İçeriğe geç
30 Eylül 2026, Çarşamba

KAYSERİ MEDRESELERİ ve MÜDERRİSLERİ

KAYSERİ MEDRESELERİ VE BİLİNEN MÜDERRİSLERİ İLE SON MÜDERRİSLERİ             (Yapım tarihleri sırasınca)   Medrese, Arapça bir kelimedir, ders göste...

· 15 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
KAYSERİ MEDRESELERİ ve MÜDERRİSLERİ
Paylaş

KAYSERİ MEDRESELERİ VE BİLİNEN MÜDERRİSLERİ İLE SON MÜDERRİSLERİ

            (Yapım tarihleri sırasınca)

Reklam

 

Medrese, Arapça bir kelimedir, ders gösterilen yer anlamına gelmektedir. Bir mescit ve dershaneler ile müderrislerin ve öğrencilerin yaşamasına elverişli hücreleri bulunan bir yükseköğretim kuruluşudur. Osmanlı Devleti’nde medreselerin açılması, devletin kuruluşu ile başlamıştır. Birkaç istisnanın dışında kurulan mektep ve medrese gibi müesseseleri hep hayırsever kişiler yapmıştır. Hayırseverler kuruluş ve yükselme dönemlerinde yaptıkları müesseselere hep kendi isimlerini vermişler, kendi isim ve hesaplarına müesseseler inşa etmişlerdir. Medreselerin bütün masrafları, medreseleri yapanlar tarafından karşılanmıştır. Hayırseverler tarafından yapılan bu eğitim müesseselerinden halk parasız olarak istifade ettiği gibi, burada öğrenim gören öğrencilere de yiyecek ve giyeceklerinin yanında para da verilmekteydi. İslâm tarihinde medrese, orta ve yüksek seviyelerde eğitim öğretim yapan örgün müesseselerin ortak adıdır. Medreseler, insanlara toplumun kültür özelliklerini kazandıran ve memleketin ihtiyaç duyduğu elemanları yetiştiren bir eğitim ve öğretim kurumudur. Daha önceki devirlerde olduğu gibi medreseler Osmanlı’da da hayırsever şahıslar tarafından tesis edilmiş ve yaşaması için vakıflar kurulmuştur. Klasik dönemde Osmanlı Devleti her alanda müesseseleşmiş ve tarihte eşine az rastlanan bir medeniyetin temsilcisi olmuştur. Kısa zamanda üç kıtaya yayılan topraklarıyla önemli ve güçlü bir devlet haline gelmiştir. Osmanlılar bu başarıya kurdukları ya da geliştirdikleri kurumlar sayesinde ulaşmıştır. Osmanlı devlet bürokrasisinin en önemli müessesesi ilmiye teşkilâtı ve en önemli ilmi kurumları da medreselerdir. Devletin özellikle yönetim alanında ihtiyaç duyduğu, ilerde devlette faal olarak rol alabilecek insanlar da bu kurumlardan yetişiyordu. Osmanlı devlet sistemi içerisinde vazgeçilmez kurumlardan bir tanesi de eğitimdir. Tabi ki eğitimin içerisinde de en önemli kurum medreselerdir.

İlgili Haberler

Osmanlı Devleti’nde ilk medrese H.731/M tarihinde Orhan Bey tarafından İznik’te açılmıştır. Bu medreseye Orhan Gazi, Kayseri ve Kahire de tahsil görmüş olan Davûd-uKayseriyi ilk müderris olarak tayin etmiştir. Bina ve öğretim tarzı bakımından Selçuklu geleneğini devam ettirmektedir. Yine bu medresenin ilk müderrislerinden Alâeddin Esved de tahsilini İran da tamamlamıştır. Buna benzer uygulamalar yani medrese hocalıklarına dışarıdan atamaların yapılması Osmanlı’nın eğitim ve öğretimde Anadolu dışındaki politikasını açıkça göstermektedir. Osmanlı medreseleri başlangıçta Anadolu Selçukluları ve Anadolu Beyliklerinin bir devamı olarak ortaya çıkmışsa da Yıldırım Bayezid döneminde bir düzenlemeye gidilmiş, fakat asıl Osmanlı medrese sistemi Fatih Sultan Mehmet döneminde ortaya çıkmıştır. Klasik dönem boyunca eğitim öğretim kaliteli bir şekilde verilmiş, devlet bürokrasisinin nitelikli eleman ihtiyacının karşılanmasında herhangi bir sıkıntı çekilmemiştir.

