Köşe YazılarıMustafa Bayram

ÖZHASEKİ HAKLI!

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Ne demiş Mehmet Özhaseki?  “Kayseri’de, Antep’de sanayiyi Suriyeliler ayakta tutuyor.”  Çok doğru. Eğer bu dönemde Suriyelileri, Afganları sanayiden çekip alırsanız, sanayimiz uzun sürecek bir bocalama yaşar. İlk başta sadece ucuz iş gücü olduğu için tercih edilen göçmenler, sanayide bir çok alanda iş gücü oluşturdu. Sonra kendi mahallelerini, kendi alışveriş merkezlerini, bakkallarını, sarraflarını, kasaplarını kurdular birer birer. Şehir içerisinde kendilerine ait bir ekonomi oluşturdular. Sanayici memnun, göçmenler memnun, sadece işi elinden alınan, vergi derdi olmayan rakipleri ile mücadele eden esnaf, kira bedelleri hızla artan, komşuları ile aynı dili konuşamayan vatandaş huzursuzdu.

 

Şimdi ise, Özhaseki’nin söylediği noktadayız. Ucuz iş gücü sebebi ile tüm sanayimiz göçmenlerin eline geçti. O günler sanayiciye, karlılığa yaradı. Daha ucuz iş gücü ile daha iyi para kazanıldı! Ama bu gün.. Durum hiç de öyle değil. Sanayici dertli. Artan fiyatlar, değişen vadeler, sattığını yerine koyamayan, hammaddeyi bile temin edemeyen bir sanayimiz var artık. Kar etmek, eğer siz doğru zamanda malı alamazsanız  yerini zarar etmeye bıraktı. Şimdi tam da burada göçmenleri sanayiden çıkartırsak, onları evlerine gönderirsek!! O zaman asgari ücret altında çalışanlar yerinde, en az asgari ücret ve sigorta ihtiyacı olacak. Her bir çalışan için minimum 1200- 2000 lira arasında maliyet eklenecek. Bu fark, üretim maliyetlerinde %25  ila %50 arasında fark oluşması anlamına gelir. Buda sanayicinin, zaten zor şartlarda ve büyük risklerle yaptığı işlere sekte vuracak.

Diyelim ki oldu. Diyelim ki göçmenlerin olmadığı bir üretim sistemine geçtik. O zaman aldığımız bütün ürünlerde ciddi fiyat farkları ortaya çıkacak. Çünkü üretim maliyetleri inanılmaz derecede artacak. Bu beraberinde daha fazla enflasyon, daha fazla maaş zammı getirecek. Kısa vadede ülke ekonomisini adeta felç edecek.

BILDIR Kİ HURMALAR…

Bu sürecin bu hale gelmesini ve halen delik deşik olan sınırlarımızdan her gün devam eden mülteci akımını sorgulamak gerek. Geçmişe dönüp bu konuda yanlışları tartışmak gerek (ti). Ama bunu hiçbirimiz yapamadık. Bu konuda itirazı olanların karşısında “halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” gibi, ucu açık bir suç içeriği durdu. Bir haberde Suriyelilere değindiyseniz, bu haberler hızla incelendi. Nereye gideceği önemsenmeden kanunun tüm imkanları önünüze seferber edildi. Kaba hali ile “BILDIR Kİ HURMALARA…” gelip baş köşeye oturdu.

HAKLILAR

Şimdi açıklamalarda göçmenleri zorla gönderemeyiz diyorlar. Haklılar..
Onlar giderse sanayi çöker diyorlar… Haklılar…
Bilinen hali ile 5 milyon, bilinmeyen hali ile 10 milyon göçmen var diyorlar. Haklılar…
Bunu konuşanlar “halkı kin ve düşmanlığa sevk ediyor” diyorlar. Haklılar…
Peki kim haksız?

Mustafa Bayram
KayseRadar – Kayserim.net
Genel Yayın Yönetmeni

Başa dön tuşu