Ekonomi

Cebindeki Son Parayı da Kuşlara Attı, Dükkanı Kapanan Esnaf İsyanda

 

KAYSERİ,(BGC)-Kayseri’de bir vatandaş kendisine kısıtlama hakkındaki görüşleri sorulunca içini dökmekten kendini alamadı. Vatandaş 15 aydır geçinemediğini, bir lokanta işlettiğini, iş yerinin tekrardan kapatıldığını ve geçinemediğini belirtti. Vatandaş, halkın geçim sıkıntısını konuşmasında sürekli bir şekilde vurguladı.

“Alınan kararlar bu ülkenin faydasınaysa başım gözüm üstüne. Ne yazık ki bu kararlar ülke hakkında alınmıyor. Başımızda duran şahsiyet 84 milyon kişi hakkında karar veriyor. Sabahleyin Kayseri Valiliği kafeler, restoranlar ve diğerlerini kapattı. Sicilim bozuk, kredi çekemiyorum, çekmek de istemiyorum. Faiz alan da veren de savaş açmıştır diyor peygamberimiz. Bu savaşı niye açtık biliyor musunuz? Sadece geçinmek için. Kendi 85 bin TL maaş alıyor. Kızı danışmanlıktan 85 bin TL maaş alıyor. Bir elleri yağda, bir elleri balda. Biz birbirimize yardım edemiyoruz, bankalara koşuyoruz. Türkiye’nin nüfusu 84 milyon, 59 milyonu bankalara borçlu, şaşırıyorum. Biz birbirimize yardım etsek bankalara gerek kalmaz. İnsanlar artık Cenab-ı Allah’ı sadece elinde ve cebinde kullanıyor. “Allah”diyor ama yalan söylüyor. Adamın biri geldi peygamberimize sordu “Ya Resulallah, senin ümmetin zina eder mi” “Eder” “Kumar oynar mı?” “Oynar” “İçki içer mi” “İçer” “Yalan söyler mi?” “Nâ (hayır), benim ümmetim yalan söylemez” dedi. Biz başımızdakilerle birlikte yalancı olduk. Elin kâfirinin parasının bu ülkede ne işi var? Adam Avrupa’da yaşıyor, kendi 1 lirası burada 10 lira oluyor, istediğini alıp ülkesine götürüyor. Mağdur olan biziz. Hani yaşlı amcalarımız “yağ, sigara kuyrukları vardı” diyorlar ya, ben bunları yaşadım. Kuyruğa geçiyorduk mal yoktu. Şimdi mal var, insanların alacak gücü yok. Dün akşam Cumhurbaşkanı kabine toplantısı sonrası diyor ki “en düşük maaş verdiğimiz emekli 1500 TL”, sen bunu nasıl söyleyebiliyorsun, ben günlük 25 yaşındaki çocuğuma 50 TL vermekten hayâ ediyorum. Biz sana Müslüman’sın diye oy verdik, zulüm et diye oy vermedik. Bu millet eğer vergi veriyorsa, bu verginin nereye gittiğini öğrenmek hakkımız değil mi? Benim iş yerimi şimdi kapattın, vallahi cebimde sigara param yok, kimin kapısına varayım? Kimse kimseye acımıyor. Ben yaşayayım da öbürü yansın bitsin diyor. Beş-on kişi toplanıp vatan diyorlar. Vatanı savunan adam birbirini destekler. Hangi vatandan söz ediyorsunuz? Biz vatanımızı satmışız. Ben bu insanlara çok üzülüyorum. Bişr Hafi Hazretleri evine gidiyor, bakıyor evini soymuşlar. Zırıl zırıl ağlıyor. Talebeleri diyor hocam niye ağlıyorsunuz, giden dünyalık değil mi, arkadaşlarla birleşir evinizi tekrar dizeriz. “Ey evladım, ben dünyalığa ağlamıyorum, ben hırsızların ahiretlerine ağlıyorum” diyor. O onların ahiretlerini görüyor, biz burnumuzun ucunu göremiyoruz. Bu geçim kaygısından bizim halimiz ne olacak?”

