İçeriğe geç
5 Ekim 2026, Pazartesi

Mübadele ve Kayseri 1924

Türkiye ile Yunanistan arasında vatandaş değişimi yani “mübadele” bu yıl içinde uygulamaya başlanılmıştır. Kurtuluş Savaşında dindaşlarını değil de,...

· 9 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
Mübadele ve Kayseri 1924
Paylaş

Türkiye ile Yunanistan arasında vatandaş değişimi yani “mübadele” bu yıl içinde uygulamaya başlanılmıştır.

Kurtuluş Savaşında dindaşlarını değil de, kendi ırkından olan Türkleri destekleyen Türk Hıristiyanlarını, savaşın kazanılmasından sonra büyük ve acı bir sürpriz bekliyordu. İsmet İnönü'nün Türk delegasyonuna başkanlık ettiği 24 Temmuz1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşmasının ekli protokolu ile karar verilen anlaşmayla, Anadolu'daki Hıristiyan Ortodoksların, ırkına ve kişisel isteklerine bakılmaksızın karşılıklı değişime tabi tutularak Yunanistan'a gönderilmesine karar verildi.

Reklam

Mübadeleye tabi tutulan nüfusun küçük gösterilmesi her iki ülkenin de işine geliyordu. Bu insanlık dramı konusunda Türkiye’deki kamuoyunda yapılan işin yanlışlığı hep tatışılırken, Yunanistan kendi demografyası açısından kâlı çıktığı bu konuda tartışma bile yapmadı. Nitekim Hamdullah Suphi'nin anılarında Celal Bayar'la aralarında geçen bir diyalog bu konuda Atatürk'ün üzgünlüğünü ortaya koyuyor: Celal Bayar bir gün Hamdullah Suphi'ye, "Bilir misin Hamdullah, Atatürk'ün son yıllarda en büyük üzüntüsü ne idi?" diye sorar. Hamdullah Suphi bilmediğini söyleyince, cevabı kendisi verir: "Anadolu'dan binlerce Hıristiyan Türk'ü göndermiş olmasıydı. Paşam yapmayın, yollamayın, bunlar özbeöz Türktür dedim. Kendisine kitaplar gönderdim, fakat dinlemedi." Mahmut R. Kösemihal’de; Hıristiyan Türklerin zorunlu göçüne ilişkin, "Biz Anadolu'nun bir miktar Hıristiyan Türk'ü ile Hıristiyan Elen'ini ayıran farkları incelemeye vakit bulamadan, mübadele, bir miktar Türk unsurunu Yunanistan'a göçtürdü." değerlendirmesinde bulunuyor.

            Yeni Türkiye cumhuriyeti’nin en yanlış kararlarından biri olan bu uygulama ile 1 250 000 kişi Türkiye’ye göç ettirilerek Yunanistan’daki Türk nüfus adeta boşaltılmış, buna karşılık Türkiye’den 384 000 kişi Yunanistan’a yollanmıştır. Mübadele, Kayseri’yi de önemli oranda etkilemiştir. Bu çerçevede Rum kabûl edilen Karamanlıların kalabalık olarak yaşadıkları yerlerden biri olan Kayseri ve çevresinde yaşayan otuz bin civarında (?) Hıristiyan Yunanistan’a göçmek zorunda bırakılmışlardır. Meselâ, Bünyan’ın Yenice mahallesinde oturan Rumların ekseriyeti mübadeleye tabi tutulmuştur.

İlgili Haberler

            Oradan gelenlerin 7280 adedi Kayseri’ye yerleştirilmiştir.

Kayseri’den gönderilenlerin sevk işlemlerinin takibi ile cemaate ait taşınamayan mülklerin yanında halı, kilim, kap, kacak gibi malların kayıt ve organizasyonu ile de o sırada Mübadele komisyonu başkanlığı yapan Kayseri EpiskoposuYervasios ilgilenmiştir. Kayseri Metropoliti ise Amvrosios idi.

