Meteoroloji’de Bir Gün

KAYSERİ,(BGC)-Meteoroloji Bölge Müdürlükleri, en doğru hava tahminlerini ulaştırmak üzere her gün aralıksız bir şekilde mesailerine devam ediyor. Meteoroloji bilimi, hayatın her alanında adından her an söz ettirmeyi başarıyor. Kayseri’de bulunan Meteoroloji 7. Bölge Müdürlüğü, kapılarını açarak bir günün hava tahmini sürecini gösterdi.

HAVA TAHMİNİNDE NASIL BULUNULUR?

Vatandaşlar hava tahmininin nasıl yürütüldüğü sorusuna bilimsel metotlarla ve ölçüm aletleri vasıtasıyla yapıldığını dile getirdi. Bir vatandaş ise hava tahmininin nasıl yapıldığını bildiğini belirtti.

Meteoroloji uzmanlarının hava tahmininde nasıl bulunduğuna Bölge Müdürlüğünün Hava Tahmin Uzmanı Mehmet Bütüner açıklık getirdi: “Hava tahmini belirli bir yerde, belirli bir zamanda görülebilecek meteorolojik olayların gözlem ve analize dayanarak ve sübjektif-objektif metotlar kullanılarak öngörme çalışmasıdır. Hava tahmini üç aşamada yapılır: Gözlem, analiz ve tahmin. Gözlemlerimiz yer gözlemleri, atmosfer gözlemleri, gemi gözlemleri, uydu/radar gözlemleri, otomatik meteorolojik istasyon verileri. Bu veriler belirli aralıklarla önce Genel Müdürlüğümüze, oradan da uluslararası meteorolojik merkezlere gönderiliyor. Bu veriler uluslararası merkezlerde işlendikten sonra her tarafa dağıtılıyor. Sonrasında bu verilere göre belirli modeller ve haritalar oluşturuluyor. Biz de aldığımız verilere göre ve tecrübemize dayanarak tahminde bulunuyoruz.”

Vatandaşların bir kısmı gösterge görevi gören bu uyarı renklerini bilmediğini dile getirirken, bir kısmı ise renklerden bazılarının anlamını bildiğini belirtti.

Mehmet Bütüner, iki yıl önce hayata geçirilen bu sistem ile ilgili bilgilendirmede bulundu: “Biz meteorolojik uyarıları olabilecek kuvvetli hadiselerin meydana getirebileceği olumsuzlukların en aza indirilmesi, kayıp ve zararların önlenmesi, vatandaşların ve ilgililerin bu olaylara önceden hazırlanabilmesi için yayımlıyoruz. 2019 yılında meteoroloji uyarı renkleri sistemi geliştirdik” diye konuştu.

Bütüner, renklerin tanımlamasını şu şekilde yaptı: “Dört ana rengimiz var: Yeşil renk herhangi bir uyarının olmadığını, sarı renk olabilecek olaylara karşı dikkatli olunması gerektiği, turuncu renk havanın tehlikeli olduğunu ve çok sık görülmeyen meteorolojik olayların bulunulan bölgeyi etkileyebileceği, kırmızı renk ise beklenen hadisenin çok kuvvetli olduğunu ve gereken tedbirlerin alınarak zararın en az düzeye indirilmesi gerektiğini anlatıyor.”

GİZEMLİ “METEOROLOJİ UÇAĞI”

Vatandaşlar, halk arasında sıkça dile getirilen “meteoroloji uçağı” kavramı ile ilgili farklı görüşler sarf etti. Bazı vatandaşlar bilimsel bazda olması gereken bir şey olduğunu, kimi vatandaşlar ise bilmediğini ve ilk kez duyduğunu dile getirdi. Kavramdan haberdar vatandaşlar ise uçağın saçtığı dumanlar vasıtasıyla verilerin toplandığını belirtti.

Bütüner, “meteoroloji uçağı” diye bir kavramın olmadığından ve böyle bir gözlem şeklinin olmadığından söz ederek “Aslında meteoroloji uçağı olarak zannedilen uçaklar kargo uçağı, yolcu uçağı veya sivil havacılıkta bulunan diğer uçaklardır. Bu uçaklar çok yüksekten uçuyor ve çıkardıkları gazlar havanın soğuk olmasıyla yoğunlaşıyor. Bizim böyle bir ölçüm şeklimiz bulunmamaktadır. Biz yüksek atmosfer gözlemlerimizi hava balonlarımız aracılığıyla yerine getiriyoruz” ifadelerini kullandı. Bütüner, Genel Müdürlüğün (MGM) yerli otomobil girişiminde bulunacağını ekleyerek “Vatandaşlarımızın daha güvenli ve konforlu seyahat edebilmesi adına Meteoroloji Genel Müdürlüğü olarak TOGG’da da (Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu) yerimizi alacağız” dedi.

METEOROLOJİ BALONU NEDİR?

Meteoroloji 7. Bölge Müdürlüğünde Radyosonde Birim sorumlusu olarak görev yapan Celal Kılıç, hava tahminlerinin en önemli aracı olan meteoroloji balonunu tanımladı: “Meteoroloji balonu günde 2 defa basınç, nem, sıcaklık ve rüzgar bilgilerini edinmek amacıyla atılır. Balonlar İngiltere’de bulunan Greenwich kasabasından geçen 0 boylamına göre ayarlanmış yerel saate göre atılır. Bu, uluslararası bir standarttır.”

