Mübadele ve Kayseri 1924
Türkiye ile Yunanistan arasında vatandaş değişimi yani “mübadele” bu yıl içinde uygulamaya başlanılmıştır. Kurtuluş Savaşında dindaşlarını değil de,...
Türkiye ile Yunanistan arasında vatandaş değişimi yani “mübadele” bu yıl içinde uygulamaya başlanılmıştır.
Kurtuluş Savaşında dindaşlarını değil de, kendi ırkından olan Türkleri destekleyen Türk Hıristiyanlarını, savaşın kazanılmasından sonra büyük ve acı bir sürpriz bekliyordu. İsmet İnönü'nün Türk delegasyonuna başkanlık ettiği 24 Temmuz1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşmasının ekli protokolu ile karar verilen anlaşmayla, Anadolu'daki Hıristiyan Ortodoksların, ırkına ve kişisel isteklerine bakılmaksızın karşılıklı değişime tabi tutularak Yunanistan'a gönderilmesine karar verildi.
Mübadeleye tabi tutulan nüfusun küçük gösterilmesi her iki ülkenin de işine geliyordu. Bu insanlık dramı konusunda Türkiye’deki kamuoyunda yapılan işin yanlışlığı hep tatışılırken, Yunanistan kendi demografyası açısından kâlı çıktığı bu konuda tartışma bile yapmadı. Nitekim Hamdullah Suphi'nin anılarında Celal Bayar'la aralarında geçen bir diyalog bu konuda Atatürk'ün üzgünlüğünü ortaya koyuyor: Celal Bayar bir gün Hamdullah Suphi'ye, "Bilir misin Hamdullah, Atatürk'ün son yıllarda en büyük üzüntüsü ne idi?" diye sorar. Hamdullah Suphi bilmediğini söyleyince, cevabı kendisi verir: "Anadolu'dan binlerce Hıristiyan Türk'ü göndermiş olmasıydı. Paşam yapmayın, yollamayın, bunlar özbeöz Türktür dedim. Kendisine kitaplar gönderdim, fakat dinlemedi." Mahmut R. Kösemihal’de; Hıristiyan Türklerin zorunlu göçüne ilişkin, "Biz Anadolu'nun bir miktar Hıristiyan Türk'ü ile Hıristiyan Elen'ini ayıran farkları incelemeye vakit bulamadan, mübadele, bir miktar Türk unsurunu Yunanistan'a göçtürdü." değerlendirmesinde bulunuyor.
Yeni Türkiye cumhuriyeti’nin en yanlış kararlarından biri olan bu uygulama ile 1 250 000 kişi Türkiye’ye göç ettirilerek Yunanistan’daki Türk nüfus adeta boşaltılmış, buna karşılık Türkiye’den 384 000 kişi Yunanistan’a yollanmıştır. Mübadele, Kayseri’yi de önemli oranda etkilemiştir. Bu çerçevede Rum kabûl edilen Karamanlıların kalabalık olarak yaşadıkları yerlerden biri olan Kayseri ve çevresinde yaşayan otuz bin civarında (?) Hıristiyan Yunanistan’a göçmek zorunda bırakılmışlardır. Meselâ, Bünyan’ın Yenice mahallesinde oturan Rumların ekseriyeti mübadeleye tabi tutulmuştur.
İlgili Haberler
Oradan gelenlerin 7280 adedi Kayseri’ye yerleştirilmiştir.
Kayseri’den gönderilenlerin sevk işlemlerinin takibi ile cemaate ait taşınamayan mülklerin yanında halı, kilim, kap, kacak gibi malların kayıt ve organizasyonu ile de o sırada Mübadele komisyonu başkanlığı yapan Kayseri EpiskoposuYervasios ilgilenmiştir. Kayseri Metropoliti ise Amvrosios idi.
