Gece hareketli gündüz uykulu: Mama ve su kaplarının yerini unutan kediler Alzheimer olabilir
Veteriner Hekim Kadriye Özdemir, kedilerde Alzheimer hastalığının belirtileri ile ilgili, “Bu hastalığın ilk olarak teşhisine gidilmesi gerekiyor fakat beyin biyopsisi ile yapılan bir teşhis olduğu için canlı hayvanlarda çok mümkün bir durum değil.
Veteriner Hekim Kadriye Özdemir, kedilerde Alzheimer hastalığının belirtileri ile ilgili, “Bu hastalığın ilk olarak teşhisine gidilmesi gerekiyor fakat beyin biyopsisi ile yapılan bir teşhis olduğu için canlı hayvanlarda çok mümkün bir durum değil. Bu hastalığın semptomları gece daha fazla aktif olup gündüzleri daha fazla uyuma, mama ve su kaplarının yerini bulamama, sahibini tanıyamama, huysuzluk, agresyon gibi davranış bozukluklarıyla ilk başta ortaya çıkıyor. Bu hastalığın teşhisini koyabilmek için diğer hastalıklardan elimine ederek bir yol izlenilmesi gerekiyor. Çünkü bu semptomlar sadece Alzheimer hastalığında değil, tiroid hastalıklarında, böbrek hastalıklarında, yüksek tansiyon ve tümörel yakılarda da karşımıza çıkan semptomdur. Bunlardan elimine edip daha sonrasında kesin teşhiste o şekilde varılması gerekiyor” dedi.
Kedilerde Alzheimer hastalığı yaşanabiliyor. Bunun belirtileri ise mama ve su kabının yerini unutma, sahibi tanıyamama gibi durumlar olarak karşımıza çıkıyor. Veteriner Hekim Kadriye Özdemir, tedavisi olmadığını ve bu tür belirtilerde farklı bir hastalık da olabileceğini kesin tanı ile alzheimerın anlaşılabileceğini belirtti. Özdemir, “Kedilerde Alzheimer, insanlardaki Alzheimer ile aynı bir hastalık. Genellikle 11 ile 15 yaş üzeri kedilerde çok sık gördüğümüz bir hastalıktır. Irksal olarak çok fazla yatkınlığı yok fakat İran, Siyam kedileri gibi uzun ömürlü hayvanlarda en az 3'te 1 oranında karşılaştığımız bir hastalık. Bu hastalığın ilk olarak teşhisine gidilmesi gerekiyor fakat beyin biyopsisi ile yapılan bir teşhis olduğu için canlı hayvanlarda çok mümkün bir durum değil. Bu hastalığın semptomları gece daha fazla aktif olup gündüzleri daha fazla uyuma, mama ve su kaplarının yerini bulamama, sahibini tanıyamama, huysuzluk, agresyon gibi davranış bozukluklarıyla ilk başta ortaya çıkıyor. Bu hastalığın teşhisini koyabilmek için diğer hastalıklardan elimine ederek bir yol izlenilmesi gerekiyor. Çünkü bu semptomlar sadece Alzheimer hastalığında değil, tiroid hastalıklarında, böbrek hastalıklarında, yüksek tansiyon ve tümörel yakılarda da karşımıza çıkan semptomdur. Bunlardan elimine edip daha sonrasında kesin teşhiste o şekilde varılması gerekiyor” şeklinde konuştu.
‘KALAN ÖMRÜNÜ DAHA KONFORLU GEÇİRMESİNİ SAĞLAYABİLİRİZ’
Veteriner Hekim Özdemir, tanı konulduktan sonra yapılması gerekenler ile ilgili, “Herhangi bir tedavisi yok insanlarda da olduğu gibi maalesef fakat bu hastalığa yakalandıktan sonra, teşhisi kesin bir şekilde konulduktan sonra hem ilerleyişini yavaşlatıp hem de hayvanın kalan ömrünü daha konforlu bir şekilde geçilmesini sağlayabiliriz. Bunun için kullanabileceğimiz, diyet listesine ekleyebileceğimiz bazı takviyeler var. Bunlar antioksidanlar, B vitamin takviyeleri, yine vitamin, mineral takviyeleri, omega 3 takviyeleri gibi takviyeler de kullanılabilir. Bu hayvanları hem Alzheimer'a yakalanmasını engelleyebilmek için hem de yakalandığı zaman konforlu bir şekilde geçirebilmesi için çevresel faktörlerin olabildiğince az şekilde değiştirilmesi gerekir. Daha sonrasında çok yumuşak, naif bir şekilde davranılmalı, yaşam kalitesi olabildiğince arttırılmalı ve stres faktörlerinin tamamen ortadan kaldırılması gerekiyor” şeklinde konuştu.





