TAVUK ÜRETİCİLERİNE KAYYIM: FİYATLARLA MÜCADELE Mİ, SERBEST PİYASAYA MÜDAHALE Mİ?
Türkiye ekonomisinde son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri, beyaz et sektörünün önde gelen üretici firmalarına yönelik kayyım kararı oldu. Milyonlarca vatandaşın sofralarında önemli yer tutan tavuk eti piyasasında yaşanan bu gelişme, yalnızca bir adli soruşturma olarak değil, aynı zamanda ekonomi yönetimi, rekabet hukuku ve yatırım ortamı açısından da değerlendirilmesi gereken bir olaydır.
Resmî açıklamalara göre soruşturmanın temelinde, bazı firmaların fiyatları birlikte belirledikleri ve piyasa koşullarını bozdukları iddiası yer alıyor. Eğer bu iddialar doğruysa, elbette devletin rekabeti koruma görevi vardır. Serbest piyasa ekonomisi, kuralsızlık anlamına gelmez. Tam tersine, serbest piyasanın sağlıklı işlemesi için rekabetin korunması gerekir. Kartelleşme, tüketicinin aleyhine çalışan ve piyasayı bozan bir davranıştır.
Ancak tartışma tam da burada başlıyor.
Çünkü kamuoyunda en çok konuşulan konu, soruşturmanın varlığı değil, kullanılan yöntemdir. Şirketlere "denetim kayyımı" atanması, birçok yatırımcı ve iş dünyası temsilcisi tarafından dikkatle izlenmektedir. Zira kayyım uygulaması, Türkiye'de uzun yıllar daha çok terör, örgütlü suçlar veya şirket yönetimlerinin faaliyetlerini sürdüremediği durumlarda gündeme gelmişti. Bugün ise temel bir gıda sektöründe faaliyet gösteren büyük üreticiler için uygulanıyor olması yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanıyor.
Ekonominin temel kurallarından biri güven unsurudur. Bir yatırımcı için vergi oranları kadar, faiz oranları kadar, hatta bazen onlardan daha fazla hukuki öngörülebilirlik önem taşır. Şirketler, hangi davranışın hangi yaptırımla karşılaşacağını önceden bilmek ister. Bu nedenle soruşturmaların şeffaf, delillere dayalı ve hukuki güvenliği güçlendirecek şekilde yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Öte yandan vatandaş cephesinden bakıldığında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Son yıllarda gıda fiyatlarında yaşanan sert yükselişler nedeniyle tüketicinin önemli bir bölümü, devletin fiyat artışlarına karşı daha sert tedbirler almasını destekliyor. Market raflarında sürekli yükselen fiyatlarla mücadele eden vatandaş açısından bu tür müdahaleler, "Nihayet Birileri Hesap Veriyor" duygusunu güçlendirebiliyor.
Aslında burada iki farklı beklenti karşı karşıya geliyor.
Bir tarafta daha düşük fiyat isteyen tüketiciler, diğer tarafta hukuki güvence ve öngörülebilirlik isteyen yatırımcılar bulunuyor.
Ekonomik istikrarın sağlanabilmesi için her iki tarafın da korunması gerekiyor.
Bugün asıl cevaplanması gereken soru şudur:
Eğer ortada gerçekten bir kartel yapılanması varsa, bunun tüm delilleriyle ortaya konulması gerekir. Eğer yoksa, uygulanan yöntemin piyasalarda oluşturacağı güven kaybının maliyeti de göz ardı edilmemelidir.
Çünkü güçlü ekonomi yalnızca fiyatları kontrol ederek değil, aynı zamanda hukuka, rekabete ve yatırım güvenine dayanan bir sistem kurarak inşa edilir.
Tavuk sektöründe yaşanan bu gelişme, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin ekonomi politikalarının hangi yöne gideceğini göstermesi açısından da önemli bir örnek olacaktır. 15.06.2026
Serbülent Altıparmak
Kaynak: Kayserim.net
Kayseri





