Güncel

Meteoroloji açıkladı! Korkutan harita!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Standart Yağış İndeksi (SPI – Standardized Precipitation Index) metoduna göre 2020 Eylül-Ekim-Kasım ayları meteorolojik kuraklık analizi ve Normalin Yüzdesi (PNI – Percent of Normal Index) metoduna göre, son üç aylık ve 2020 Kasım ayı meteorolojik kuraklık durumuna ilişkin haritalar yayımlandı.
OLAĞANÜSTÜ VE ÇOK ŞİDDETLİ KURAKLIK

Türkiye’nin büyük bölümünün olağanüstü, çok şiddetli ve şiddetli kuraklık yaşadığı görülüyor. Küresel ısınma, tarımda yüzde 75-80’in üzerinde vahşi tarımsal sulama kullanımı, baraj-göletler, zirai ilaç kalıntıları, evsel ve sanayi atıklar nedeniyle kirletilmesi gibi nedenlerle tatlı su kaynakları ve göllerin hızla yok olduğu, son yıllardaki yağışların giderek azalmasıyla da büyük bir kuraklık tehdidi yaşandığı kaydedildi.

TÜKETİM ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞMELİ

Özellikle gıda ürünlerine ulaşımda riskin arttığı bu dönemde Türkiye’de beklenenin çok altında yağış alındığı görülüyor.
Bazı ürünlerin üretimi için kullanılan su miktarlarıyla ilgili çarpıcı örnekler var. 1 kilo domates için 184 litre, 1 kilo havuç için 133 litre, 1 portakal (100 gr) için 50 litre, 1 elma (100 gr) için 70 litre, 1 kilo kırmızı et için 15 bin 455 litre (813 damacana),1 hamburger (150 gr biftek) için 2 bin 325 litre, 1 kilo kahve için 21 bin litre, 1 fincan kahve (7 gr) için 140 litre suya gereksinim var.
“SUYUN DÖNGÜSÜ İLKESİ”
Göl, gölet, dere, çay gibi kaynakların su seviyelerinin korunması ve bu kaynakların yüzde 80 oranında kullanımına neden olan tarımsal üretim metodundan vazgeçilmesi gerekiyor. Uzmanlar bilinçli tarım yapılarak bu kaynakların kurumasına engel olunursa, bu bölgelerde nemin artması, yağışın da artmasına neden olacağını söylüyor. Bu ilke çok basit bir suyun döngüsü veya suyun çevrimi ilkesidir. Birçok ülkede yer altı, yer üstü doğal su kaynaklarının kirletilmemesi, bilinçli kullanımı sonucu meteorolojik kuraklık önlenebileceği gibi ülkemizde de bütün dünyada olduğu gibi meteorolojik kuraklığa neden olan koşullardan bir tanesi de sera gazı oluşumu, küresel ısınma” olduğuna dikkat çekiyorlar.

TASARRUFUN BİRİNCİ BASAMAĞI TARIMSAL SULAMA

Türkiye’deki suyun yüzde 75’inin tarımsal sulamada kullanıldığını, büyük bölümünün de vahşi sulama sistemlerinde kullanılıyor. Tarımsal alanlarda bireysel sulama yerine toplu sulama sistemlerinin organize edilmesi, tarımsal sulamada tasarrufun birinci basamağını oluşturuyor.

Su tasarrufunu çeşmeyi açık bırakmamak, duş alırken veya diş fırçalarken daha az su kullanmak gibi örneklere bağlanıyor… Uzmanlar esas sorunun tarımsal sulama ve ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi ana şebekelerdeki su kaçakları kesinlikle göz ardı edilmemesi gerektiğini, aşırı ve bilim dışı tarımsal sulamanın derin su ve toprak kaybına neden olacağını da belirtiyor.

Daha Fazla Göster

İlgili Haberler

Başa dön tuşu