İçeriğe geç
29 Eylül 2026, Salı

Ermeni İsyanı ve Kayseri

Bilindiği gibi Selçukluların Bizans'la yaptığı Malazgirt Meydan Savaşı ile Anadolu Türk yurdu haline gelmişti. Bu tarihten itibaran Anadol...

· 5 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
Ermeni İsyanı ve Kayseri
Paylaş

            Bilindiği gibi Selçukluların Bizans'la yaptığı Malazgirt Meydan Savaşı ile Anadolu Türk yurdu haline gelmişti. Bu tarihten itibaran Anadolu’da bulunan diğer etnik guruplar Türk hakimiyet dairesi içinde ve genellikle devlete bağlı tebalar olmaya devam edegelmişlerdi. Bunlar arasında özellikle Ermeniler Türk toplumu ile tam bir uyum sağlamışlar ve “Kavm-i Sadıka” olarak kabul görmüşlerdi. Kendilerini hakim unsur olan Türk hakından farklı görmeyen bu anlayışın en tipik örneklerinden birisi 1860 yılında Kayseri Talas'ta doğmuş olan ve sonrasında Amerika'ya gidip Salvation Army'e katılmış ve hep Türk kıyafetleri giydiği için "Joe the Turk" olarak meşhur olan Ermeni Nashan Garabedian isimli Osmanlı vatandaşıdır.

            Ancak 13 Temmuz 1878 Cumartesi günü Osmanlı Devleti ile Almanya, Avusturya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Rusya arasında Berlin Anlaşması imza edilmiştir. 64 maddeden ibaret olan bu anlaşma ile Osmanlı devleti hem batıda ve hem de doğuda birçok toprak kaybına uğramış ve 61. Madde ile de Ermeniler’in yaşadığı Doğu vilâyetlerinde yenileştirme hareketi yapılması istenerek Avrupa devletlerinin Ermenilerin koruyuculuğu rolüne soyunmaları resmileşmiştir. Hatta İngiltere, islâhatları izlemek amacıyla Ankara’ya Gatheral, Konya’ya Steward, Sivas’a Albay Wilson’u, Erzurum’a Binbaşı Trotter’i, Van’a Yüzbaşı Clayton’u ve Kayseri’ye de Yüzbaşı Cooper’i görevlendirmiştir.Bu Konsolosların Anadolu’daki asıl görevleri ise Ermenilere dair reformların uygulanmasının kontrolu ve onların Kürd ve Çerkezlere karşı korunmasınınsağlanması idi[1].Konsolos Cooper, 12 Temmuz 1879 tarihinde gelip yerleştikten sonra ilk iş olarak Kayseri Bidayet Mahkemesi azalarından biri olan Hacı Rauf Bey’in aynı mahkemeye reis-i sanî (ikinci başkan) olarak atanmasını önleme çalışmaları olmuştu. Zira Hacı Rauf Bey’in aza iken sayısız kanunsuz işler çevirdiği, mahkeme gelirlerini arkadaşlarıyla paylaştığı ikibin Kayserili tarafından Bab-ıali’ye şikâyet edilmişti. Ayrıca Hacı Rauf Bey’den Ermeni ve Rumlar da rahatsızdılar. Cooper bu mesele için bizzat Ankara’ya giderek (Ankara Kayseri Sancağının bağlı olduğu merkez) yoğun bir çabadan sonra ancak 1879 yılının sonlarında bu şahsı görevden aldırabildi.

Reklam

            O günlerde Kayseri sancağı ile çevresinde özellikle Avşar ve Çerkez çetelerin çaresizlik ve ortamın asayişsizliğinden faydalanarak gerçekleştirdiği çok sayıda şekavet,  soygun olayları olmaktaydı. Bunları önlemekte Kayseri Mutasarrıfı Hadi Paşa gayet yetersiz kalıyordu. Hele bir Aziziye’li ( Pınarbaşı) “Tek taşak” isimli eşkıya vardı ki bir düzineyi geçmeyen avanesi ile yaptığı soygunlarla adı her yere yayılmıştı. Tek Taşak’ın yakalanması için Kayseri Mutasarrıfı, AziziyeKaymakamı, Sivas valisi Abidin Paşa hatta Ankara Valisi Hurşit Paşa devreye girerek bu şakiyi Adana Vilâyeti sınırlarında yakalayabilmişlerdi.

            Cooper Kayseri’deki Sancak İdare Meclisi seçimlerine de müdahale ederek Kayseri Rum Ortodoks Ruhanî Reisi Anaktides’i, Talas Amerikan Protestan misyonerlerinin temsilcisi ile Ermeni Ruhanî Reisini İdare meclisine sokmayı başardı.

İlgili Haberler

İngiliz Konsolos, bu faaliyetleriyle birlikte ülkenin bu bozuk düzen gidişatını ve Anadolu’daki kıtlık şartlarını, Ankara’daki İngiliz Konsolosu Gatheral’a ve İstanbul’daki İngiliz elçisi Layard’a günü gününe rapor etmekteydi.

            Cooper, nihayet 19 Kasım 1879 tarihinde yeni görevi Adana’ya geçmiştir[2].

Reklam

Bazı Ermeniler bu etkili İngiliz himayesine rağmen belirtilen hakları yeterli görmeyerek 1888 den itibaren “İhtilal Komiteleri” kurarak yer yer isyan etmişlerdir.