“Virüs çıktığından beri 8 aydır iş yapamıyorum. Borç aldığım insanlara borcumu ödeyemiyorum. Karımla kızımın yüzüne bakamıyorum. Kızımla oğlum sağlıkçı, şu ortamda en önemli şey sağlık, ve onlar iş bulamıyorlar. Yalanlarla cebimizi dolduruyoruz, ahiretimizi yok ediyoruz. Allah geç eder, güç etmez; erteler ama unutmaz. Ben 60 yaşındayım, Allah’ın huzuruna varınca ne diyeceğim diye korkuyorum. 32 günün hesabını yapıyorum. Cebimde 3 TL var. Zenginlere ve bizi yönetenlere sesleniyorum, yardım derneklerine gidiyor, al şu çeki fakir fukaraya dağıt diyor. Sen o parayı fukaraya dağıtırken onun zevkini tattın mı? Onun duasını aldın mı? Ben bunları yıllarca yaşadım, ama yemin ederim 15 aydır cehennem azabı yaşıyorum. Ben herkesi, kafiri de seviyorum. Yaratılanı severim Yaratan’dan ötürü. Tutmuşuz dört partiyi, biri sağım, biri solum, biri Türk’üm, biri Kürt’üm diyor. Bu ne kadar terbiyesizce! Avrupalılar bunu aşmış, adam ülkesine faydalıysa onu ülkesine kazandırıyor. Biz yeni nesilleri şutlayıp perişan ediyoruz, adamlar Avrupa’ya kaçıyor. Bizim bu ülkemizde kalacak durumumuz kalmadı. Ülke bitti, dört tane zenginin kaldığına bakmayın. Hepsi başımızdakileri savunuyor. Gerçekleri sergilemiyor. Bir sorsanıza ceplerinde ne var? Ayda bir kilo et yiyebiliyor mu? Ben 3-4 aydır et yiyemiyorum.”

“Biz birimizi Allah için seveceğiz, dil, din, ırk için dışlamayacağız. Zenginlerimiz yurtdışından lüzumsuz malları alıp ülkeye sokuyor. Birisi Cevat abi ben bin liralık telefon kullanıyorum, şimdiki gençler 15 bin liralık telefon kullanıyor dedi. Haklısın kardeşim dedim, tutumlu olmak gerek. Ama cahil davula benzer, sesi çok çıkar ama içi boştur. Milleti davul haline getirdiler. Benim başımdaki 15 bin liralık telefonu ülkeye sokmayacak. Geçen bir şirketimiz telefon üretmiş 2 bin TL. Ben yabancı taraftan niye getireyim? Biz bunların hesabını yapmazsak nasıl bu ülkeyi geliştireceğiz? Hep ithal ede ede bu milleti rezilliğe, tembelliğe, dilenmeye alıştırmış. İnsanların perdesi yırtılmış. Hayası olmayanın imanı olmaz demişler. Hocalara maaşını kredi kartıyla ödüyorlar. Yalan ve helal paralar onun içine giriyor.”

“Herkesi yargılıyoruz, acaba bir gün kendimizi yargıladık mı? Çoluğumuza çocuğumuza ahlak, terbiye verdik mi? Eline telefonu verdik kenara attık gittik. Her camiye gittiğimde Allah’la aramda perde olduğunu hissediyorum. Bunlar geldiğinden beri camiye gitmiyorum. Allah’ın huzuruna çıkıp beni affet demek istemez miyim? Allah’ım dünya geçimi için seni unuttum mu diyeyim? Unutanlara, parti peşine düşenlere yazıklar olsun. Allah ve peygamber peşine düşemedik. Sırf geçim sıkıntısı yüzünden. Bizim çoluk çocuğumuz işine gücüne baksa bu adam bu ülkeye zarar verebilir mi? Biz ne yapıyoruz, bir şey yapar yatmaz içeri atıyoruz, ve onu besliyoruz. Bu ülkeye düşman yetiştiriyoruz. Şurada çıkıp isyan etsem, bağırsam çağırsam hapse atacaklar. Ne yaptın, ne ettin sormazlar, cumhurbaşkanına hakaret ettin diyor. İnsan acizliğini, faniliğini bilecek. Baki olan Allah’tır. Benim ömrüm bitti, ben gideceğim. Gençler nasıl faydalı olacak? Allah ayetinde buyuruyor ki: Kim Allah’ın hükümleriyle hükmetmezse onlar zalimlerin, kafirlerin, fasıkların ta kendisidir diyor. Siz kendi kendinize kanun üretiyorsunuz. Allah’ın kanunlarını niye uygulamıyorsunuz? Sizi yaratan Allah mı yoksa siz mi onu yarattınız? Meclis’te 600 tane insan var. Birbirinizi ve bu ülkeyi rezil etmekten başka ne yapıyorsunuz. İhalelerde para çalıp bu ülkeyi soymaya hakkınız var mı? Mecliste hiç fakir var mı, hepsi kalbur üstü zengin. Son model arabalara biniyorlar. Meclise yeni araba almışlar 52 milyon TL. Siz niye benim vergimi sağa sola savuruyorsunuz? Ben Allah’tan başka kimseye boyun bükmem. Virüs çıkarttılar değil mi? Ben vakti gelince canınızı alırım diyor Allah. Allah’tan korkmuyoruz bir tane virüsten korkuyoruz. Bir tane canım var o da Allah ve resulüne feda olsun.”

Vatandaş, konuşmasından sonra çevresinde biriken insanlara da telkinde bulunarak diğer vatandaşlarca alkışlandı.

Daha Fazla Göster

İlgili Haberler

Başa dön tuşu