Reklam

Türkiye’den Rum diye zorla gönderilen vatandaşlar aslında Türkçeden başka dil bilmeyen, hatta Kayseri bölgesinden gidenler Kayseri ağzı ile konuşan fakat yazıda Grek alfabesi ile yine Türkçe yazan (Karamanlıca) ve aslen Türk olan, Hıristiyan vatandaşlarımızdı.

Kaldı ki bu vatandaşlarımızı kucaklamak üzere 1921 yılında Papa Eftim tarafından “Bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi “ kurulmuştu. Bu patrikhane cemaati, Fener Rum Patrikhanesinde kurulan ve İstanbul ile Batı Anadolu’nun Yunanistan’a ilhakını gaye edinen MavriMira'ya (kara kader), Anadolu'daki tüm Hıristiyanları Yunanistan lehine faaliyette bulunmaya davet etmesine, Ortodoks ders kitaplarının içeriğinde Türk aleyhtarı düzenlemelere giderek Millî Mücadele safları oluşmadan Yunanistan'ı desteklemesine, Rum kökenli olmayan diğer kiliselere de bunu kabul ettirmeye çalışmasına şiddetle karşı çıkmış ve Millî Mücadele döneminde Fener Patrikhanesi’nin aksine tam bir millî duruş sergilemişti.
            Verilen resmî rakamların çok daha fazla olduğu hep iddia edilmiştir. Bernard Lewis'e göre, 1924 ve 1930 yılları arasındaki değişimin, Türk-Grek değişimi değil, Grek Ortodoks-Osmanlı İslam değişimi olduğunu söylüyor. O na göre; "Bu değişim Anadolu Ortodoksları için vatana kavuşma değil, gurbete sürgündür." 
            Kayseri, Karaman, Trabzon, Sivas, Konya, Yozgat ve Ankara'da toplanan Hıristiyan Türkler trenlerle Yunanistan'a gönderiliyorlar. Yürek paralayan sahneler yaşanıyor; "Biz sizdeniz, göndermeyin" yalvarmaları, Lozan Anlaşmasının kararlılığında Ankara'ya kadar ulaşmıyor bile. İçlerinden sadece bir aileye özel bir ayrıcalık tanınıyor. Bir tek Baba Eftim ve ailesi (Erenerollar) bu zorunlu göçten muaf tutuluyor. Atatürk'ün isteği ile o dönemde TBMM'den şu özel kanun çıkarılıyor:

Türkiye Cumhuriyeti

       Başvekâlet

Kalem-i MahsûsMüdîriyeti

Adet: 744

Papa Eftim Efendi’nin Harekât-ı Millîyenin iptidasından  beri Türkiye dâvâsiyle  alâkadar görünmesi ve Patrikhâne ile arasındaki vaziyet nazari itibare alındığı takdirde efrâd-ı ailesinin mübadeleye tabi olması dücâr-ı felâket olacağı muhakkak bulunduğundan bu hususta bir karar ittihazı talebini havi Dahiliyye Vekâlet-i Celîlesinin 20.8.340 tarih ve Emniyet-i  UmumiyyeMüdîriyeti 3798 numaralı   tezkiresi üzerine mumâ-ileyh papa Eftim Efendi ve ailesinin İstanbul’da yerleşmesine müsaade itâsı İcra Vekilleri Hey’etinin 3.8.340 tarihli içtima-ı ndakarargir olmuştur. 3.8.340

Türkiye Reîs-i Cumhûru

      Gazi M. Kemâl

Başvekîl ve HâriciyyeVekîli            Müdâfaa-i Millîye Vekîli                                    AdliyyeVekîli

İsmet                                                              Kâzım                                                 Mustafa Necati

Dâhiliyye Vekâleti Vekîli                               MâliyyeVekîli                                     Maarif Vekîli

Dr. Refik                                                        Mustafa Abdülhalik                            Vasıf

NâfıaVekîli                                                    Ziraat Vekîli                                        TicâretVekîli