Türkiye’den Rum diye zorla gönderilen vatandaşlar aslında Türkçeden başka dil bilmeyen, hatta Kayseri bölgesinden gidenler Kayseri ağzı ile konuşan fakat yazıda Grek alfabesi ile yine Türkçe yazan (Karamanlıca) ve aslen Türk olan, Hıristiyan vatandaşlarımızdı.
Kaldı ki bu vatandaşlarımızı kucaklamak üzere 1921 yılında Papa Eftim tarafından “Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi “ kurulmuştu. Bu patrikhane cemaati, Fener Rum Patrikhanesinde kurulan ve İstanbul ile Batı Anadolu’nun Yunanistan’a ilhakını gaye edinen MavriMira'ya (kara kader), Anadolu'daki tüm Hıristiyanları Yunanistan lehine faaliyette bulunmaya davet etmesine, Ortodoks ders kitaplarının içeriğinde Türk aleyhtarı düzenlemelere giderek Millî Mücadele safları oluşmadan Yunanistan'ı desteklemesine, Rum kökenli olmayan diğer kiliselere de bunu kabul ettirmeye çalışmasına şiddetle karşı çıkmış ve Millî Mücadele döneminde Fener Patrikhanesi’nin aksine tam bir millî duruş sergilemişti.
Verilen resmî rakamların çok daha fazla olduğu hep iddia edilmiştir. Bernard Lewis'e göre, 1924 ve 1930 yılları arasındaki değişimin, Türk-Grek değişimi değil, Grek Ortodoks-Osmanlı İslam değişimi olduğunu söylüyor. O na göre; "Bu değişim Anadolu Ortodoksları için vatana kavuşma değil, gurbete sürgündür."
Kayseri, Karaman, Trabzon, Sivas, Konya, Yozgat ve Ankara'da toplanan Hıristiyan Türkler trenlerle Yunanistan'a gönderiliyorlar. Yürek paralayan sahneler yaşanıyor; "Biz sizdeniz, göndermeyin" yalvarmaları, Lozan Anlaşmasının kararlılığında Ankara'ya kadar ulaşmıyor bile. İçlerinden sadece bir aileye özel bir ayrıcalık tanınıyor. Bir tek Baba Eftim ve ailesi (Erenerollar) bu zorunlu göçten muaf tutuluyor. Atatürk'ün isteği ile o dönemde TBMM'den şu özel kanun çıkarılıyor:
Türkiye Cumhuriyeti
Başvekâlet
Kalem-i MahsûsMüdîriyeti
Adet: 744
Papa Eftim Efendi’nin Harekât-ı Millîyenin iptidasından beri Türkiye dâvâsiyle alâkadar görünmesi ve Patrikhâne ile arasındaki vaziyet nazari itibare alındığı takdirde efrâd-ı ailesinin mübadeleye tabi olması dücâr-ı felâket olacağı muhakkak bulunduğundan bu hususta bir karar ittihazı talebini havi Dahiliyye Vekâlet-i Celîlesinin 20.8.340 tarih ve Emniyet-i UmumiyyeMüdîriyeti 3798 numaralı tezkiresi üzerine mumâ-ileyh papa Eftim Efendi ve ailesinin İstanbul’da yerleşmesine müsaade itâsı İcra Vekilleri Hey’etinin 3.8.340 tarihli içtima-ı ndakarargir olmuştur. 3.8.340
Türkiye Reîs-i Cumhûru
Gazi M. Kemâl
Başvekîl ve HâriciyyeVekîli Müdâfaa-i Millîye Vekîli AdliyyeVekîli
İsmet Kâzım Mustafa Necati
Dâhiliyye Vekâleti Vekîli MâliyyeVekîli Maarif Vekîli
Dr. Refik Mustafa Abdülhalik Vasıf
NâfıaVekîli Ziraat Vekîli TicâretVekîli
Süleyman Sırrı Zekâi Hasan Hüsnü
Sıhhıyye ve Muâvenet-i İçtimâiyyeVekîli Mübâdele, İmâr ve İskân Vekîli
Dr. Refik Rafet
Ancak Baba Eftim'in kendi ırkdaş ve dindaşlarının gönderilmesine neden tepkisiz kaldığı da tam olarak bilinmiyor. Zaten bir süre sonra Anadolu'da Hıristiyan Türk azınlığı kalmadığı için Anadolu Türk Ortodoks Patrikliği Kayseri'den İstanbul'a taşınmak zorunda kalmıştır.
