Türkiye’den İsrail’e Sert Tepki: "Savaş Suçlarının Hesabını Vermekten Kaçamazsınız"
Türkiye ve İsrail arasındaki askeri ve diplomatik gerginlik yeni bir boyuta ulaştı. Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu hakkında kırmızı bülten talep edildi.
Türkiye ve İsrail arasındaki askeri ve diplomatik gerginlik yeni bir boyuta ulaştı. Türkiye Adalet Bakanlığı tarafından İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu hakkında kırmızı bülten talep edildi. Bunun ardından, Tel Aviv yönetiminden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sert bir açıklama geldi. Türk makamları ise ardından bu açıklamaya tepki gösterdi.
İsrail Cephesinin İddiaları
Netenyahu’nun ofisinden yapılan resmi açıklamada, Türkiye’nin Suriye coğrafyasındaki askeri nüfusu arttırmaya çalıştığı öne sürüldü. Yaptığı açıklamada , “ Erdoğa Kürtleri katleden, Hamas terör örgütünün katliamını ise destekleyen ve kendi halkına ise baskı uygulayan antisemitik bir diktatördür” ifadelerini kullanmıştı.
Tansiyonu arttıran diğer bir etken ise Ankara’nın attığı hukuki adım oldu. Gazze’ye insani yardım yapmayı hedefleyen Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda yapılan müdahale sebebi ile, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından Netenyahu ve bürokrat Afet Moskovitch hakkında uluslararası düzeyde bir arama kararı (kırmızı bülten) çıkarılmasının istendiği açıklanmıştı. Bu talebin ise Temmuz ayındaki “soykırım “ suçlaması ile ilişkili yakalama kararı olduğu aktarıldı.
İletişim Başkanlığı İse Açıklama Yaptı
İlgili Haberler
İsrail’den gelen suçlamaların ardından İletişim Başkanlığı sosyal mecralarda bir bildiri yayımladı. Yayımladığı bildiride İsrail Başbakanlık Ofisinin hadsiz hezeyanlarına ilişkin açıklama başlığı ile
şu ifadeler kullanıldı, “İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan, tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanları; savaş suçları ve insanlığa karşı suçların hesabını vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acziyetin bir başka göstergesidir. Netanyahu ve şürekasının seçimlerde kendisine avantaj sağlamayı da amaçlayan bu ucuz siyasetinin, ne kendi toplumunda ne bölgemizde ne uluslararası toplumda ne de bizde herhangi bir karşılığı yoktur.Soykırım suçlamasıyla uluslararası adalet mekanizmalarının önünde hesap vermeyi bekleyen bir yönetimin bu seviyesiz açıklamaları, Türkiye’nin sözünün ve Cumhurbaşkanımızın hakikat karşısında susmayan duruşunun kimleri ne ölçüde rahatsız ettiğinin ibretlik bir vesikasıdır.Son günlerde giderek daha açık biçimde görüldüğü üzere, İsrail’de seçim kampanyası sorumsuz bir güvenlikçi popülizmin ve giderek sertleşen bir tehdit siyasetinin etkisi altına girmiştir.Netanyahu yönetiminin Türkiye’yi yeni bir tehdit figürü olarak inşa etme çabası da bu ucuz siyasetin bir parçasıdır. İç siyasi rekabet uğruna sürdürülen bu tehdit siyaseti ve gerilimi tırmandırma çabası, yalnızca İsrail toplumu açısından değil, bölgesel ve küresel barış ve istikrar açısından da ciddi riskler taşımaktadır.Türkiye, dün olduğu gibi bugün de zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya; bedeli ne olursa olsun bölgemizde barışı, adaleti ve istikrarı kararlılıkla savunmaya devam edecektir” diyerek İsrail’e yanıt verdi.
İsrail Başbakanlık Ofisi’nin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan hadsiz ifadeleri, Gazze’de işlediği soykırım ve insanlık suçlarının hesabından kaçmaya çalışan siyonist Netanyahu ve hükûmetinin çaresizliğinin yeni bir tezahürüdür.
Gazze’deki soykırımın baş…Reklam— Numan Kurtulmuş (@NumanKurtulmus) August 21, 2026
İsrail Başbakanlık Ofisinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan, tarihî gerçeklerden ve siyasi ciddiyetten yoksun hadsiz hezeyanları; savaş suçları ve insanlığa karşı suçların hesabını vermekten kaçan bir yönetimin içine düştüğü acziyetin bir başka…
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 21, 2026





