“Kulaklık, İşitme Kaybı Sebebi Olabilir” “Kulağı Yüksek Sese Maruz Bırakmak Tehlikeli”

KAYSERİ, (BGC – ÖZEL HABER)- Kulaklıklar, günlük hayatta çeşitli elektronik cihazlara eklenti olarak sıklıkla kullanılan bir cihaz haline geldi. Ancak uzmanlar uyarıyor… Kulağın yüksek sese maruz bırakılması işitme kaybı başta olmak üzere kulak üzerinde hastalıklara sebep olduğu açıklandı.

Özel Tekden Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ali Osman Aksoy, kulaklık kullanımı ve yüksek sesli ortamlarda bulunmanın zararlarını anlattı. İşitme işlevinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Aksoy, kişinin iletişim kurması başta olmak üzere sosyal hayatının da şekillenmesinde önemli bir görevi olduğunu kaydetti.

“EN ÖNEMLİ MEVZU SES LİMİTİNİ SINIRLANDIRMAK”

Yüksek sesin işitme kaybı ve kulak içinde değişik rahatsızlıklara sebep olabileceğinin altını çizen Aksoy, “İşitme kaybına sebep olan en önemli sebeplerden birisi teknolojinin hayatımıza kattığı kulaklıklardır. Uzun süre ve yüksek desibellerde kulaklık kullanımı, işitme fonksiyonunun giderek zayıflamasına neden olmaktadır. Normal bir insanın kulağı 20 ile 20 bin Hertz arasındaki sesleri işitebilir. Günlük hayatta birkaç kişinin bulunduğu bir ortamda iletişim için kullandığımız ses seviyesi ortalama 40 ila 60 desibel civarındadır. Dolayısıyla kulaklıklarımızı ayarlamak mümkünse 75 desibeli geçmemesi.” dedi.

Yaşa bağlı olarak ortaya çıkabilecek işitme kayıplarının yüksek ses nedeniyle erken yaşlarda başlayabileceğini belirten Aksoy, 75-80 desibelin üstündeki seslerin işitme fonksiyonunu zayıflattığını anlattı. “Daha da önemlisi işitme kaybı uzun süre devam eden kişilerin zihinsel fonksiyonları da zayıflar” uyarısında bulunan Aksoy, “70’li yaşlara geldiğimizde işitme fonksiyonları da diğer vücut fonksiyonları gibi bir miktar geriler. Ama erken yaşlarda uzun süre yüksek sese maruz kalınması halinde 30’lu, 40’lı yaşlarda da işitme kaybı yaşanabilir.

“MİKROORGANİZMA SAYISI 700 KAT ARTIYOR”

Kulağın uzun süre kapalı tutulması da sağlık açısından önemli riskler barındırıyor. Bu durumda kulak kirinin çoğalabildiğini belirten KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Ali Osman Aksoy, “Kulaklıkların uzun süre kulak kanalını kapatması da kulak enfeksiyonlarında artışa sebep olmaktadır. Çünkü dış kulak yolu, cihazla üstü kapatıldığı zaman kulak içindeki ısı miktarı artıyor ve oradaki mikroorganizmaların ve mantarların üremesi için elverişli bir ortam oluşturuyor. Örneğin dış kulak yolu 1 saat kapalı kalınca oradaki mikroorganizma sayısı yaklaşık 700 kat artıyor. Bu yüzden havalanmayı sağlayabilen kulaklıklar, kulak üstü kulaklıklar tercih edilebilir. Kulak içi kulaklıklar kullanılıyorsa sık sık dış kulak yolunun havalandırılması gerekir.” diye konuştu.

“HOCAM KULAĞIMDA ÇINLAMA VAR”

Yüksek sesle müzik dinleyen, çağrı merkezinde çalışan ve işleri gereği sürekli kulaklık kullananların sıklıkla hastaneye geldiklerini anlatan Aksoy, bu hastaların uğultu, çınlama şikâyetleriyle başvurduğunu aktardı. Aksoy, “Hasta genç ve ek sağlık problemi olmamasına rağmen bu örneklerle sık karşılaşıyoruz. Kalabalık ortamlarda sesleri duyduklarını ancak sesleri ayırt edemediklerini söylüyorlar. Bu problemlerin sebebinin de kulak kiri olduğunu düşünüyorlar. Oysaki uzun süre kulaklık kullanımı veya yüksek desibelde sese maruz kalma nedeniyle işitme sinirlerindeki zayıflıklarından kaynaklanıyor” diye konuştu.

KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Ali Osman Aksoy, kulak sağlığı için işitme duyumuzun yüksek sese maruz bırakılmaması, mümkün değilse de önleyici tedbir alınması gerektiğini sözlerine ekledi.