Karamanlılar denilen bu kader kurbanlarının vatanlarından zorla koparılıp Yunanistan’a sevkleri sosyal açıdan tam bir insanlık dramıdır. Bu insanlar, genellikle Kuzey Yunanistan’a yerleştirildiler. Orada “Karaman ve Neokaiseria” adını verdikleri yerleşim birimleri kurdular. Yunanlılar tarafından Batı Trakya Türklerinden daha fazla “Turkosporos” (Türk tohumu) denilerek dışlandılar. Zaman içinde bir kısmına Yunanca öğretilerek Yunanlaştırıldığı bir kısmının da Avrupa'nın çeşitli ülkelerine dağıldığı biliniyor.
Kayserili Papaz Neofitos’un mübadeleyi konu alan ve Atina’daki Küçük Asya Araştırmaları Merkezi’nin Karamanlıca eserler kitaplığında bulunan 1924’te Selanik’te yayınlanmış olan şiiri
1.
İsmet Paşa Venizelos geldiler,
Trampa yapmaya karar verdiler,Acap bunu bi ferde mi sordular
Dünya kurulalı görülmemiştir.
2.
Türkiyadan kaldırdılar bizleri
Kan ağlayor hepimizin gözleri
Heç kimsenin gülmez oldu yüzleri,
Bir yatirki yere sürdüler bizi.
3.
Kilisayı mektepleri terk ettik,
Eşayaları paraları sarf ettik
Antallayi [mübadele] yapanlara kahrettik
Her birimiz bir tarafa atıldık.
4.
Üç Despotlar sürülmüşler geldiler
Hayli vakit Kayseri’de kaldılar
Papa Eftim’e de cevap verdiler,
Türk Ortodoksu olmayız deyu.
5.
Nihayeti canavarı kaldırdı
Üç Despotu cebirle kandırdı,
Cebr ederek Ankaraya gönderdi,
Prokopios ipi cebinde getti.
6.
Nihayeti kabul etti emiri
Korku ille yumuşatıyor demiri,
Elinizden kabul etmem samuru
Prokopios der ki uryan gezeyim.
7.
Bir Despot da orda tayin eyledi
Binamusluk meyvesi deyuağledi,
AyiaTrapezaya [kilisede rahibin ayini yönettiği masa]secde eyledi
Kalbi tutuşuyor ağlayıp geçer.
8.
Binamusluk yaptım deyuağledi
Bir ot düştü ciğerini dağledi
Kendi kendisine beyit bağledi
Ah! Deyip geçerdi vah bana deyu.
9.
Yirmi gün sonra bir hasta oldu
Dindar Hıristiyanlar yanına geldi
Birkaç saat onun duasın aldı
O gün teslim etti ruhun pedere.
10.
Milletin uğruna verdi canını
Kayıp etmez milletin şanını
Çok hesap eyledi bunun sonunun
Binamusluk yaptım deyu ağlardı.
11.
Yüz kilisa vardı yaldız suvalı
İkonalarla şanlı duvarı
Harap etti bu yapılan seferi
Her birisi orda oldular cami.
12.
Temnosları [ibadethaneleri] parça parça yaptılar
Aziz İkonaları yere döktüler
Dindarların bellerine büktüler
Viran oldu aziz haneler deyu.
13.
Kucakladım mezbahların taşını
Tutamadım ben dedemin yasını
Anlamadım bu feleğin işini
Yüz çevirdi bizden kahretti bizi.
