Üçüncü Nasreddin Hoca ise, Bugün Türk mizah edebiyatının değişmez sultanı olarak maruf Nasreddin Hoca’dır. Bu mezar taşındaki ismin devrin adetine uymayacak şekilde ve halkın içindeki meşhur söylenişe göre yazılmış olması dikkat çekicidir.

M- SELÇUKLU YOLLARI
 Selçuklular zamanında (XI-XIV y.y. ilk yarısı) Antalya-Alaiye-Konya Aksaray-Sivas-Erzincan-Erzurum ekseni çevresinde kervan yollarının büyük rol oynadığını görüyoruz.
 Konya, bir yandan Alanya’ya öte yandan Karaman üzerinden Silifke’ye ve Ereğli’den geçerek Kilikya’nın kapısı Gülek Boğazına bağlanıyordu. Sivas’la ise Samsun bağlantısı vardı.
 XIII.yüzyılda en önemli Selçuk kervansaraylarını kuzey-güney ve doğu-batı doğrultusunda Anadolu’yu kesen yollar üzerinde görüyoruz.
 Antalya-Erzurum arasındaki yolun uzantısı Anadolu’yu İran ve Türkistan’a bağlıyordu.
 Elbistan-Kayseri-Sivas-Tokat-Sinop ve Samsun’a ulaşan güney-kuzey yolu, Akdeniz yoluyla gelen ticaret mallarını Antalya-Alanya ve Yumurtalık limanlarından kuzey memleketlerine aktarılmasını sağlıyordu.
 Yolların düğümlendiği ticaret merkezleri şunlardı: Tebriz, Bağdat, Halep, Ayas, Alaiye, Antalya, İzmir, Foça, İstanbul, Sinop, Samsun, Trabzon.
 Bu merkezlerden dağılan yolları da şöyle sıralayabiliriz;
1- a) Tebriz-Bargiri, Erciş, Malazgirt, Hınıs, Erzurum, Tercan, Erzincan, Sivas, Şarkışla, Kayseri, Aksaray, Konya, Ereğli, Adana, Ayas.
b) Tebriz, Nahçıvan, Iğdır, Pasinler, Erzurum, (Daha sonra (a) daki güzergahın aynı)
2-  Tebriz, Erzurum, Sivas, Kayseri, Aksaray, Konya, Antalya, Alanya.
3-  a) Tebriz, Erzurum, Bayburt, Gümüşhane, Trabzon.
     b)  Tebriz, Erzurum, Erzincan, Trabzon
4- Tebriz, Erzincan (Erzincan’a kadar 1a ya da 1b güzergahı), Zara, Sivas, Tokat, Amasya, Samsun, Sinop.
5-  Tebriz, Sivas, (arası 4 gibi) Yozgat, Yerköy, Kırşehir ya da Yahşihan üzerinden Ankara İstanbul.
6-  a) Bağdat, Musul, Mardin, Amid (Diyarbakır), Ergani, Göçlük, Harput, İzdi, Malatya, Ankara.
      b) Bağdat, Harput, (Buraya kadar 6a güzergahı) Pertek, Çemişkezek, Eğin, Divriği, Zara veya Buzbel dağlarının aşarak Sivas.  
7- Sinop, Kastamonu, Çankırı, Ankara,Konya, Beyşehir, Seydişehir, Antalya, Alanya.
8- Samsun, Havza, Merzifon, Amasya, Aksaray, Konya, Ayaş, Amasya, Aksaray arasında;
a) Amasya, Sivas, Kayseri, Aksaray
b) Amasya, Zile, Kırşehir, Aksaray
9- Trabzon ve Samsun’dan, Sivas, Konya, Beyşehir veya Gelendost’dan, Burdur, Denizli, Alaşehir, Foça, İzmir, Efes
10- a) Trabzon, Sivas, Malatya, Bağdat (Malatya, Bağdad güzergahı için 6a)
      b)  Trabzon, Sivas, Malatya, Antep, Halep
11- a) Sinop, Vezirköprü, Amasya ya da, 
       b) Sinop, Vezirköprü, Sasun, Amasya, Sivas, Malatya, Bağdat veya Halep
12- Halep, Gaziantep, Göynük, Elbistan, Kayseri, Hacıbektaş, Kırşehir, Lalahan, Ankara, Afyon, Kütahya, İstanbul,
13- Antalya, Burdur veya Denizli üzerinden Dinar, Afyon, İstanbul
14- Ayaş, Konya, Ilgın, Akşehir, Çay, Afyon, Kütahya, İstanbul
 Gelişen ya da yön değiştiren dünya ticaret merkezine paralel olarak, bazı yollların önemi artsa bazılarının ki de azalsa bile, doğrultular doğal engellerin durumuna göre şekiller almaktadır.
 Anadolu Selçukluları’nın yolları Konya çevresinde kümelenmemekle birlikte, Siyasal iktidarın zayıflaması sonucu doğan yeni merkezler etrafında, aynı şekilde fakat daha zayıf biçimde yoğunlaşmıştır. Tebriz’in ise İlhanlılar devresinde özel bir yeri olduğundan, yönelmeler oraya doğru olmuştur.
 Moğol saldırısıyla sarsılan Anadolu Selçuklu egemenliği, Anadolu’ya hakim olamama duruma düşmüş ve bunun sonucu olarak da Anadolu Beylikler devri başlamıştır. Beyliklerden Anadolu birliğini sağlamayı başaran Osmanlı Beyliği olmuştur.
 

