Sanatla Şekillenen Yolculuk: Özlem Eken’in Seramik ve Cam Hikâyesi
Gelenekten Geleceğe: Seramiğin Sıcak Yolculuğu Sanatçı Özlem Eken, el emeğiyle şekillendirdiği seramiklerin yalnızca birer eşya değil; ruhunu, duygularını ve bir sanatçının iç dünyasını taşıdığını söylüyor. Seramiğin hem sanatsal hem de endüstriyel yönüne dikkat çeken Eken, bu alanın insanların hem estetik hem de ekonomik ihtiyaçlarına cevap verebildiğini vurguluyor. Sofra ürünlerinden mimari dekorlara kadar geniş bir yelpazede eser üretiyor.
“Ucuzsa Şüphelenin”: Sofrada Sağlıklı Seramiğin Önemi
Sofra ürünlerinde sağlığa uygun sır ve hammaddelerin kullanılmasının önemini belirten Eken, özellikle bilinmeyen veya merdiven altı üretimden kaçınılması gerektiğini söylüyor. Kurşun içeren sırların kullanıldığı ürünlerin insan sağlığına zarar verebileceğine dikkat çeken sanatçı, tescilli markaların veya eğitimli seramik sanatçılarının ürünlerinin tercih edilmesini öneriyor.
Kurslar, Kalıplar ve Kalplere Düşen İzler
Özlem Eken, birkaç aylık kurslarla “seramik sanatçısı” olunamayacağını açıkça ifade ediyor. Bu alanda başarılı olmak için sadece teknik değil, etik duruşun ve sanata adanmışlığın da önemli olduğunu savunuyor. “Üç aylık eğitimlerle eğitmen olmak doğru değil” diyen Eken, kendi eğitim sürecinin yıllara yayıldığını, hâlâ öğrenmeye devam ettiğini belirtiyor.
Sanatçının Elinden Tek Parça: “İzlerim Kalsın İstiyorum”
Her eserinin tek olduğunu, aynı eseri tekrar yapmadığını söyleyen Özlem Eken, bu tercihini “her parça benim bir parçam” sözleriyle açıklıyor. El yordamıyla, şekillendirme sırasında eser üzerinde izlerini bilinçli şekilde bıraktığını ve bu izlerin “emeğin kimliği” olduğunu ifade ediyor.
Ulusal ve Uluslararası Sergilerde Yer Bulan Bir İmza
Özlem Eken’in eserleri İstanbul, Ankara ve Paris gibi sanatın merkezlerinde sergileniyor. “The Dance of the Art”, “Winter Time” ve “Art Ankara” gibi önemli karma sergilere katılan Eken, çalışmalarını hem Türkiye’de hem yurt dışında sanatseverlerle buluşturuyor. Bu sergiler, Eken’in yalnızca eserlerini değil, aynı zamanda felsefesini de taşıdığı platformlar haline gelmiş durumda.
İlgili Haberler
Sosyal Medya Sessizliği: “Sanatın İlk Heyecanı Korunmalı”
Sosyal medyada eserlerini çok sık paylaşmamasının nedeni olarak, izleyiciyle ilk karşılaşma anının etkisini kaybetmesini gösteriyor. Özlem Eken’e göre, sergide bir eserle yüz yüze gelindiğinde hissedilen heyecan, sosyal medya aracılığıyla önceden tüketilmemeli. Bu yüzden çoğu eserini yalnızca sergilerde gösteriyor.
Camla Alev Arasında Bir Dans: Kayseri’de Bir İlk
Cam sanatında “açık alevle şekillendirme” tekniğini kullanan Özlem Eken, Kayseri’de bu alanda çalışan ilk sanatçılardan biri. 1000 dereceye ulaşan özel cihazlarla camı eriterek şekillendiren Eken, bu çalışmalarını çocuklarla atölyelerde buluşturarak sanat eğitimine da katkı sağlıyor. Camla çalışırken fizik, kimya ve sanatın birleştiğini vurgulayan Eken, bu süreçte hem sağ hem sol beynin aktif olduğunu söylüyor.
Çocuklar, Sanat ve Bilimle Tanışıyor
Workshoplar sayesinde çocukların yalnızca sanatla değil, aynı zamanda bilimle tanıştıklarını belirten Özlem Eken; camın fiziksel dönüşümünü gözlemleyerek çocukların yerçekimi, ısı ve malzeme bilgisi gibi konuları deneyimlediklerini ifade ediyor. Bu çalışmalar, çocuklarda analitik düşünme, dikkat ve duygusal gelişimi destekliyor.
Sıfır Atıkla Sanat: Geri Dönüşebilen Malzemelerle Üretim
Camın %100 geri dönüştürülebilir olması, Özlem Eken’in çalışmalarını çevreyle uyumlu hale getiriyor. Kırılan bir cam ürünün yeniden eritilip kullanılabildiğini belirten sanatçı, özellikle sürdürülebilirliğe dikkat çekerek doğaya zarar vermeyen üretim anlayışını benimsediğini vurguluyor.
Sanatçılara Devlet Desteği: “Kadın Girişimci Olmak Yetmiyor”
Sanat galerisi açma hayali olan Özlem Eken, bu süreçte devlet desteklerinin yetersiz olduğunu belirtiyor. Kadın girişimcilere bazı desteklerin sağlandığını kabul eden sanatçı, ancak sanat alanındaki özel girişimlerin yeterince teşvik edilmediğini ifade ediyor. Sergi açmak, sanat üretmek ve bu üretimi sürdürülebilir kılmak için daha fazla koleksiyoner ve yapısal desteğe ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Geleceğe Dair Umutlar ve “Sürpriz” Projeler
Özlem Eken, yakın gelecekte duyuracağı “sürpriz projeleri” olduğunu belirterek, sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmak istediğini söylüyor. Atölye, galeri ve eğitim alanlarında yeni girişimler planladığını ifade eden Eken, seramik ve cam sanatına olan tutkusunu paylaşmayı sürdüreceğini vurguluyor.
Sanatla İç İçe, Hayatla Yan Yana
Özlem Eken’in seramikten cama uzanan yolculuğu; üretimle, bilgiyle, sabırla ve tutkuyla şekilleniyor. Her bir çalışması; ellerinin iziyle, duygularının yüküyle ve estetik bakış açısıyla yoğruluyor. Onun hikayesi, sanatın yalnızca “yapılan” değil, “yaşanılan” bir şey olduğunu gösteriyor.