14.
Yunanistan toprağına düşürdü
Peder oğul birbirini şaşırdı
Her birini bir dağlara aşırdı
Kimse komşusunu bulamaz oldu.
15.
Her birimiz olduk perme perişan
Bir birini görürse olurlar ruşan
Yüzde doksan dokuz hemanperuşan
Şu sebep olanlar olsun peruşan.
16.
Bulamadım komşularım dostlarım
Fizah(?) eder kalbim doğrulmaz kaşlarım
Şimdengeru hiç dökünmez yaşlarım
Bir karanlık duman çöktü bağrıma.
17.
Nerde kaldı gece gündüz muhabbet
Ayrı düştük perişan olduk akıbet
Ey Haistian (?) tovbe etsin teakip et,
Artık mahşer günü yaklaşıp gelir.
18.
Bir kasırga geldi bizi şaşırdı
Her birimizi bir dağlara düşürdü
Lozan meclisinde zehir içirdi
Sebebi Allaha sualin versin.
19.
Yüzde elli perperuşan oldular,
Çokları da açık çıplak kaldılar
Evinden bağından mahrum oldular
Tesellisi yoktu garip olanın.
20.
Bazı kulübede bazı çadırda,
Heç kimseler getirmeyor hatıra,
Allah gariplere sahip getire
Sabi sübyan hep analar ağlayor.
21.
Kuş tüvünde evlatların yatıran
Fakir fukaranın işin bitiren
Al boyalı saraylarda oturan
Viran barakayı bulamaz oldu.
22.
Terk eyledik saray gibi evleri,
Mekân tuttuk dağ başında köyleri,
Kırmızı çıbıklı büyük bağları
Terk eyledik şimdi olduk peruşan.
23.
Pireye geldim çoğu yatıyor,
Döşeğini çullarını satıyor
Vaporda öleni suya atıyor
Hayıflar olsun sahip olmayana.
24.
Konya Karamanda menfi oldular,
Karılar da bir vagona doldular,
Eşyaların hanelerin aldılar,
Anner de soyulup kaldılar çıplak.
25.
Nazilli, Buldur, Spartayı [Isparta] da sürdüler
Ellerinden varidatın aldılar,
MalatyadaKayseride kaldılar
Açık çıplak anner de ağlediler.
26.
Denizli Eğirdir civar kövleri
Terk ettiler eşyaları evleri,
Nice şehirler büyük kövleri
Demirci efeden harap oldular.
27.
Anguru [Ankara] Çankırı ve Saframbolu
Annerin içinde hem Kastamoni
Onnar da yitirdi büsbütün yolu
Açık çıplak anler de sürgün oldu.
28.
Niğde ve etrafı andallaksimoi [mübadiller]
Kayser Nevşehir onun taksimi,
Kucaklarda sabi sübyan maksimi
Fezah ile birlik geldik Mersine.
29.
Civarı Kayseri etraf köyleri,
Her berisi seray gibi evleri,
Çok irad getirir boyuk bağları
Andallagi [mübadele] deyup terk idup geldik.
30.
Yozgat Çorum köylerini kaldırdı
Hepsini yolcu idup gönderdi.
Hepsini soyup dilenciye döndürdü
Çılı çıplak onlar da geldiler bura
31.
Merzefun ve Havza evvel sürüldü
Çokları da çetelerden vuruldu
Sağ kalanda çıktı hitam verildi
Açık çıplak anner de gettiler bura.
32.
Tokat Zile civar da viran oldu
Ne de arayıp ne de bir soran oldu
Bütün kariyeleri hep viran oldu
Kilisa mektepler nerede kaldı.
33.
Parthen(?) İnebolu onnar da harap
Binalar ve bağlar olmuşdurturap(?)
Nihayet ver sen bu işlere ya rab
Zengin fakir hep bir oldu bu sene
34.