N- KAYSERİ’DEKİ SELÇUKLU ESERLERİNİN LİSTESİ

NO  İSMİ      TARİHİ

1-  Battal Camisi     12. Yüzyıl
2-  Eski Bedesten     13. Yüzyıl
3-  Avgunlu Medresesi    13. Yüzyıl
4-  Avgunlu Kümbeti    13. Yüzyıl
5-  Hasbek Kümbeti (Mesud Gülüzar)  580 (1184-1185)
6-  Adsız Kümbed (Hacib K.)        -----
7-  Alaca Kümbed    58 (12. Yüzyıl)
8-  Hoca Hasan Medresesi   589 (1193)
9-  Hoca Hasan Kümbedi    599 (1203)
10-  Tekgöz Köprüsü     599 (1203)
11-  Çokgöz Köprüsü     609-612 (1212-15)
12-  Şifahiye-Gıyasiye (Çifteler) Me.  602 (1205-6)
13-  Şifaiye –Gıyasiye Kümbeti         -------
14-  Ulu Cami (530) (ta’mir)   602 (1205-6)
15-  Yoğunburç     607-616 (1210-19)
16-  Gülük Camisi      607 (1210)
17-  Gülük Medresesi        -------
18-  Gülük Hamamı    735 (1334)
19-  İç Kale Ta’mir kitabesi    621 (1224)
20-  İç Kale Ta’mir kitabesi   616-634 (1219-36)
21-  Sultan Hanı      634-(1236)  Sultan Han Detayı      Sultan Han(Gabriel’den)
                          
22-  Hunat Hatun Camisi     635 (1237)
23-  Hunat Hatun Kümbeti    635 (1237)
24-  Hunat Hatun Medresesi   635 (1237)
25-  Karatay Hanı      638 (1240)
26-  Hunat Hatun Hamamı    638 (1240)
27-  Seraceddin Medresesi (Küçük Hun.)  636 (1238)      
28-  Sahibiye çeşmesi ve mescidi   665 (1266-67)
29-  Sahibiye Medresesi    666 (1267-68)
30-  Çifte Kümbetler     645 (1247-48)
31-  Hacı Kılıç camisi     647 (1249-50) 
32-  Hacı Kılıç Medresesi    647 (1249-50) 
33-  Bünyan Ulu Camisi (Salih Bey Camisi) 654 (1256)
34-  Lala Camisi     708 (1308)
35-  Lala Muhlisiddin Kümbedi   708 (1308)
36-  Döner Kümbed (Şah Cihan Hatun)  676 (1277-78)      Döner Kümbed
37-  Han Camisi        -------
38-  Han Kümbeti      584 (1188)
39-  Develi Ulu Cami    680 (1281)
40-  Emir Çoban Çeşmesi    680 (1281)
41-  Develi Kalesi     695 (1295-96)
42-  Develi Türbesi (Seyyid Şerif)  675 (1276)
43-  Yavaş Kalesi (Yeşilhisar)      ------
44-  Akkale Ahmet  Hisarı, (Tekgöz)   XII.y.y.
45-  Ahi Evran Zaviyesi    602 (1205)
46-  Sultan Hamamı     XIII.Yüzyıl
47-  Selattin Hamamı     616-634 (1219-36)
48-  Cırgalan Hanı      XIII.Yüzyıl
49-  Keykubad Sarayı (Şeker Fab.)  639 (Mortdman) (1241)
50-  Kızıl Köşk      1237-46 (II.Keyhüsrev zamanı)
51-  Hızır-İlyas Köşkü (İncesu)    (639 (Mortdman) 1241)
52-  Şeyh Turasan Zaviyesi (İncesu)    1237-1246 (II.Keyhüsrev zamanı)
53-  Hızır-İlyas Türbesi (İncesu)           ------
54-  Sarıhan (Kepezhanı)     XIII. Yüzyıl
55-  Başakpınar-Hanı (İspile Hanı)   XIII. Yüzyıl
56-  Yahyalı Seyyid Ali Türbesi    XIII. Yüzyıl
57-  Anonim Kümbetler (Orduevi kuzeyi)  XII. Yüzyılın ikinci yarısı
58-  Okburcu (Üçkule)     621 (1224)
59-  Nizameddin Müstevfî Camisi   671 (1272)
60-  Suya Kanmış Hatun Kümbedi  680 (1281)
61-  Kutlu Hatun Türbesi     750 (1350)

Selçuklu Melek tasviri

 

LÜTFEN DİKKAT:
www.kayserim.net üzerinde yayınlanan Geniş Kayseri Tarihi, Halit Erkiletlioğlu'na ait önemli bir eser olup, kaynak gösterilmeden kullanılmaması gerekmektedir.  Site üzerinden bu bilgilerin alınarak kullanılması halinde; bilginin Halit Erkiletlioğlu'nun "Geniş Kayseri Tarihi" eserinden alındığının belirtilmesi ve site adresinin bildirilmesi gerekmektedir.

kayseri,kayseri haber,güncel haber,kayseri iş rehberi,eleman ilanı,kayseri spor,kayseri sinema

Fevzi Çakmak Mh. Bozantı Cad. Atılım Apt. Altı No:96/D Kocasinan / KAYSERİ
E-Mail: editor[at]kayserim.net

Bu site en iyi 1024*768 ve üzeri çözünürlükte görüntülenir.

Bu Sitenin Tüm Haklari ATM MEDYA'ya aittir © 2002-2014

kayseri,kayseri haber,güncel haber,kayseri iş rehberi,eleman ilanı,kayseri spor,kayseri sinema