 

Reklam

 

Melikgazi Medresesi (525/1330):Kayseri’nin ilk medresesi olan bu eğitim kurumu Danişmendlilerden Melik Gazi’nin oğlu Mehmed Melik Gazi tarafından yaptırılıp, yaklaşık bu dönemde tamamlanmıştır.Mehmed Melik Gazi 1143 tarihinde vefat etmiş ve medresesinin avlusundaki türbesinde yatmaktadır.

Melik Gazi Medresesi’neGerdüz (Germur) köyünün ve Dibek köyünün malikâneleri vakfedilmiştir. Cami-i Kebirin bitişiğinde ve kıble cihetinde bulunan oniki odalı eski yapı ve kadim bir medrese idi. Sözü edilen medreseden bir hayli âlimler ve fazilet sahibi kimselerin yetiştiği bir yer olduğu ve kayıtlı olarak da bir o kadar da vakıf gelirleri bulunduğu rivayet edilmekte ise de vakıflar idaresince 3206 kuruş aşar-ı mevkufe bedeli ve türbenin 324 kuruşluk türbedarlık görevi (kadrosu) vardır.

Medresenin öğretim görevi iki kişinin sorumluluğunda bulunmakta ise de vekâleten idare edilmektedir. (Son müderrisleri: Vahdizâde Hacı Salih Efendi, Eynihanizâde Alim Efendi, Kilimliağazâde Hacı Bekir Efendi, Hasan Efendi Hoca).

Bu medresenin son kalıntıları 1964 yılında Belediye Başkanı Mehmet Çalık döneminde ortadan kaldırılarak yerine şadırvan ve helâ yapılmıştır.

Hoca Hasan Medresesi (589/1193): Selçuklulardan Kayseri Emiri Nureddin Sultan Şah bin Gıyaseddin Kılıçarslan II. Zamanında, veziri Ebu Bekir oğlu Hoca Hasan tarafından yaptırılmıştır. Düvenönü “Hacı Saki” Mahallesi’ndedir. Kendi Medresesi avlusunda medfûndur.

Kitâbesi:

Bismillah elrahmanelrahim, Tebarekelleziinşaallah.

Ceallellikhayren men zalikNuri’d- dünya ve’d-din Sultan Şah halledallahe mülke. Bina hazelmedresetü’l-abdü’l-muhtac ala rahmetallah, El Hasan bin ebiBekr’üfakirullah ve makesebeminzenbe ala min teşrif fiha ve avfa, fihabağiri hak “lanetullah” ve’l-melaike ve’n-nas ecmain. Ve men el-zalimi fe men men’imesacidullah en yezkerfihaismihusai fi harabiha, zalik sene tis’a ve semanin ve hamse mie.589/1193.

Hoca Hasan Medresesi nin Vakfiyeleri: Dericiler yanında bir sebze yeri, Hasanbey bahçesi denilen bir arsa, Erkilet köyünde Hasan yerleri denilen bağ ve mezralar, Candarlık denilen arsadan alınan 70 akçe, Enderlik köyünde bir bölük arsadan oluşmaktadır.

Son müderrisi: Külekcizâde Hacı Ali Efendi’dir.

 

Şifâiye Medresesi (602/1205): Bu ikiz medrese Anadolu Selçuklularından VI. hükümdarı Sultan GıyaseddinKeyhusrev I.tarafından ablası ve Kılıçarslan’ın kızı Melike “Gevher Nesibe”nin vasiyeti ile, Gevher Nesibe adına 1205 yılında yaptırılmıştır. “Gıyasiye” yaptıranın ismine, “Şifaiye” hastane, “Çifteler” de hem medrese hem hastane oluşuna nisbetle verilmiştir. Yalman – Yenice Hacı İkiz – Mahallesi’ndedir ve bakımlıdır.

Medresenin Selçuklular döneminde tıp medresesi olarak kullanıldığı ileri sürülse de Osmanlılar devrinde her iki binanın da medrese olarak kullanıldığı bilinmektedir. Pâye bakımından medrese H.963/M.1556 tarihinde yirmili idi. H.1063/M.1653 te Mûsıla-ı Sahn(derecesi yüksek öğrenim kademesinin başlangıcı) derecesine yükseltildi.