Mersin Tarsus Adana boşaldı
Acep nedir deyu âlem şaşırdı
Aşka gelip benim kalbim coşardı
Sığışmaz fikrime neler oluyor.
35.
Kozan tarafında çok vardır haneler
Canavardan çok ağledi anneler
Harap oldu orda da büyük binalar
Canavarın pençesinden yıkıldı.
36.
Rum kavak Cuhur arada Taşlık
Çok defa soydular kalmadı harşlık,
Mersinedenonnar da çok kesdi güçlük,
Çok telef verdiler Mersin denizinde.
37.
Çok peruşanPireaya geldiler
Sefillikten orda haste oldular
Yüzde elli beşi telef verdiler,
İşte budur çuların(?) çektiği.
38.
Aker beçer buğdayları doldurur,
Fakir fukaraya tayın göntürür,
Üç yıllık zahireyi birden kaldılır
Bir lokma ekmeğe ah çekip gezer.
39.
Komisyon geldi oturdu Talas’a
Dedi sakın eğlemeyin telaşe
Kucularda(?) dolaşıyor ilese(?)
Kayser civarı selamet geldik.
40.
Hastalık ve sıtma orda kıyamet,
Biz de geldik çıkdık sağ ve selamet,
Heç görmedik orda izzet rağbet,
Evlatlar kurpinde(?) biz rahat olduk.
41.
Hasta idim kan giderdi yürekten
Dediler Simeon geliyor yıraktan(?)
Şen(?) arz eyledim deruni yürekten
Deyerek sarıldı boynumda kaldı
Beni de alarak Dramaya geldi.
42.
Bütün Anadolu bura geldiler
Yonanistan toprağına doldilar
yer yurt yoktir hep peruşan oldular
muyenemiz(?) Allah asla korkmayız.
43.
Atinadan çıktım Dramaya geldim
Yol boyunca hayli muhacir gördüm
Nefes almak içun trenden endim
Sual ettim ne çektiniz kardaşlar.
44.
Derler yurdumuz yok bir eski çadır
Kimi sıtma tutar kimisi yatir(?)
Sual eden yoktur bizlere hatır
İki üç senedir çekeriz bunu.
45.
Acı duydum kalpten ben de ağledim
Rahip gibi bir tessali eyledim
Yonan size beter deyu söyledim
Vedalaşıp ayırt oldum annerden.
46.
Kimi ot üstünde kimi de hasır
Hallerine baktım sanki bir yesir(?)
Rahip nasihatum etmedi tesir
Kardaştan evlattan ayrıldık deyu.
47.
Kimi garptan kimi yardan(?) dolmuşlar
Sefaletten hep sararıp solmuşlar
Benizleri solu gibi olmuşlar
Halas yakındır korkmayın dedim.
48.
Atamız yurdudur gün göreceğiz
Vakit gelip murada ereceğiz
Canavara bu hali soracağız
Cinsimizdir bize yardım edecek.
49.
Allah sabırlı emma asla unutmaz
Kimsenin ahını asla durutmaz
Canavarı bağlar asla yürütmez
Sabr idin kardaşlar günler gelecek.
50.
Kaldırın kalplerden kara dumanı
Deruni yürekten idin imanı
Bir gün gelir intikamın zamanı
Sabr idin evlatlar günler gelecek.
51.
Nakl edemem yaradanın sırrını
Uzatsın bize de aziz elini
Ey bakir Maria Allah gelini
Meyencilik eyle gel bizim için.[1]
[1] E. Balta ve H. Milas, “Bir destan ve sözlü tarih”, Tarih ve Toplum, sayı 149, Mayıs 1996, s. 5-8. /Toplumsal Tarih, sayı 150
Bu bilgiler, Halit Erkiletlioğlu tarafından yazılan Geniş Kayseri Tarihi kitabından, yazarın izni ile alınmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. (www.kayserim.net)..
Geniş Kayseri Tarihi Kaynakça