İşte bu ortamda Kayseri’de de 1890 senesinde bir Ermeni hareketi görülmüş, duvarlara hükümet aleyhinde birçok afiş ve halkın tabiri ile ”hazeyannameler” yapıştırmışlardır.

Bu olaylar 1833 yılında daha da azarak artar. İstanbul’da bile bazı dairelere bombalarla saldırırlar. Devlet bu isyan hareketini şiddetli bir şekilde bastırmıştır.

Halkın çok tedirgin olduğu ve “Ermeni Vurgunu” ismin verdiği isyan hareketini Dülger Muharrem Usta isimli okuma, yazma bilmeyen bir şair şu şekilde destanlaştırılmıştır;

ERMENİ VURGUNU DESTANI

            Sene bin ikiyüz çün doksanaltı                      Zahmet çekip sonra oldular pişman

            Toplandı kâfirler yazdılar şirket                   Gösterin gidelim bize bir mekân

            Leşker sevkettiler gecenin katı                      Mallarımız yağma haneler viran

            Yapıştı yaftalar şadoldu millet                      Baykuşlar ötüyor saat bu saat.

Milleti Ermeni açtı bir alay                           Saat bu sözleri bilenleri çok

Aslı ham demirdir tutar mı kalay                  Uyur yılan uslu duranlardan kork

            Diktiler onbaşı, çavuş, miralay                     Gâvur bastı diye çaldılar bir..

Paşaları büyük şeytandan eşet                      Böyle vermiş mürşitleri icazet.

Eşet ahaliye ağı saçtı                                    İcazet alanlar oldu çöl beği

Tehlikede durum orta karşıtı                         Ölenlerin tükenmiştir kepeği

Kimi tevkif oldu kimisi kaçtı.                         Öldürene sürüdürler köpeği

Merhameti büyük affetti devlet.                    Bu bir darb-ı mesel söylenir elbet.

Devletsiz servetsiz divana varın                    Elbet Osmanlı’da sahip kıran çok.

Keşiş derki üç günecek sağalın                     Çoluk çocuk kaldı hep boynu buruk

Varın İngilizden bir beylin alın                     Biz ettik biz bulduk bahanemiz yok

Eğer verilirse büyük müstenet,                      Hele şükür cüz’i oldu sahamet

Müstenet şiştiniz hem şımardınız                  Sahamet çok oldu mecruhlar yatır

Bu sırada tutmaz oldu ardınız                       Ne ülfet muhabbet ne kaldı katır

Ingilize şikayete vardınız                              Ellerinde kama sapı kör satır

Ingiliz der bu ne hal bu keyfiyet                    Bundan kurtulanlar gayri selâmet

Keyfiyet kırdılar bizi meydansız                    Selâmet yasını bir kırk gün tuttuk

Kimi kanat kırdı kimi cansız                          Alış verişi, kârı, kisbi unuttuk

Bin batman pastırma gitti çamansız              Lâf ilâzım değil biz hapı yuttuk

Sızgıt oldu çömleklere mücerret.                   Nasip imiş geldi buldu bu kısmet.

Mücerret vurdular bi garazına                      Kısmet bizim imiş size ne oldu

Ahir uğrattılar zilmarazına                           Ferik Liva Paşa arayı buldu

Duçar olduk derdin onulmazına                    Büyük küçük hacı hoca yoruldu

Etmediler zerre kadar merhamet                  Allah razı olsun ettiler gayret

Merhamet etmezler gayri bir zaman             Gayret ile olur viranlar mamur

Paşa bakmaz halimize pek yaman                 Efendide kerem kulda olur kusur

Üç gün kaldık kilisede perişan                      Cümlenin kusurun affeder Gavur

Eğer alır isek bir büyük ibret                        1313 de bitti bu sohbet

İbret yarelere gelir merhemler                                  Dülger Muharrem Usta[3]

Turuba göl oldu dökülen demler

Aslı nesli belli biraz ademler

Yüzümüzden çekti haylice zahmet


[1] Şaşmaz Musa, İngiliz Kaptan Cooper’in Kayseri Konsolosluğu, I. Kayseri Yöresi Tarih Sempozyumu, Kayseri 1997, s. 327
[2] Adı Geçen Makale, s332-336
[3] Dülger Muharrem Usta: Kayseri'nin Selaldı Mahallesindendir. Ümmidir. Çok uzun boylu, iri vücutlu, güzel davudî sesli bir kişidir. Sanatı dülgerlik olmakla beraber inşaat işi bulamadığı zamanlarda nalıncılık yaptığı için “Nalıncı” ya da “Dülger Muharrem Usta” olarak tanınmıştır. Eli işiyle meşgulken dili de şiir söylermiş. Çok sayıda koşmaları, destanları olan ve meyveler üzerine söylediği destanı çok sevilen şair, Zincirli destan [zincirleme/koşma şeklinde destan]söylemekte de mahirmiş. Muharrem Usta'nın Vahdetî mahlasını kullandığı zannedilmektedir. Birinci Cihan Savaşından önce (1914) önce vefat etmiştir.


Bu bilgiler, Halit Erkiletlioğlu tarafından yazılan Geniş Kayseri Tarihi kitabından, yazarın izni ile alınmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. (www.kayserim.net)..
Geniş Kayseri Tarihi Kaynakça

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Talas / Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.