Darüşşifaya ait olan vakıflar ise şunlardır: Talas köyünün malikânesi, Erkilet köyünün malikânesi, Yozgat köyü malikânesinin üçte bir hissesi, Acı Kuyu mezrası, Saslu mezrasının malikânesi, Sultan Hamamının senelik ihalesinden alınan 8520 akçe, hamamın darüşşifa yanındaki arsasının icarından alınan 50 akçe, Gıyasiye Medresesi yanındaki arsanın senelik icarından alınan 30 akçedir de yıllık toplam geliri akçedir.

Ali Nisari Efendi bu medresede müderrislik yapmıştır. Son müderrisleri: Hisarcıklızâdeler Mustafa, Salim, Nail Efendiler, Müderriszâde Rauf Efendi, Sarıabdullahefendizâde Hacı Hilmi Efendi.

Medrese halen Selçuklu müzesi olarak hizmet vermektedir

Gülük Medresesi (607/1210-11): Selçuklu hükümdarı Keyhusrev’in oğlu, Sultan Keykavus zamanında Mahmud bin Yağıbasan kızı “Atsuz Elti Hatun” tarafından bir cami ve bitişiğinde bir medrese ile bir sıbyan mektebi (Anaokulu yetişkinleri ile ilk okul karışımı) olarak anılan tarihte yaptırılmıştır. 735/1334 tarihinde meydana gelen zelzele neticesi yıkılan bu binalar, vakıf ve hayır sahibi bir kişi olan Alameddin (Alimü’d-din veya ilmü’d-din olsa gerek) oğlu Gülük Şemseddin tarafından onartılıp yenilendiği için, Gülük Camisi ve Medresesi ismini almıştır. Kendi ismiyle anılan “Gülük Şemseddin” Mahallesi’ndedir. Kabri Cami yakınındadır.Gülük adı, Küllük, Külük-Güllük, Gülük olarak tartışmalıdır.

Külliyeyi meydana getiren cami ve medrese tek yapı gibi, binanın batı tarafında yer alıp, Kayseri’nin yegane iki katlı ve tek eyvanlı medresesi olarakolarak inşa edilmiştir. Medrese, aynı adı taşıyan camiye üç kemerle bağlanmıştır. Küçük bir medresedir.

Kitabesi cami giriş kapısının üzerindedir ve şöyle denilmektedir: Fetihlerin babası, din ve dünyanın izzeti, müminlerin emirinin yardımcısı, Keyhüsrev'in oğlu, büyük sultan, efendimiz Keykavus'un devleti zamanında, Allah'ın kullarının en zayıfı, masum hanım Yağıbasan'ın oğlu Mahmut un kızı, Atsuz Elti Hatun tarafından âlemlerin rabbinin yolunda altı yüz dokuz senesinde imar edilmiştir.''

Kayseri de bulunan medreseler içerisinde çok farklı bir özelliğe sahiptir. Evvela, camiye içten bağlantılıdır. Sonra, tek eyvanlı ve içerdeki odalar iki katlıdır. Kayseri de iki katlı odaları olan tek medrese budur. Kapı girişinin sağında beş oda yer almaktadır. Karşı köşede büyük bir dershane ve onun cami duvarıyla bitişen yanında eyyam bulunmaktadır. İkinci kattaki, odalara giriş kapısının yanındaki iç merdivenden çıkılmaktadır. Son müderrisi,Yahyalızâde Hacı Mehmed Efendi imiş.

Medrese günümüzde değişik zamanlarda tamir görerek ulaşmıştır.

 

Hunad Medresesi (635/1237-38): 10.Selçuklu hükümdarı, Keyhusrev oğlu Alaedin Keykubat’ın karısı ve 11.Selçuklu hükümdarı Keykubat oğlu GıyaseddinKeyhüsrev’in annesi Huvand “Mahperi Hatun” tarafından yaptırılmıştır. Eski Araba Pazarı “Şimdi Hunat Camisi” meydanındadır. Kendisi cami iç avlusundaki özel türbesinde gömülüdür.

