Prof. Dr. Musa Karakükcü: “Kemik İliği Naklinden Sonra Üniversiteye Giden Çocuklarımız Oldu”

KAYSERİ,(BGC)-Çocuk hastalara uygulanan kök hücre tedavisi veya diğer adıyla kemik iliği nakli sayesinde milyonlarca hastanın hücreleri yenileniyor ve mustarip oldukları hastalıktan kurtulabiliyor. Erciyes Üniversitesi Kemik İliği Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Musa Karakükcü, kök hücre bağışının korkutucu bir yanı olmadığını ve çocukların yaşama şanslarını yükselttiğini belirtti.

ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Onkoloji Bilim Dalı Başkanı ve ERÜ Kemik İliği Nakil ve Kök Hücre Tedavi Merkezi Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Musa Karakükcü, kemik iliği bağışının çocukları hayata yeniden döndürdüğünü belirterek, vericilerin süreçten vazgeçmesi durumunda ağır bir sorumluluk alacaklarını dile getrdi.

ÖNCE DOKULAR TARANIYOR

Karakükcü, hasta çocuklara kemik iliği naklinin yapılabilmesi için öncelikle vericilerin nasıl tarandığını anlattı: “Çocuklarda kemik iliği nakli yaparken verici gereklidir. Hastanın kardeşleri ilk verici adaylarıdır. Ancak herkesin kardeşi olmayabiliyor veya kardeşlerin hücreleri tam olarak uymayabiliyor. Sonrasında verici olarak anne ve babalara bakıyoruz. Onların uyum olasılığı daha düşüktür. Onların da tutmaması mümkün. Sonrasında akraba dışı verici bulmak gerekiyor.”

Hastanın akrabalarıyla ilgili süreç tamamlandıktan sonra ulusal ve uluslararası taramalar yapıldığını belirten Karakükcü, “Öncelikle şunu söyleyeyim, bir insanın bir insana doku grubu olarak tamamen uyma şansı 80 bin ila 500 binde bir civarındadır. Nadir vakalarda milyonlar tarandığı hâlde bulunamayabilir. Bizim şu anda kurulan kemik iliği nakli donör bankamız TÜRKKÖK’te 800 bin kadar kişinin doku bilgisi var. Buna karşın Almanya’da bu oran 5,5 milyon, ABD’de ise 19 milyondur. Yani 25 milyondan fazla insanın bilgilerini taradığımız hâlde bulamadığımız olabiliyor. TÜRKKÖK vasıtasıyla kemik iligi nakillerimizin yarısı bu bankadan karşılanmaya başladı ve çocuklara ciddi bir faydası oldu. Bizim bu rakamı artırmamız lazım” diye konuştu.

Karakükcü, “18 ila 50 yaş arası kişiler Türk Kızılayı’na giderek ‘Ben TÜRKKÖK’e kök hücre bağışlamak istiyorum’ diyerek 3 tüp kan bağışlayabilir” diye ekledi.

TÜRKKÖK HAKKINDA

Ankara’da kurulan kemik iliği bankası ile ilgili bir parantez açan Karakükcü, “TÜRKKÖK yurtdışına göre çok geç kurulan ancak çok hızlı ilerleyen bir donör bankasıdır. Bir diğer avantajı da genç nüfusumuzdan dolayı donörlerin kabul onaylarıdır. Bu durum da kanser hastalarının çok işine yarıyor. Bu sayıyı 5 milyona çıkarabilirsek çok daha rahat nakil yapacağız ve bütün çocuklara verici bulunabilecek” diye konuşarak, kök hücre bankalarındaki doku bilgilerinin vatandaşların ilgisi sonucu artabileceğini, bunun da tedavi süreçlerini kolaylaştırdığını ifade etti.

BAĞIŞ SÜRECİ NASIL BAŞLAR?

Kök hücre bağışının nasıl başladığını anlatan Karakükcü, halk arasındaki bazı söylentileri de düzelterek “Halkımız kök hücreleri toplatıp bağışlatacağını sanıyor ancak öyle değil. Türk Kızılayı’na 3 tüp kan bağışladıktan sonra doku gruplarınız ölçülüyor ve sadece doku gruplarınız bankaya işleniyor. Örneğin lösemili bir hastamız var ve kemik iliği nakli gerekiyor. Biz gerekli doku grubunu TÜRKKÖK’e bildiriyoruz ve TÜRKKÖK gerekli doku grubunu kendi doku gruplarıyla karşılaştırıyor. TÜRKKÖK, doku grubu tam uyan bir kişi varsa o kişiye geri dönüş yapıyor. TÜRKKÖK, o kişiye “Siz TÜRKKÖK’e kök hücre bağışçısı olmak için doku grubunuzu vermiştiniz. Doku grubunuzun uyuştuğu bir hasta var. Bu hastaya kök hücre vermek istiyor musunuz?” diye soruyor. O kişi bunu kabul ederse işlemler başlıyor” diye konuştu.

