Cesareti Dikişe İşleyen Kadın: Nejla Kartal
Bir Şaldan İlhamla: Nejla Kartal Kayseri’de yaşayan Nejla Kartal, genç yaşlarında tanıştığı dikişi, bugün kadınlara ilham olan bir üretim hikâyesine dönüştürdü. “İşte Kadın” programına konuk olan Kartal, evinde başladığı bu yolculuğu, şallardan diktiği kıyafetlerle, maharetli elleriyle ve dokuma sevgisiyle şekillendirdi. Gülcan Özdemir’in samimi sorularıyla derinleşen bu söyleşi; cesaretin, emeğin ve kadın dayanışmasının değerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Aileden Gelen Maharet, Kendi Yolculuğu
Nejla Kartal’ın dikişle tanışması, annesinin de dikiş dikmesiyle başlıyor. Ancak onu diğerlerinden ayıran, bu yeteneği zamana, zevke ve hayale dönüştürme becerisi. Çocuklarına ve torununa kıyafetler dikerek başladığı bu yolculuk, zamanla üretime ve satışa evriliyor. Çeyizlik ürünlerle başlayan bu süreçte ilk satışı bir yatak örtüsü oluyor. İlk kazancının heyecanını hâlâ hatırlıyor.
Barina Dikiş: Gelenekten Modern Tasarıma
Kartal’ın markası “Barina Dikiş”, adını Çerkes kültüründeki ‘barina’ yani farbalı, kabarık, gösterişli elbiselerden alıyor. Bu kültürel miras, onun ürettiği giysilere sadece bir isim değil, aynı zamanda bir ruh katıyor. Tokat’a yaptığı bir ziyaret, şallardan elbiseler dikme fikrini doğuruyor. %100 pamuklu, renkli ve otantik desenli kumaşlarla çalışmayı tercih ediyor. Kumaşın kaygan olmaması, işçiliği kolaylaştırıyor. Çoğu ürünü kalıpsız, yalnızca birkaç katlama ve dikişle şekillendiriyor.
Maharetli Eller’le Dönüşen Bir Hayat
Nejla Kartal’ın üretimi, Talas Belediyesi’nin “Maharetli Eller” projesiyle kamusal bir boyut kazanıyor. Bu platform, evde üretim yapan kadınlara ürünlerini sergileme imkânı sunuyor. Kartal, arkadaşının davetiyle katıldığı bu projede hem dikişlerini sergilemeye başlıyor hem de farklı kadınlarla tanışarak üretim şevkini artırıyor. Her ayın ilk ve üçüncü pazarında stand açarak, ürünlerini yüz yüze satma fırsatı buluyor.
Cesareti Dikişe İşleyen Kadın
Kartal, sadece dikiş diken bir kadın değil; aynı zamanda kendini, hayatını ve cesaretini dikişlerine işleyen bir örnek. Dikişi öğrenmek isteyenlere verdiği tavsiye net: "Makine dikişini öğrensinler. Sevgiyle yapılırsa herkes yapabilir." Kızı dahi üniversite sonrası onun diktiği ürünleri görüp dikişe ilgi duymuş. Üstelik, kendi elleriyle ürettiği kıyafetleri giymenin, satın alınmış hiçbir kıyafetin veremeyeceği bir hissi olduğunu vurguluyor.
İlgili Haberler
Evde Üretimden Toplumsal Katkıya
Program boyunca Nejla Kartal, üretmenin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir güç olduğunu da hatırlatıyor. Dikişin yalnızca geçim kaynağı değil, ruhu besleyen bir uğraş olduğunu vurguluyor. Onun ürünleri arasında şal elbiseler, masa örtüleri, peçeteler, pareolar, bebek tekstil ürünleri ve daha niceleri yer alıyor. Tüm ürünleri el emeğiyle, titizlikle hazırlanıyor. Hatta zaman zaman ürünleri hediye etmeyi, satmaktan daha çok sevdiğini dile getiriyor.
Yeni Hayallere Açılan Kapı: Workshop ve Eğitim
Programda sıkça önerilen konulardan biri de Kartal’ın eğitim vermesi, küçük dikiş atölyeleri kurması oluyor. Özellikle pareo yapımı, dikiş başlangıç teknikleri, çocuklarla birlikte düzenlenecek atölyeler gibi fikirler büyük beğeni topluyor. Kartal da bu fikre sıcak bakıyor. "Belki de gerçekten başlamalıyım," diyerek, eğitim sürecine dair ilk kıvılcımı izleyicilerin huzurunda yakıyor.
Cesaretin Yaşı Yok, Emeğin Sınırı Yok
Programın ilerleyen dakikalarında bir izleyici “57 yaşındayım, dikiş dikiyorum ama satamam diye düşünüyorum” diye yazıyor. Kartal’ın cevabı ise tüm kadınlara bir çağrı niteliğinde:
"Hiçbir şey için geç değil. Ben de satamam diyordum, ama denedim. Bir ay önce bile başlasaydım, daha çok yol almış olurdum."
Gelecek Vizyonu: İhracat ve Kadın Ekibi
Her ne kadar şimdilik üretime yetişemediği için büyük siparişler almasa da Nejla Kartal’ın vizyonu geniş. Gülcan Özdemir’in önerisiyle, küçük bir ekip kurarak seri üretim yapma fikrine sıcak bakıyor. Özellikle yurtdışında Türk el emeğine olan ilginin farkında. Kendi ifadesiyle “inşallah” diyerek, gelecek için umutla planlar kuruyor.