Sanat tarihçileri, bu külliyedeki eserlerin tamamının Hunat Hatun tarafından yaptırılmadığını, külliye dâhilindeki binalardan medrese ve hamamın mimari özellikleri ile Hunat Cami’sinden daha evvel yaptırılmış bulunduğu, bunları yaptıranın da muhtemelen Hunat Hatun un kocası Sultan I. Alâeddin Keykubat olduğunu ileri sürmektedirler.

Medrese, Kayseri'deki emsallerinin en büyüklerinden ve inşa tarzı bakımından da en güzellerindendir. Batı cephesindeki kapısından girilir. Karşıda büyük bir eyvan vardır. Eyvanın iki tarafında ise iki büyük oda bulunmaktadır. Yan taraflarda da diğer küçük hücreler yer almaktadır. Giriş kapısının yanındaki iç merdivenlerden medresenin damına çıkılabilmektedir.

Medresenin vakıfları; Salur köyünün malikânesinin yarısı, Zencidere Köyünün malikânesi, Emirhan mezrası, Sahra nahiyesine bağlı Yayanı köyü malikânesinin yarısı, Asmalık a bağlı Emirdad köyü, Tokat a bağlı Kazova köyü malikânesi, Hunat Hatun hamamından elde edilen gelir, Hasan Bey bahçesi malikânesinin beşte üçü, Devletşah arsası, medrese yakınında bir arsa, Sivas yolunda Muin Hoca arsası, Şeyh Şerafettin, Rıdvan Bey ve Paşa arsaları, hamam yanında bir yerin gelirinden oluşmaktadır.

Medresenin ilk müderrisi, Seyyid Burhaneddin Tirmizi olmuştur. Bu medresede görev yapan diğer müderrisler ise; Şeyh İbrahim Tennûri Efendi (Fatih Sultan Mehmet devri meşâyişinden olup aslen Sivaslıdır. Sivas ve Konya da Sarı Yakup tan eğitim aldıktan sonra Kayseri de Hunat Hatun Medresesi ne müderris olmuştur. Kendisi Şafî mezhebinden olduğu için ve medresede sadece Hanefî mezhebine inanan müderrislerin ders verebileceği vakfiyesinde belirtildiğinden dolayı medreseden ayrılmıştır.) Daha sonra Sefer b. Mehmed 30 akçe ile Kayseri de Hunat Hatun medreselerinde müderris olmuş, burada 40 ve daha sonra 50 akçe yevmiyeye yükselmiştir. Aynı zamanda Kayseri Müftülüğü nü de yapmıştır. H.995/M.1587 tarihinde vefat etmiştir. Seyyid Mustafa Efendi b. Seyyid Hacı Ahmed: H.1217/M.21 Kasım 1802 tarihinde Hunat Hatun Medresesi’nde yevmi yetmiş beş akçe ile müderrislik görevini bakımından medrese H.963/M.1555ten sonra otuzlu iken, daha sonra 40’a ve H.995/M.1587 den önce ellili pâyesine yükseltilmiştir.

Son müderrisleri, Muhaddiszâde Mustafa Efendi ve evlat ahfadından Hacı Said Efendi, Emin Efendi, Hacı Vahdi Efendi, Vahdi Efendi, Vehbi Efendi, Âlim Efendi, Emin Efendi idiler.

Serâceddin Medresesi (Küçük Hunat) (636/1238-39): I. Alâeddin Keykubat’ın oğlu II. GıyaseddinKeyhüsrev’in saltanatı zamanında Kayseri Emiri “Lala” SerâceddinBedr tarafından yaptırılmıştır. Mimarı belli değildir. Yol seviyesinin altında yapılan yapı tek katlıdır. Hunat Mahallesi’nin güneyindedir. 1056/ 1646 tarihinde Müftü Ahmed Efendi bu medresenin müderrisi idi. Daha sonraburada 17 Ocak 1850’de Mehmet İzzet, Mehmet Rıfat, Mehmet Emin, Hisarcıklızâde İzzet Efendi, Cündibeyzâde Salih Efendi müderris olarak görev yapmışlardır.

Hacıkılıç Medresesi (647/1249-50): Selçuklu sultanlarından II. GıyaseddinKeyhusrev’in oğlu II. İzzeddin Keykavus zamanında Tuslu Ali oğlu “Ebü’l-Kasım” – Kasım’ın babası-nın emri ile yaptırılmıştır. İstasyon Caddesi üzerinde Hacıkılıç Cami bitişiğindedir. (Uzun zaman kapalı kalmıştır. Son müderrisi:?)