Süleyman Sırrı                                                Zekâi                                                  Hasan Hüsnü

Sıhhıyye ve Muâvenet-i İçtimâiyyeVekîli                                     Mübâdele, İmâr ve İskân Vekîli

Dr. Refik                                                                                         Rafet

            Ancak Baba Eftim'in kendi ırkdaş ve dindaşlarının gönderilmesine neden tepkisiz kaldığı da tam olarak bilinmiyor. Zaten bir süre sonra Anadolu'da Hıristiyan Türk azınlığı kalmadığı için Anadolu Türk Ortodoks Patrikliği Kayseri'den İstanbul'a taşınmak zorunda kalmıştır. 
            Karamanlılar denilen bu kader kurbanlarının vatanlarından zorla koparılıp Yunanistan’a sevkleri sosyal açıdan tam bir insanlık dramıdır. Bu insanlar, genellikle Kuzey Yunanistan’a yerleştirildiler. Orada “Karaman ve Neokaiseria” adını verdikleri yerleşim birimleri kurdular. Yunanlılar tarafından Batı Trakya Türklerinden daha fazla “Turkosporos” (Türk tohumu) denilerek dışlandılar. Zaman içinde bir kısmına Yunanca öğretilerek Yunanlaştırıldığı bir kısmının da Avrupa'nın çeşitli ülkelerine dağıldığı biliniyor.

 Kayserili Papaz Neofitos’un mübadeleyi konu alan ve Atina’daki Küçük Asya Araştırmaları Merkezi’nin Karamanlıca eserler kitaplığında bulunan 1924’te Selanik’te yayınlanmış olan şiiri

1.

İsmet Paşa Venizelos geldiler,

Trampa yapmaya karar verdiler,Acap bunu bi ferde mi sordular

Dünya kurulalı görülmemiştir.

2.

Türkiyadan kaldırdılar bizleri

Kan ağlayor hepimizin gözleri

Heç kimsenin gülmez oldu yüzleri,

Bir yatirki yere sürdüler bizi.

3.

Kilisayı mektepleri terk ettik,

Eşayaları paraları sarf ettik

Antallayi [mübadele] yapanlara kahrettik

Her birimiz bir tarafa atıldık.

4.

Üç Despotlar sürülmüşler geldiler

Hayli vakit Kayseri’de kaldılar

Papa Eftim’e de cevap verdiler,

Türk Ortodoksu olmayız deyu.

5.

Nihayeti canavarı kaldırdı

Üç Despotu cebirle kandırdı,

Cebr ederek Ankaraya gönderdi,

Prokopios ipi cebinde getti.

6.

Nihayeti kabul etti emiri

Korku ille yumuşatıyor demiri,

Elinizden kabul etmem samuru

Prokopios der ki uryan gezeyim.

7.

Bir Despot da orda tayin eyledi

Binamusluk meyvesi deyuağledi,

AyiaTrapezaya [kilisede rahibin ayini yönettiği masa]secde eyledi

Kalbi tutuşuyor ağlayıp geçer.

8.

Binamusluk yaptım deyuağledi

Bir ot düştü ciğerini dağledi

Kendi kendisine beyit bağledi

Ah! Deyip geçerdi vah bana deyu.

9.

Yirmi gün sonra bir hasta oldu

Dindar Hıristiyanlar yanına geldi

Birkaç saat onun duasın aldı

O gün teslim etti ruhun pedere.

10.

Milletin uğruna verdi canını

Kayıp etmez milletin şanını

Çok hesap eyledi bunun sonunun

Binamusluk yaptım deyu ağlardı.

11.

Yüz kilisa vardı yaldız suvalı

İkonalarla şanlı duvarı

Harap etti bu yapılan seferi

Her birisi orda oldular cami.

12.

Temnosları [ibadethaneleri] parça parça yaptılar

Aziz İkonaları yere döktüler

Dindarların bellerine büktüler

Viran oldu aziz haneler deyu.

13.