Kılıç, “Halkımızın gördüğü balonun altında bir verici vardır. Bahsettiğimiz verileri edinmek için belirli standartlara göre üretilen verici cihazlarımız, balonların altına yerleştirilmektedir. Bu balonun ağırlığı 600 gram ile 1,5 kg arasında değişmektedir. Türk meteorolojisinin kullandığı balonlar ise 800 gram ağırlığındadır. Vericiler, GPS sinyali yardımıyla atmosfer değerlerini bilgisayarlarımıza gönderir” şeklinde konuştu.

Kılıç, balonun hazırlanış sürecini ve anlattı: “Balon, hidrojen veya helyum gibi havadan daha hafif gazlarla doldurulur. Uçuş ekipmanı balona bağlandıktan sonra rasatçılarımız balonu gökyüzüne serbest olarak bırakır. Balon, havadan hafif olduğu ve lateksten yapıldığı için esnemeye oldukça dayanıklıdır. Bizim eylemlerimizde 35 km kadar yüksekliğe çıkabilir. 200 km kadar uzağa gidebilerek orada bulunan bir noktaya düşebilir. Bu yolculuk yaklaşık bir buçuk saat sürer ve biz de bu süre zarfında verileri elde ederiz, verileri rasat kodu hâline getirerek Genel Müdürlüğümüze göndeririz.”

METEOROLOJİ BALONU NASIL FIRLATILIR?

Radyosonde rasatçısı Mehmet Kaçmaz, meteoroloji balonunun her gün havaya nasıl fırlatıldığını uygulamalı bir şekilde gösterdi. Kaçmaz, balona doldurulacak havanın üretimi için jeneratör kullandıklarını belirtti.

Mehmet Kaçmaz, jeneratörün bulunduğu odaya girilmeden önce, ellerin oda girişinde bulunan bir statik levhaya üç kez sürtülmesi gerektiğini ve böylelikle olumsuz etkilenmemek üzere statik elektriğin vücuttan boşaltıldığını dile getirdi.

Kaçmaz, jeneratörün çalıştırma sürecini anlattı: “Çalıştırılmadan önce kelebek vanamızın kapalı olması, lambalarının yanmaması, yoğunlaştırılma tüpümüzün boşaltılması gerekiyor. Jeneratörde önce şalterimizi açıyoruz, geri sayım bitmeden çalıştırmıyoruz. Bu sırada jeneratör kendini hazırlıyor. Geri sayım bittikten sonra anahtarımızı çevirerek hidrojen üretmeye başlıyoruz. Üretilen hidrojeni depolamak için balonun ağzını jeneratör hortumunun ağzına bağlıyoruz. Hortumun ağzına sıkı bağlamak ve hava kaçırmaması gerekli. Sonrasında paraşütümüzü hazırlıyoruz. Balonumuzu paraşüte iple bağlayarak emniyet düğümü atıyoruz. Jeneratörde hidrojen ve oksijen üretimini takip etmek zorundasınız. Aynı anda yükselmezse sıkıntı var demektir. Anormal bir durum olunca yoğuşma ve yüksek lambaları yanar, ardından teknik personelimiz devreye girer.”

Kaçmaz, jeneratörle yapılan hava üretiminin tamamlanmasıyla birlikte balonu şişirmeye başladıklarını belirterek “Jeneratörde elektrik üretimimiz tamamlanınca kelebek vanamızı açarak balonumuzu şişiriyoruz. Balonumuz 45 dakikada şişecek ve şiştikten sonra cihazımızı balona bağlayarak atmosfere fırlatacağız. Balonumuz şiştikten sonra bağlayacağımız cihazı kalibre edeceğiz. Önce bilgisayarda GPS sistemimizi çalıştırıyoruz. Verileri giriyoruz, alıcımızı kontrol ediyoruz, frekansımızı ayarlıyoruz. Vericimize kalibrasyonu aktarıyoruz. Kalibrasyonumuzu tamamladıktan sonra referans değerlerimizi giriyoruz” diye konuştu.

Meteoroloji balonunun atılmasıyla verilerin bilgisayara düştüğünü belirten Kaçmaz, “Balonumuzu attık ve verilerimiz gelmeye başladı. Balonumuz kuzey yönünde ilerliyor. Sıcaklık, nem, rüzgar ve basınç verilerimiz görsel ve yazılı olarak elde edilmektedir. Balonumuz şu anda yerden yaklaşık 6,9 km yüksekte ve 35 km yüksekliğe ulaşacak. Balonumuzun saniye başına hızı ise 5 metredir. Balonumuz hedeflenen yüksekliğe ulaştıktan sonra elde edilen verilerle haritamız şekillenecektir” diyerek, verilerin işlenmeye başlandığını ve böylelikle hava tahmininde bulunarak, kitlelere bu işlenmiş verileri ulaştırdıklarını kaydetti.

HAVA TAHMİNLERİ NEREDEN TAKİP EDİLEBİLİR?

Müdürlüğün Basın Sorumlusu Kübra Acar, vatandaşların kurumun ürün ve hizmetlerinden nasıl direkt faydalanabileceği konusunda “Vatandaşlarımız bilgi ve ürünlerimizi mgm.gov.tr sitesi üzerinden, Kayseri özelinde ise kayseri.mgm.gov.tr sitesi üzerinden ve 90.0 MHz frekansından yayın yapan Meteorolojinin Sesi Radyosu’ndan takip edebilirler” ifadelerini kullandı.