Sahibiye Medresesi (666/1267): 13. Selçuklu hükümdarı IV. Kılıçarslan oğlu, III. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında, veziri “Hasan oğlu Sahib Fahreddin Ali” tarafından bu tarihte yaptırılmıştır. Bu zat da Sahibata olarak tanınır. Sahib – vezir- unvanına nisbetleSahibiye (Sahabiyye) denmiştir. Bütün güzelliği ile günümüze kadar gelmiş sağlam yapılardan olup, Cumhuriyet Meydanı’ndadır. (Son müderrisleri: Hacı Abdullah Efendi, Ahmet Efendi, Abdurrahman Efendiler).

Pervâne Bey Medresesi (666/81-1267/82):Kazgancılar “Kazancılar” da denilen bu medrese, II. Gıyaseddin Keyhüsrev' in vezirlerinden Mühezzebüddin Ali' nin oğlu olup, Sultan IV. Kılıçarslan zamanında, onun hocası, lalası, adına devleti yöneteni “Pervaneci’si”, MuineddinSüleyman tarafından yaptırılmıştır. Medresenin açılışının Mevlâna’nın oğlu Sultan Veled tarafından yapıldığı ve ilk müderrisinin de KutbeddinŞirazîolduğu belirtilmiştir [1]

Kazancılar Çarşısı’ndaki medresede 1609 yılında Mevlâna Mustafa Efendi,1710 da Ali Ferdi Mehmed Efendi, 1774’te Mehmed bin Yusuf müderrislik yapmaktaydılar. Medrese’de, 1847 tarihli sayımda 22 tüvana (genç) eğitim yapmaktadır.Sonrakiyıllarda, Mehmed İlmî Efendi, Hacı Abdullah Efendi, Küçük Hoca Efendi, Kuşçulu Hacı Mehmet Efendi, Karakimseli Hacı Mehmed Efendi, Feyzullah Efendi, Hisarcıklızâdeler, Mevlâna Mustafa Efendi, 1845’te Sadık Efendi. 1850 yılında da Osman Recai Efendi müderrislik yapmıştır.

Binlerce talebe yetiştiren medresenin bir de vakfı mevcut olup vakıf mutasarrıflığını 1873 yılında Mehmed Enver Efendi ile Salim Efendi müştereken yapmakta idiler.

Avgunlu Medresesi (VII. Hicrî yy.): Yapıldığı tarih kesin olarak bilinmeyen bu medrese, XIII. yüzyıl Selçuklu yapısıdır. XIX. yüzyıla ancak harabeleri ve ismi kalmıştır. Yalman Mahallesi’nde Şifâiye Medresesi yakınındadır.

Köşk “Eretna” Medresesi (742/1339): Melik I. Alâeddin Ertena – bazı kaynaklarda Gıyaseddin Mehmed “Köşk Dağı” mevkiinde, Şeyh Halveti Evhadüddin-i Kirmani’ye hürmeten ve onun mezarı yakınında tarikat mensuplarına Dergah olarak yaptırılmış, sonradan medrese olarak kullanılmıştır. (Son müderrisi Osman Efendizâde Feyzullah Efendi oğlu Molla Zahid Efendi-Bu zat, Şeyh Nakşibendi Mehmed Sa’id Efendi mecmuasında kendisini şöyle tanıtıyor: Es-Seyyid Mehmed Zahid bin Feyzullah el-medresibi medrese-i Melik Erdana der haric-i Kayseriyye, Eş-şehir biNu’manEfendizâde, Seferü’l-Hayr 1220).

Zeynelabidin Medresesi (810/1407): Bu zat adına sağlığında Kayserililer tarafından verilen tarihlerde tekke ve medrese olarak yaptırılmıştır. Hunad Camisi ve Medresesi yakınında ve kuzeyindedir. (İlk müderrisi: kendisidir.)