Kucakladım mezbahların taşını

Tutamadım ben dedemin yasını

Anlamadım bu feleğin işini

Yüz çevirdi bizden kahretti bizi.

14.

Yunanistan toprağına düşürdü

Peder oğul birbirini şaşırdı

Her birini bir dağlara aşırdı

Kimse komşusunu bulamaz oldu.

15.

Her birimiz olduk perme perişan

Bir birini görürse olurlar ruşan

Yüzde doksan dokuz hemanperuşan

Şu sebep olanlar olsun peruşan.

16.

Bulamadım komşularım dostlarım

Fizah(?) eder kalbim doğrulmaz kaşlarım

Şimdengeru hiç dökünmez yaşlarım

Bir karanlık duman çöktü bağrıma.

17.

Nerde kaldı gece gündüz muhabbet

Ayrı düştük perişan olduk akıbet

Ey Haistian (?) tovbe etsin teakip et,

Artık mahşer günü yaklaşıp gelir.

18.

Bir kasırga geldi bizi şaşırdı

Her birimizi bir dağlara düşürdü

Lozan meclisinde zehir içirdi

Sebebi Allaha sualin versin.

19.

Yüzde elli perperuşan oldular,

Çokları da açık çıplak kaldılar

Evinden bağından mahrum oldular

Tesellisi yoktu garip olanın.

20.

Bazı kulübede bazı çadırda,

Heç kimseler getirmeyor hatıra,

Allah gariplere sahip getire

Sabi sübyan hep analar ağlayor.

21.

Kuş tüvünde evlatların yatıran

Fakir fukaranın işin bitiren

Al boyalı saraylarda oturan

Viran barakayı bulamaz oldu.

22.

Terk eyledik saray gibi evleri,

Mekân tuttuk dağ başında köyleri,

Kırmızı çıbıklı büyük bağları

Terk eyledik şimdi olduk peruşan.

23.

Pireye geldim çoğu yatıyor,

Döşeğini çullarını satıyor

Vaporda öleni suya atıyor

Hayıflar olsun sahip olmayana.

24.

Konya Karamanda menfi oldular,

Karılar da bir vagona doldular,

Eşyaların hanelerin aldılar,

Anner de soyulup kaldılar çıplak.

25.

Nazilli, Buldur, Spartayı [Isparta] da sürdüler

Ellerinden varidatın aldılar,

MalatyadaKayseride kaldılar

Açık çıplak anner de ağlediler.

26.

Denizli Eğirdir civar kövleri

Terk ettiler eşyaları evleri,

Nice şehirler büyük kövleri

Demirci efeden harap oldular.

27.

Anguru [Ankara] Çankırı ve Saframbolu

Annerin içinde hem Kastamoni

Onnar da yitirdi büsbütün yolu

Açık çıplak anler de sürgün oldu.

28.

Niğde ve etrafı andallaksimoi [mübadiller]

Kayser Nevşehir onun taksimi,

Kucaklarda sabi sübyan maksimi

Fezah ile birlik geldik Mersine.

29.

Civarı Kayseri etraf köyleri,

Her berisi seray gibi evleri,

Çok irad getirir boyuk bağları

Andallagi [mübadele] deyup terk idup geldik.

30.

Yozgat Çorum köylerini kaldırdı

Hepsini yolcu idup gönderdi.

Hepsini soyup dilenciye döndürdü

Çılı çıplak onlar da geldiler bura

31.

Merzefun ve Havza evvel sürüldü

Çokları da çetelerden vuruldu

Sağ kalanda çıktı hitam verildi

Açık çıplak anner de gettiler bura.

32.

Tokat Zile civar da viran oldu

Ne de arayıp ne de bir soran oldu

Bütün kariyeleri hep viran oldu

Kilisa mektepler nerede kaldı.

33.

Parthen(?) İnebolu onnar da harap

Binalar ve bağlar olmuşdurturap(?)

Nihayet ver sen bu işlere ya rab

Zengin fakir hep bir oldu bu sene

34.

