Kurşunlu Cami Medresesi ve Sadık Efendi
Osman Nuri Paşa, yöneticiliği sırasında Kurşunlu Cami’nin tamiratını yaptırtmış ve caminin batı tarafına yeni bir medrese inşa ettirmiştir. Medresenin...
Osman Nuri Paşa, yöneticiliği sırasında Kurşunlu Cami’nin tamiratını yaptırtmış ve caminin batı tarafına yeni bir medrese inşa ettirmiştir. Medresenin müderrisliğine de dönemin ileri gelen din adamlarındanSadık Efendi’yi tayin etmiştir.[1]
Mehmed Sadık Efendi, Hasbek Mahallesi’nde Deli Ali Camisi imamı Mehmed Efendi’nin oğludur. 1768 (1182) tarihinde Hasbek mahallesinde doğmuş, küçük yaşta yetim kalmış, ağabeyinin himayesi altında tahsiline devam etmiş ve 1816 (1231) senesinde Kayseri’de Pervane Bey Medresesi’nin müderrisliğine tayin edilmiştir. Aynı zamanda Seyfullah Camisi ve Serçeönü Camisi imam-hatiplik görevlerini de yürütmüş bir ara ramazanda Gemerek’e giderek orada vaaz ve nasihatta bulunmuştur. Sâdık Efendi, Kayseri’de elli seneden fazla hizmet etmiş, yüzlerce öğrenci yetiştirmiş, 66 yaşında iken, 1834’te Kurşunlu Cami medresesine tayin edilmiş ve 81 yaşında olduğu halde (Hicri tarihe göre 84 yaşında) vefât etmiştir. Mezartaşında şu ifadeler vardır;
Zamânın seyyidi Sa’dî-eser Sâdık Efendi’dir.
Şürût-i resm-i âdâba ri’âyet eyle gel yâ hû
İlgili Haberler
Denirse bu makama Kâ’betü’t-tüllâb şâyândır.
Gelip sen “iste’inû” nutku ile ol şefâ’at-cû
Tabîb-i hâzık iken zâtı hakka illet-i cehle
Dirigâ âkibet hâke bırakdı Çarh-ı kîne-cû
Yerin Mahdûmu tutsun ilm ile hayrü’l-halef olsun
Derûnun cevher-i irfân ile Hak eylesûn memlû
Eder züvvâra mes’ud hâmemiz iş’âr târihin
Emel-cu ol makam-ı Hâce-i Sâdık Efendi bû 1266 (1849)
(Bu vaktin efendisi Sadi gibi eser sahibi olan Sadık Efendidir.
Kardeş, edeb kurallarına uy da buraya öyle gel
Bu makama talebelerin kâbesi denilse yeridir
Sen de “Allah’tan yardım dileyin” ayeti ile şefaati ara
Onun zatı, cehalet hastalığını iyi eden bilgili hekim gibidir
Yazıklar olsun intikamcı felek sonunda onu toprağa bıraktı
Yerini ilimle oğlu tutsun, hayırlı bir halef olsun
Hak onun içini irfan incileri ile doldursun
Ey Mesud! Ziyaretçilere kâlemimiz onun (ölüm) tarihini işaret eder
Burası ümit arayan Hoca Sadık Efendi’nin makamıdır.)
Söz konusu bu fâzıl zât hakkında o asrın âriflerinden tatlı dilli şâir, Feyzî Efendizâde Hilmî Efendi tarafından yazılan güzel kaside de aşağıdadır;
Bârek Allah Kayseriyye şehrinin erkânına
Ehlinin yokdur mu’âdil ilmini irfânına
Bunda ta’lîm tâ’alüm bunda tahsil-i ulûm
Hâmeâkeş olmaz mı âlem medh-i bî-pâyânına
Zînet-ârâ-yı semâ-ı âlem-i fazl u kemâl
(Fâi) binlerce fuhûl düşdü der-i ihsânına
Kutb-i aktâb-ı cihân Mevlâ-yı monlâ-yı enâm
Feyz alırdı kim girerse bezm-i dürr-efşânına
Bir mühim müşkil mi vardır kim kala mübhem aceb
Arz olunsun da o iklîm-i ilim sultânına
(Kayseri şehrinin ileri gelenlerini Allah mübarek etsin
Orada bulanların ilmine, irfanına benzer yoktur.
Öğretmek, öğrenmek buradadır. İlimlerin tahsili buradadır.
Cihân, (onun) sonsuz övgüsü için kâlem ele almaz mı?
Özellikle, Sâdık Efendi Hoca’ya saygıyla zamânın
Nu’mân’ı (İmâm-ı Âzam’ıdır) dense, şânına lâyıktır.
Bilgi ve olgunluk dünyasının semasının süsünün süsüdür.
(Bu sebeple), binlerce er gibi, (onun) inci saçan meclisine kim girerse feyz alırdı.
Acaba o, ilim ülkesinin sultânına, mühim bir müşkül (mesele) mi vardır ki, arz olunsun da,
belirsiz kalsın? (anlaşılmasın ?)
Aynı sene içinde 1849 yılında (H. 1265) Kayseri’li din adamlarından Nuh Efendi Hoca vefat etmiştir. Vefat tarihini Müftizâde Mehmed Sâid Efendi şu beyitlerle düşürmüştür:
Okuyup bir fâtihâ tarihini yazdı Said
Saha-i oldu Nûh Efendi hâceye oldu makam (H. 1265)
(Said bir Fatiha okuyup tarihini yazdı
Cennet Nûh Efendi Hoca’ya makam oldu.)
[1] Mirat-ı Kays. 188.
Bu bilgiler, Halit Erkiletlioğlu tarafından yazılan Geniş Kayseri Tarihi kitabından, yazarın izni ile alınmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. (www.kayserim.net)..
Geniş Kayseri Tarihi Kaynakça