Hatuniye “Şâmiler” Medresesi (835/1431-32):Zülkadıroğulları’ndanZeyneddin Karaca’nın oğlu Halil Bey’in oğlu olan Nasıreddin Mehmed Bey’neşi olan ve Kayseri’de idarecilik yapan Hatice Hatun tarafından yaptırılığı için “Hatuniye Medresesi “olarak anılmaktadır. Kayseri, 834-837 tarihlerinde üç sene kadar Şam emirlerinin nüfuzu altında kaldığından, bu medreseye “Şâmiler Medresesi” de denir. Boyacıkapısı civarındadır.Sonradan üzerine hücreler ilâve edilmiştir.  (1846 ve 1849 yıllarında Seyyid Osman, Seyyid Mehmed Emin, Hızır ibn-i Abdullah ile Seyyid Abdullah ibn-i Mehmed Ali, Şakir Efendi, Adilefendizâde Hacı Enver Efendi  isimli şahıslar mütevelli ve müderris olarak tayin edilmişlerdir.Son müderrisleri ise,Sarıabdullahefendizâdeler ve evladları ve ahfadı idi.)

Kocabey Medresesi (955/1548): Şeyh İbrahim Tennûri’nin büyük oğlu Şeyh Kasım Efendi’nin zamanın ileri gelen büyük bilginlerinden Süleyman Efendi ile evlendirdiği küçük kızı Aişe Hatun’dan ortanca torunu olan Kadı Bedreddin Mahmud Efendi tarafından han olarak yaptırılmıştır. Bu şahıs Kadı Mahmud Vakfı’nın kurucusu olup, bu han torunu Abdülkerim Kocabey tarafından 1108/1696 tarihinde de medreseye çevrilmiştir. Kocabey Cami-i Şerifi karşısında, Hâtuniye Medresesi bitişiğindedir. (Son müderrisleri: Müderriszâde Âlim Efendi ve Evladı Hurdacızâde Hacı Sadık Efendi.)

Serçeönü Medresesi (1175/1761): “Serçeoğlu-Serçeönü” büyük ve küçük olarak iki ayrı medresedir.

Serçeoğlu Medresesi (1175/1761?): Hacı Ali Efendi isminde bir zat tarafından yaptırılmıştır. Aynı ismi taşıyan mescitle beraber yaptırılan medresenin, yapım tarihleri kesin olarak bilinmemektedir. XVII.yy. sonlarında yapılmış olacağı tahmin edilmiştir. Kayseri, Cumhuriyet Meydanı’ndaki eski Şehir Kulübü’nün yerinde idi. 1269/1852 senesinde vezir Gözlüklü Mehmed Reşid Paşa tarafından onarılıp genişletilmiştir (Son müderrisleri: Mürid Ali Efendi, Gücüklü Bekir Efendi, Hacı Abdullah Efendi.)

Hasinli Medresesi (1126/1714): Ürgüplü Derviş Mehmed Ağa tarafından cami ile birlikte yaptırılmıştır. Hasinli Mahallesi’nde aynı isimle çeşmenin bitişiğindedir. Kayseri müftüleri bu medresede ders verdikleri için “MüftiMedresesi”de denir. (Son müderrisi: Mazlumzâde Hacı Osman Efendi.)

Büyük Hüseyin Efendi Medresesi (1175/1761?): Kurşunlu Cami karşısında, İstanbul Oteli’nin yerinde idi. Büyük Hüseyin Efendi tarafından yaptırıldığı söylenir. Bu zat ise 1130-1218 tarihleri arasında yaşamıştır. (Müderrisleri: Büyük Hüseyin Efendi Hoca Şakir Efendizâde Hacı Efendi, Damad Halil Efendi.)

Yeni Saray ve Eski Saray Medreseleri (950/1543?): Gürcü Osman Paşa Cami-i Şerifi –Diğer ismi Saray Camisi-ile beraber yaptırılmış olabileceği, “Mir’at-ı Kayseriyye”deki kayıttan anlaşılıyor ise de, Gürcü Osman Paşa’nın Sicilli Osmani’deki Şu iki; a) Hamid Hüseyin Paşa, Gürcü Osman Paşa’nın hazine katibi iken derecesi yükselerek 1198/1783 tarihinde Mir-i Miran payesiyle Kayseri Mutasarrıfı oluşu, b) Ömer Paşa, Gürcü Osman Paşa’nın Delibaşısı iken derece yükselmeleri ile nihayet 1218/1803’te Mir-i Miran payesiyle Kayseri mutasarrıfı oluşu kayıtlarına göre H. 12. yüzyılda yaşamış olması gerekir. Bu da takriben 1170-75/1756-61 yılları demektir.             Hükümet dairesi yanındaki Saat Kulesi karşısında, sinema bahçesinin yerinde idi. Batı tarafındaki medreseye “Yeni Saray”, doğu tarafındakine de “Eski Saray” Medreseleri denmektedir. Eski Saray Medresesi’nin de Osman Paşa tarafından yaptırıldığı şüphelidir. (Son müderrisleri: Kazım Efendi Hoca, onun babası, Kara Molla Hacı Mustafa Efendi Hoca.)

