İstiklal Mahkemesi’nin İkinci Defa Kayseri’ye Gelişi 1925
İstiklâl Savaşı’nın en buhranlı döneminde, başlangıçta yalnız asker kaçaklarını cezalandırmak için kurulmuş bulunan, sonradan yetkileri ge...
İstiklâl Savaşı’nın en buhranlı döneminde, başlangıçta yalnız asker kaçaklarını cezalandırmak için kurulmuş bulunan, sonradan yetkileri genişletilerek iç güvenliğin sağlanması amacında görevlendirilen İstiklâl Mahkemeleri, 31 Temmuz 1922 tarihinde 294 numaralı “İstiklâl Mehâkimi Kanunu” ile yetki ve sorumlulukları belirlenmiş olarak vazifeye başlamıştı. Ancak savaşın kazanılması ile bu mahkemelerin görevleri sona erdi.
1923 yılının sonunda 8 Aralık 1923 tarihinde İstanbul İstiklâl Mahkemesi kurularak aynı gece meclis’te ilk toplantısı yapıldı.
4-Mart 1925 tarihinde, “İsyan Bölgesi İstiklâl Mahkemesi ve Ankara İstiklâl Mahkemesi” isimleri ile iki mahkeme daha kuruldu. Ankara İstiklal Mahkemesi üyeleri için meclis’te 7 Mart 1925 tarihinde seçim yapıldı. Başkanlığa Afyon mebusu Ali Çetinkaya (Kel Ali), üye olarak da Kılıç Ali, Reşit Galip, Ali Zırh Bey (Rize Mebusu) seçildiler. Mahkeme savcısı ise, Denizli mebusu Necib Ali (Küçük Ali) oldu. “Dört Aliler Mahkemesi “ adıyla ün yapmış olan bu heyet. İzmir Suikastı, Şapka İnkılâbı ve gazeteci Hüseyin Cahit Yalçın’ın ikinci defa yargılanması gibi önemli davalara da bakmıştı.
Ankara İstiklal Mahkemesi’nin merkezi Ankara, çalışma alanı ise Orta ve Batı Anadolu olup, baktığı davalar ise, özellikle muhalif parti üyelerinin, inkilâp muhaliflerinin, basının ve İzmir suikasti sanıklarının yargılanması idi.
İlgili Haberler
Ankara İstiklâl Mahkemesi, 28 Kasım 1925 tarihinde çıkarılmış bulunan 671 numaralı “Şapka İktisâsı Kanunu” hakkındaki tepki gösterenleri yargılamak üzere Kırşehir, Kayseri, Sivas, Tokat, Amasya, Yozgat ve Çorum bölgesinde bir geziye karar verdi. Çünkü bu kanuna tepki olarak birçok yerde olduğu gibi Kayseri’de de 22 Kasım’da miting yapılmıştı.
24 Kasım 1925 tarihinde salı akşamı Kayseri’ye geldi. Ertesi günü derhal göreve başladı. İddiaya göre; Birinci Dünya Savası sırasında da şüpheli hareketleri görülmüş olan Mekkeli Ahmed Hamdi Hoca isimli şahıs, Sivas halkının başlarına sarık sardığını söyleyerek Kayserilileri ayaklandırmaya çalışmıştı. Bunun üzerine sarık saran 40–50 kişilik bir grup, kadınların yüzlerinin açılacağı, Kuran’ın kaldırılacağı ve dul kadınların teşhir edileceği gibi iddialarla şehirde hükümet karşıtı propaganda yapmıştı. Türkiye’de “şapka kanununa” muhalefet edenlerin ilk yargılaması olarak, dini politikaya alet ettiği iddiası ile yargılama başladı. Ahmed Hamdi ve dört arkadaşının ”Şapka inkılabı’na” karşı çıkarak halkı sarık sarmaya teşvik ettikleri. Şafi Mezhebi ve Nakşibendî tarikatına mensup olarak faaliyet gösterdikleri, kırk elli kişinin sarık sararak bu telkine uydukları kararına varılarak duruşmaya ara verildi. Mekkeli Hacı Ahmet, Eytam müdürü iken şapka giymek istemediği için istifa ettiği iddia edilen Hacı Abdullah ve üç arkadaşının muhakemesine Ankara’da devam edilmesine karar verdi. Daha sonra dava Şeyh Said ayaklanması davası ile birleştirilerek isyan bölgesi istiklâl mahkemeleri selâhiyeti ile görülmesine karar verildi. Bu davadan sonra mahkeme Kayseri’den ayrılarak aynı gün yani 25 Kasım çarşamba günü Sivas’a gitti. Sonuçta Şeyh ve dört arkadaşının idâm edilmesine karar verildi.
Bu bilgiler, Halit Erkiletlioğlu tarafından yazılan Geniş Kayseri Tarihi kitabından, yazarın izni ile alınmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. (www.kayserim.net)..
Geniş Kayseri Tarihi Kaynakça