Mersin Tarsus Adana boşaldı

Acep nedir deyu âlem şaşırdı

Aşka gelip benim kalbim coşardı

Sığışmaz fikrime neler oluyor.

35.

Kozan tarafında çok vardır haneler

Canavardan çok ağledi anneler

Harap oldu orda da büyük binalar

Canavarın pençesinden yıkıldı.

36.

Rum kavak Cuhur arada Taşlık

Çok defa soydular kalmadı harşlık,

Mersinedenonnar da çok kesdi güçlük,

Çok telef verdiler Mersin denizinde.

37.

Çok peruşanPireaya geldiler

Sefillikten orda haste oldular

Yüzde elli beşi telef verdiler,

İşte budur çuların(?) çektiği.

38.

Aker beçer buğdayları doldurur,

Fakir fukaraya tayın göntürür,

Üç yıllık zahireyi birden kaldılır

Bir lokma ekmeğe ah çekip gezer.

39.

Komisyon geldi oturdu Talas’a

Dedi sakın eğlemeyin telaşe

Kucularda(?) dolaşıyor ilese(?)

Kayser civarı selamet geldik.

40.

Hastalık ve sıtma orda kıyamet,

Biz de geldik çıkdık sağ ve selamet,

Heç görmedik orda izzet rağbet,

Evlatlar kurpinde(?) biz rahat olduk.

41.

Hasta idim kan giderdi yürekten

Dediler Simeon geliyor yıraktan(?)

Şen(?) arz eyledim deruni yürekten

Deyerek sarıldı boynumda kaldı

Beni de alarak Dramaya geldi.

42.

Bütün Anadolu bura geldiler

Yonanistan toprağına doldilar

yer yurt yoktir hep peruşan oldular

muyenemiz(?) Allah asla korkmayız.

43.

Atinadan çıktım Dramaya geldim

Yol boyunca hayli muhacir gördüm

Nefes almak içun trenden endim

Sual ettim ne çektiniz kardaşlar.

44.

Derler yurdumuz yok bir eski çadır

Kimi sıtma tutar kimisi yatir(?)

Sual eden yoktur bizlere hatır

İki üç senedir çekeriz bunu.

45.

Acı duydum kalpten ben de ağledim

Rahip gibi bir tessali eyledim

Yonan size beter deyu söyledim

Vedalaşıp ayırt oldum annerden.

46.

Kimi ot üstünde kimi de hasır

Hallerine baktım sanki bir yesir(?)

Rahip nasihatum etmedi tesir

Kardaştan evlattan ayrıldık deyu.

47.

Kimi garptan kimi yardan(?) dolmuşlar

Sefaletten hep sararıp solmuşlar

Benizleri solu gibi olmuşlar

Halas yakındır korkmayın dedim.

48.

Atamız yurdudur gün göreceğiz

Vakit gelip murada ereceğiz

Canavara bu hali soracağız

Cinsimizdir bize yardım edecek.

49.

Allah sabırlı emma asla unutmaz

Kimsenin ahını asla durutmaz

Canavarı bağlar asla yürütmez

Sabr idin kardaşlar günler gelecek.

50.

Kaldırın kalplerden kara dumanı

Deruni yürekten idin imanı

Bir gün gelir intikamın zamanı

Sabr idin evlatlar günler gelecek.

51.

Nakl edemem yaradanın sırrını

Uzatsın bize de aziz elini

 Ey bakir Maria Allah gelini

Meyencilik eyle gel bizim için.[1]


[1] E. Balta ve H. Milas, “Bir destan ve sözlü tarih”, Tarih ve Toplum, sayı 149, Mayıs 1996, s. 5-8. /Toplumsal Tarih, sayı 150


Bu bilgiler, Halit Erkiletlioğlu tarafından yazılan Geniş Kayseri Tarihi kitabından, yazarın izni ile alınmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. (www.kayserim.net)..
Geniş Kayseri Tarihi Kaynakça

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Bünyan / Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.