Gözübüyük Medresesi (1200/1785-90): Gözübüyükzâde İbrahim Efendi tarafından yaptırılmıştır. Sinan Bahçesi içerisinde, Hilton Oteli batısında idi. (Müderrisleri: Gözübüyükzâde İbrahim, Sabit, Münib Efendiler.)

Kurşunlu Medresesi (1249/1833): Kayseri mutasarrıfı Osman Nuri Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kurşunlu Camisi’nin yakınında, batısındadır.

Kitâbesi:

Nûri Paşa-yı kerem-perverinoldı eseri

Sarf-ı himmetle güzel yerde yapdıhakkâ

 

Nice hayrâtaHudâ böyle muvaffak itsün

Okusun subh u mesâ ders-i duâsınulemâ

 

Sal tarihini yazan gevherin Mes’ud

Yapdı bu medreseyi Nûri Osman Paşa (1249/1833)

 

Zekeriyâ Efendi Medresesi (1280/1863): Avanoslu Hacı Zekeriya Efendi tarafından yaptırılmıştır. “Dört Dükkân Önü’nde”, Adem Çilsal konağının yerinde idi. (Müderrisleri: Avanoslu Hacı Zekeriya Efendi, Karaahmedzâde Ahmed Efendi, Hafızağazâde Hacı Derviş Efendi, Şeyh Efendi, Miyasoğlu Hacı Ali Efendi.)

Dört Dudak Medresesi (---):Dörtdudakzâde Ahmed Efendi tarafından yaptırılmıştır. Dört Dükkân Önü’ndedir (Düvenönü). (Müderrisi: Dörtdudakzâde Ahmed Efendi.)

Boğazlıyan Medresesi (---):Boğazlıyanlı Ali Efendi tarafından yaptırılmıştır. Gazi Bulvarı karşısında, Buğday-Un Pazarı’nın yerinde idi. (Müderrisi: Boğazlıyanlı Ali Efendi.)

Nûriye Medresesi (---):Varinlizâde Nuri Efendi tarafından yaptırılmıştır. Şimdiki Hattat Oteli yerinde idi. (Müderrisleri: Varinlizâde Nuri Efendi, Hacı Mehmed Efendi.)

Kürt Ali Efendi Medresesi (---): Kürt Ali Efendi ismiyle tanınmış zat tarafından yaptırılmıştır. Kurşunlu Camisi’nin kuzey batısında idi. (Müderrisleri: Kürt Ali Efendi, Kürt Mehmed Efendi.)

Akçakoyunlu Medresesi (---): Akçakoyunlu Hacı Arif Efendi tarafından yaptırılmıştır. Dörtdükkânönü’ndedir (Düvenönü). (Akkoyunlu Hacı Arif Efendi, Hamurculu Osman Efendi.)

Kozanoğlu Medresesi (---): Kozanoğlu Ahmed Bey “Derebeyi” tarafından yaptırılmıştır. “Zencirli Medrese” dahi denir. Sinan Bahçesi’nde, Şimdiki Hilton Oteli karşısında, diğer iki medrese ile bitişik idi. (Müderrisleri: Küçük Hacı Hafız Efendi, oğlu Ahmed Efendi.)

Hacı Tatlı Medresesi (---):Tatlızâde Ahmed Efendi tarafından yaptırılmıştır. “... yerinin kaydı yok” (Müderrisleri: Tatlızâde Ahmed Efendi, Mehmed Efendi.)

Yeni Dâire Medresesi (---):  “...Yaptıran kaydı yok”. Kömürlükte, Cumhuriyet İlkokulu üzerindeki Namazgâh bitişiğinde, Necmeddin Feyzoğlu’nun evinin yeridir. (Müderrisleri: Akşehirlizâde Hacı Osman Efendi evlat ve ahfadı.)

