Melik Emir Gazi
Bu sıralarda Danişmend Gümüştigin Ahmet Gazi ölünce üç oğlundan Emir Melik Gazi, Yağan’ı öldürerek diğer kardeşi Ayn üd Devle’yi de uzaklaştırarak Mal...
Bu sıralarda Danişmend Gümüştigin Ahmet Gazi ölünce üç oğlundan Emir Melik Gazi, Yağan’ı öldürerek diğer kardeşi Ayn üd Devle’yi de uzaklaştırarak Malatya’da Danişmendli tahtına çıktı. Dindar ve faziletli bir hükümdar olan Danişmend Gazi Anadolu’nun İslâmlaşmasında çok mühim rol oynadı. Onun bu cihad ruhunu İbnül Kemal İlyas bin Ahmed kendisine Kayseri’de sunduğu “Keşfü’l Akabe” isimli eserinde şöyle anlatıyor, “Dünyanın dört bir yanından âlimler o hazrete yöneldiler ve her biri ilim ve saadetlerini yaymaları miktarınca itibar gördüler. Bütün Rum, Şam ve Ermeni memleketleri Sahîb-i Azam’ın yüzü suyu feyziyle süslendi.”[1]
Melik Gazi, 52 sene süren saltanatı sırasında birçok fetih ve akınlarda bulundu. Sultan Mesud’un kardeşi, Ankara ve Kastamonu Melik’i Arab’a karşı Sultan Mesud’la birleşerek savaştı. M/1127 tarihinde savaşı kazanarak damadı Sultan Mesud üzerinde güçlü bir otorite kurmuş oldu. Hatta başarıları halife El-Müsterşid tarafından takdir edilerek kendisine birçok hediyeler gönderildi. Bu hediyeler arasında Emir Gazi’ye bağlılık işareti olarak boynuna takılmak üzere bir altın yaka, altın bir asa, siyah bayrak ve onun huzurunda çalınacak (kös) davul vardı. [2] Ayrıca Melik ünvanı da tasdik edilmişti.
Ancak bu hediyeleri getiren elçiler Malatya’ya ulaştıklarında Emir Melik Gazi’nin ateşli ve ağır bir hastalıktan yatmakta olduğunu gördüler, birkaç gün sonra da Malatya’da öldü. (H/528-M/1134) Halifenin elçileri getirdikleri hediyeleri Sultanın oğlu ve halefi Emir Mehmed’e vererek döndüler.
Emir Melik Gazi, sağlığında yaptırdığı Pazarören yakınında ki türbesine mumyalanarak taşınmıştır. Mumyalı cesedi son senelere kadar bozulmadan duruyor ve halk tarafından ziyaret ediliyordu.1981 senesinde cesedin bir bölümü dikkatsiz bir türbedar tarafından kaza ile yakılmıştır.
İlgili Haberler
Aynı türbede bulunan ve halk tarafından “Kesikbaş” olarak anılan Baş’ın ise Dulkadiroğullarından Karaca Beğ’in oğlu Halil Beğ’e ait olduğu ve Memlûk Sultanı Berkuk’un emriyle kardeşi İbrahim tarafından Harput’ta H/788-M/1386 senesinde öldürülerek Melikgazi türbesine konulduğu iddia edilmektedir.[3]
Bu dönemde Heratlı Hanefi Fakihi, Abdülmecit İbn İsmail İbn Said Kayseri’ye gelip yerleşen ilim adamlarındandır. H/537-M/1142 tarihinde Kayseri’de ölmüştür.[4] Evliya Çelebi bu zatın makamının Cami-i Kebirde bulunduğunu bildirmektedir.[5]
[1] İbnü’l Kemal, İlyas Bin Ali, Kefü’l – Akabe, Süleymaniye Kütüphanesi, No. 5426, s. 250
[2]Abu’l Farac Tarihi, TTK, Cilt II, s. 367, Ank. 1987, Çev: Ömer Rıza Doğrul.
[3] İsmail Hakkı Uzuncürşılı, Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu Karakoyunlu Devletleri, II. Baskı, Ank.
[4] Cahen, s. 147
[5] Evliya Çelebi Seyahatnamesi, s. 73
Bu bilgiler, Halit Erkiletlioğlu tarafından yazılan Geniş Kayseri Tarihi kitabından, yazarın izni ile alınmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. (www.kayserim.net)..
Geniş Kayseri Tarihi Kaynakça





