Mustafa Bayram

SEÇİM OLSA DA VEKİL GÖRSEK

Haziran 2018’de gerçekleşen genel seçimlerin öncesinde, şehre dokunacağını, Kayseri’ye hizmet edeceğini söyleyen, en büyük iddiaları şehre ve ülkeye hizmet olan 100’ü aşkın milletvekili adayının iddialarını dinledik. Kapı kapı gezmeler, esnafa ziyaretler, köy kahvelerinde oturmalar. Her biri “kalafatlı” isimlerdi. Kapımıza kadar gelen bu “kalafatlı” isimleri boş göndermedik. Önümüzü ilikledik, saygı duyduk ve hatta 24 Haziran’da sandığa gidip bu vekillerin bulunduğu en iyi listelere göre kendimizce oy verdik.

4 Farklı partinden 10 vekil seçtik. Mecliste bizleri temsil edebilsin, şehrin sorunlarına eğilebilsin, Kayseri’yi koruyup kollasın diye.  2019 yılı sonunda başlayan pandemi ile birlikte vekillerimiz de “mesafeli” duruşlarını fazlası ile hissettirdi. Bir dönem meydanlarda büyük coşku ile bayrak sallatan, tezahürat yaptıran vekillerimiz, biraz pandemi, biraz ekonomi gerekçesi ile sokaktan “makama” transfer oluverdi.

Peki ne yaşadık bu 2 yılda? Zorlaşan şartlar, pandemi, şehrin sorunları, ulaşılamayan ekmek parası ve nicelerine yenik düştü bu şehir. Ekonomik olarak yıllardır yaşanmamış zor süreçleri gördük.  Bir çok esnaf 17 ayı bulan “yokluk” ile mücadele etti.  3 yıldır neredeyse her gün meydandan, çarşıdan, pazardan sokak röportajları ile halka durumu soruyoruz. Halk çareyi kendinde arıyor, kendi buluyor, ya da bulmaya çalışıyor. Ama esnafın önünde, yanında, kenarında vekil göremiyoruz. Tramvaylarda seçim dönemlerinde karanfil dağıtanları, pandemi döneminde üst üste gidilen otobüslerin halini görmemeyi tercih etti.  Çarşı esnafını tek tek gezip ellerini sıkanlar, yerlerini; pandemi döneminde çarşı esnafını sadece “denetlemeye” ve ceza kesmeye gelen, her gün trafiği kapatıp, işi durdurup uyarı yapan bürokratlara bırakıverdi. Milletin sandık ile maaşa bağladığı, dokunulmazlık verdiği vekiller, bir kenarda bekleyip uzaktan uzağa süreci izledi. Vakıflar, dernekler, odalar ve seçimleri ile ilgilendi bir kısmı. Bir kısmı işe alma işe çıkarma derdindeydi görevi gereği. Bir kısmı kah burada, kah Ankara’da boy gösterdi. Bir kısmını hiçbir yerde göremedik. Muhalefet ise ayrı bir dünya. Her hafta düzenli açıklama yapan ama sesini duyuramayanlar, arada bir meclis kürsüsüne çıkıp “bak kürsüde varım” diyerek seçmenini selamlayanlar, genel merkezin kadrosundan gelip halka bir türlü dokunamayanlar, tam içerden muhalefet yapacakken sesi kesilenler… Saymakla bitmez bizim vekillerin özellikleri, sıfatları..

Vatandaşın derdini anlatmak için, telefonunu, adresini bilmediği, sesini ulaştıramadığı vekillere değil, omzuna dokunan, derdini dinleyen, esmese de gürleyen vekillere ihtiyacı vardı. Ama vekillerini göremedi Kayseri. Kayseri’nin sokakta gezebilen siyasetçisi sadece Belediye Başkanları oldu, bir koruma ordusu ile.

Şimdi ise yeniden seçime hazırlık zamanı. Hiç ismini duymadığımız, bırakın sokağı şehirde görmediğimiz vekillerimiz var bizim. Kim hangi yüzle gelecek esnafa, işçiye, sokağa? Genel Başkan’lar, seçim için meydanlara çağrı yaparken nerede olacak bu vekillerimiz.  Vatandaşın yolu bitmezken, suyu akmazken, hızlı treni gelmezken, otobanı olmazken, maaşı yetmezken, işyerini açamazken, açınca işyerini, faturadan vergiden gözünü açamazken.. Ne diyeceksiniz bu millete ey vekiller? Siz bir daha oy verinde, biz daha iyi iktidar ya da muhalefet mi olacağız diyeceksiniz. O gün iktidarda değildik, bugün iktidara gelirsek sorunlarınızı çözeceğiz mi diyeceksiniz? Bir önceki seferde pandemi vardı, sizinle ilgilenemedik, bir sonraki sefere pandemi olmazsa mı diyeceksiniz? Şimdi sokağa siz sorun. En son vekili ne zaman gördünüz diye. Şimdi siz sorun yeni dönemde oy verecek gençlere. 10 kişilik listeden kaç kişiyi tanıyorsunuz diye.  Seçim olursa tanıyacaklar sizi. Eğer devam edebilirseniz, eğer bu şehir yeniden size bu şerefi verirse!

 

 

 

Başa dön tuşu