Psikolog Hanife Topcam: “İlişkilerin ilk döneminde gerçekleri göremiyoruz”
Psikolog Hanife Topcam; “Şimdi aslında evliliğin ilk aylarında olduğu gibi, ilişkinin ilk aylarında, insan ilişkilerinin ilk aylarında eğer ortada bir aşk varsa, tutku varsa, onlar zaten bizi hormonlarımız yönetiyor tutku olduğu zaman. Akıl bir yer sonra devre dışı bırakılıyor. Devre dışı kalıyor daha doğrusu. Hormonlarımız tarafından aklımız devre dışı bırakıyor. Akılla tutku bir arada olmaz. Tutku her zaman galip gelir. Hiçbir şey akılla konumlandıramazsınız. O nedenle işte hep söylediğim bir
Psikolog Hanife Topcam, Kayseradar ve Radyoradar ortak canlı yayınında ‘Psikoloji Saati’ programına katılarak moderatör Merve Esersoy’un sorularını yanıtladı.
Psikolog Hanife Topcam, ilişkilerin ilk döneminde yoğun hormon etkisiyle aklın devre dışı kaldığını ve bu durumun bireyleri sağlıksız ilişki ve evlilik kararlarına sürükleyebileceğini belirtti. Topcam; “Şimdi aslında evliliğin ilk aylarında olduğu gibi, ilişkinin ilk aylarında, insan ilişkilerinin ilk aylarında eğer ortada bir aşk varsa, tutku varsa, onlar zaten bizi hormonlarımız yönetiyor tutku olduğu zaman. Akıl bir yer sonra devre dışı bırakılıyor. Devre dışı kalıyor daha doğrusu. Hormonlarımız tarafından aklımız devre dışı bırakıyor. Akılla tutku bir arada olmaz. Tutku her zaman galip gelir. Hiçbir şey akılla konumlandıramazsınız. O nedenle işte hep söylediğim bir şey var. Serotoninimiz, dopaminimiz, oksitosinimiz onlar yüksek miktarda olduğu için ve bizi yükselttiği için biz orada sadece bulutların üstünde bir mutluluk hissettiğimiz için maalesef karşı tarafa karşı bir körlük gelişiyor bizde. Ve o körlükte maalesef işte bizim karşı tarafla bazen uyumlu olmadığımız halde bile bir takım kararlar vermemize evlilikle sonuçlanmasına neden oluyor. Ya da zaten aşkla evlenmesiniz de bir müddet tanıdıktan sonra evlenmeye karar verseniz bile aynı evin içine girdiğiniz zaman işte bir kere cinsel paylaşımın işte hormonları arttırmasından kaynaklı ilk zamanlar kendimizin hani bir takım eksik ve aksaklıklarını göz ardı etme kapasitemiz var tabii ki. Yeni başlamış bir şeydi hemen de eleştirelim dememekten kaynaklı. Bizim aslında gözümüzde perde oluyor. Biz bir müddet o perdeyle yaşıyoruz. Daha sonra biz o kişiyle aynı evde yaşamaya alışıyoruz. Standart rutin bir hayatımız oluyor. Bizim hormonlarımız böyle rutine biniyor. Daha sonra biz hayatın gerçekleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Hep örnek verdiğim bir şey vardı. Mesela biriyle evlenmeye karar verdiğimizde ailelerimiz bize der ki o size uygun değil. Çünkü neden? Onlar açık bir zihinle olumlu olarak bir şey olarak bakıyorlar. Objektif olarak bakıyorlar. Diyorlar ki işte bir takım kriterleri de uygun değiller. Sonra da sorun yaşarlar. Çünkü sizi en iyi tanıyan insanlar eğer tabii ki iç görülü bir aileyse onlar olduğu için onların gördüğünü biz göremeyiz. İçine girdikten sonra görüyoruz. Bak ailem doğruymuş diyor ya birçok insan. Bunun sebebi biz hormonlarımız tarafından o esnada yönetiliyoruz. Onun verdiği mutluluk bizim oradaki işte bir takım akıl yürütmemizi maalesef kitliyor” ifadelerini kullandı.