Kürtler Medresesi (---): Yaptıranın bilinmediği, Halkevi’nin yerinde veya Çukur Camisi’nin güneyinde olduğu diğer adının da Ziyaiye Medresesi olduğu, tahmin edilmektedir.1705 yılında Ahmed Efendi, 1772’de Ahmed bin İbrahim ve Şehriyar Osman Halife müderrislik yapmışlardır. Son müderrisleri; Karakimseli Hacı Mehmed Efendi iken, 1847 sayımında 34 genç talebenin eğitim gördüğü belirtilmiştir.

Karafakih Medresesi (---): “...Yaptıran kaydı yok”. Meydan’daki Atatürk heykelinin yerinde idi. (Son müderrisi: Canbazzâde Hacı Bekir Efendi.)

Emhânî Medresesi (---): “...Yaptıran kaydı yok”. Atpazarı’nda “İmam Sultan Türbesi”(Zeynelabidin Türbesi) yanındadır. “Darü’l-Hilâfe” dahi denir. (Bu medresenin isminin “Eynihani” ve yaptıranın da Kayseri’nin Caferbey Mahallesi eşrafından Eynihanizâde Mehmed Efendi olduğu zannedilmektedir.) Son müderrisleri: Saçmacızâde Süleyman Efendi, Bekir Efendi, Kürt Hacı Osman Efendi.

İmam Sultan (Zeynelabidin) Medresesi (---):Zeynelabidin Türbesi önünde, yani Atpazarı’nda kendi türbesi bitişiğindedir. 1777 yılında Mütüzâde Ali Efendi müderris iken, Son müderrisleri: Divrikli Emin Efendi, Hacırencizâde Hacı Nuh Efendi olmuşlardır. 1847 talebe sayımında 29 talebenin eğitim gördüğü kaydedilmiştir.

Câmî-i Kebir Medresesi (---): Yaptıranı hakkında açık bilgi yok. Ancak “Raşid Efendi Kütüphanesi” binası, 1211/1796 tarihinde yaptırılmıştır. Bu bina medrese olarak kullanılmıştır. Cami-î Kebir bitişiğindeymiş [2]

Mesud Efendi Medresesi: Kayseri naibi Seyyid Abdulaziz Efendi ‘nin Kayseri ‘de eğitime çok önem verdiği ve birçok ilim merkezlerinin kuruluşu için büyük gayretler sarf ettiği dönemde Kürdler Mahallesi ‘ninArappazarı mevkiinde müderris sınıfından Mesud Efendi’nin himayesinde ne zaman kurulduğunu bilemediğimiz eski medrese yerine otuz odalı büyük bir medrese inşa edilmiştir. Medrese, Kayseri Kaza Meclisi azaları tarafından alınan karar ve Kaymakam Ali Paşa ‘nın onayı ile Evkaf Nezareti’ne vakfın şartnamesi bildirilerek vakfedilmiştir.

Medrese inşasında hizmeti geçen ve aynı zamanda bu medresenin eski müderrisi olan Mesut Efendi ve biraderi Hafız Ahmed Efendi’ye İrade-i seniyye olarak vakfın işlerine bakma göreviyle birlikte medrese müderrisliği de verilerek tayinleri 1845 tarihinde yapılmıştır.

Yağmuroğlu Medresesi:1915 Yılında Ayan Meclisi azalığına atanan Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi1884-86 yıllarında iki yıl Kayseri'de Yağmuroğlu Medresesi'nde öğrenimine devam ederek, hücrede oturmaya hak kazanmıştır. Kayseri'de mantık, maâni beyan bedî' okumuş, yaz tatilinde de Ürgüp'te Dayısı Müftü Ahmet Tahir Efendi'den tefsir öğrenimi görmüştür.



[1] Denktaş, Kayseri’de Yıkılan Anıtlarımız, s.84

[2] Güven, Ahmet Emin, Kayseri’de Yazma Mecmualar, E.Ü. Yay. Nu:125, Kayseri 2000 S: LVI-LXII


Bu bilgiler, Halit Erkiletlioğlu tarafından yazılan Geniş Kayseri Tarihi kitabından, yazarın izni ile alınmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. (www.kayserim.net)..
Geniş Kayseri Tarihi Kaynakça

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Melikgazi / Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.