“VERİCİNİN VAZGEÇME ŞANSI VARDIR, ANCAK SORUMLULUK İSTER”

Doku bilgisi kayıtlı olan vericiden zorunluluk esasında bağış alınmadığını vurgulayan Karakükcü, “Vericinin son ana kadar vazgeçme şansı vardır. Ancak bu ciddi sorumluluk ister. Hasta bir kişi karşısında vazgeçmek hastanın ve yakınlarının moralini sıfırlayabilir” diyerek, vericileri alacakları yükümlülük konusunda uyardı.

VÜCUTTAKİ KÖK HÜCRE SAYISI AZALIR MI?

Karakükcü, vericinin vücudundaki kök hücre sayılarının artıp azalmadığına ilişkin “Nasıl 3 ayda bir kan veriliyor ve verilen kan yerine vücutta yeniden kan üretiliyorsa, kök hücre alınınca vücut yerine yenilerini yapıyor. Kişiler kök hücre azalmasına dair endişe duymasın” diyerek, vücudun verilen kemik iliğini restore edebileceğini söyledi.

KÖK HÜCRE NASIL ALINIR?

Karakükcü, kök hücrelerin vericiden nasıl alındığını anlattı: “Kök hücre alımı iki çeşittir. İlki trombosit verir gibi iki koldan cihaza bağlanıyorsunuz ve kan makineyle alınıyor. Bunun öncesinde 5 gün boyunca ‘aşı’ dediğimiz bir ilacı kullanıyorsunuz. 5. günde ilikleriniz toplanıyor. Diğer metot ise ameliyat masasında kemiklerin içinden kemik iliğinin toplanmasıdır. Bu ağrılı bir işlem olduğu için verici uyutulur. Verici uyutulduktan sonra biz kemiğin içerisinden kemik iliğini topluyoruz. Uyandıktan sonra aynı günün akşamı işlerine dönenler oldu. Korkulacak bir durum yok.”

Karakükcü, ayrıca bir anekdot anlattı: “Hatta Londra’dan Alman asıllı İngiliz bir vericimiz vardı. 1 yaşındaki bebeğe donör olmuştu. O kadar memnun olmuş ki mektup yazdı, aynı günün akşamı işe döndüğünü ve bağışın kendine verdiği manevi hazzı hâlâ hissettiğini yazmıştı. Şu ana kadar dünyada milyonlarca insan kemik iliği bağışlandı ve nakli yapıldı. Biz de ERÜ’de 500 kadar çocuğumuza kemik iliği nakli yaptık ve şu ana kadar olumsuz geri dönüş olmadı.”

HASTAYA KEMİK İLİĞİ NAKLİ

Karakükcü, kemik iliği tedavisinin yapıldığı ortamı anlattı: “Kemik iliği nakli zor bir tedavidir. Kemik iliği naklinde çocuk ve refakatçisi yaklaşık iki ay kadar HEPA filtreli küçücük bir odada kalıyorlar. Bu odalara hiçbir şekilde mikroorganizmalar, mantarlar vs. giremiyor. Bu hastanenin böylesine maliyetli olmasının sebeplerinden biri de budur. Burada 40 tane bu özellikte oda var.”

Karakükcü, kemik iliği naklinin yapıldığı hasta kitlesini anlattı: “Genelde doğuştan immün yetmezliği bulunan hastalara nakil yapıyoruz. Bu hastalar normalde 1 yaşına kadar ölürler. Ama biz nakil yaptığımızda bu çocuklar yaşamlarına normal bir şekilde devam edebiliyor. Kemoterapiyle düzelmeyen ve vücudu dirençli olan lösemi ve kanser hastası çocuklara kemik iliği nakli yapıyoruz. Kemik iliği nakli yapıldıktan sonra evlenip barklanan çocuklarımız bile oldu”

Karakükcü, kullanılan terimlerle ilgili izahatta bulundu: “İlk dönemlerde sadece kemik iliğinin naklinden toplandığı için “kemik iliği nakli” denmiş, ancak sonradan periferden de toplanabildiği için adı “kök hücre”ye evrilmiş. Bu işlem hayat kurtarıcıdır. Hiç umudu olmayan çocukların hayata yeniden dönmesini sağlayabilir. ERÜ’de dünyada yapılabilecek her türlü kemik iliği nakillerini yapıyoruz.

Son olarak bir anekdot daha aktaran Karakükcü, “Örneğin bir hastamız vardı. İki kez kemik iliği nakli olmuştu. Sonra hastalığı relaps oldu. Hasta için neredeyse umudumuz kalmamıştı. Aile de çocuk da tedaviyi bırakmak istemedi ve üçüncü bir kemik iliği nakli yaptık. Ve bu yıl çocuğumuz okula başladı” diyerek konuşmasını tamamladı.