“Yeni Nesil Anlatıyor”da Tiyatroya Dair Cesur Bir Manifesto: Ufuk’tan Kayseri’de Sahne Mücadelesi, Yeni Sezon ve Gençlere Çağrı Programın Çıkışı ve Konuğun Odağı
Kayseriadar–Radyo Radar ortak canlı yayınında Rabia Akburak’ın hazırlayıp sunduğu “Yeni Nesil Anlatıyor” programının bu haftaki konuğu tiyatrocu ve yönetmen Ufuk oldu. Yayın, konuğun yaz sezonu boyunca sürdürdüğü yoğun oyun temposunu, yeni sezona dair hedeflerini, tiyatroda disiplin ve prova kültürünü, seyirci–oyuncu ilişkisini ve Kayseri’de sahne ekosisteminin eksiklerini tüm açıklığıyla masaya yatırdı.
Yaz Boyunca Perde Kapanmadı: “Deli Bayramı” ve “Yastık Adam”la Tam Gaz
Ufuk, klasik sezonda devlet ve özel tiyatroların perde kapattığı yaz aylarında oyunlara ara vermedi. “Deli Bayramı”, “Yastık Adam” ve diğer kabare türü yapımlarla Temmuz–Ağustos’ta artan bir ilgi yakaladıklarını, çoğu temsili full gişe oynadıklarını anlattı. Sezon başında salon altyapısındaki zorluklara ( sıcak–klima eksikliği) rağmen, gurbetçilerin dönüşü ve yaz etkinlik açığının ilgiyi belirgin biçimde artırdığını vurguladı.
Yeni Sezon Vizyonu: Kabare Geleneği, Psikolojik–Tarihsel Metinler, Kara Komedi
Yeni sezonda repertuvarın çeşitleneceğini belirten Ufuk, Turgut Özakman’ın çizgisinden beslenen kabare geleneğine özel ilgi duyduğunu; bunun yanında psikoloji, tarih ve polisiye-gerilim ekseninde oyunlar keşfetmeye devam ettiğini söyledi. “Yastık Adam” örneğinde olduğu gibi absürt kurgu ve kara komediyi bir potada eriterek seyirciye “Daha önce böyle bir şey izlememiştim” duygusunu vermeyi hedefliyor.
İlgili Haberler
Ekip Yapısı: 30 Kişilik Çatı, 15 Kişilik Oyuncu Kadrosu
Topluluğun yaklaşık 30 kişilik bir çekirdeği var; bunun 15’i aktif oyuncu. Geri kalan kısımda ışık–ses, aksesuar, dekor ve organizasyon görevlerini üstlenen teknik–idari birimlerden oluşan bir komite yer alıyor. Ufuk, rol hazırlık sürecinin uzun, sabır ve disiplin isteyen bir dönem olduğunun altını çizdi.
Rol İnşası ve Alt Metin: “İçten Dışa” Oyunculuk
Konuk, Stanislavski’nin “içten dışa” yaklaşımına bağlı kalarak karakteri geçmişi, motivasyonu, yalanları, zaafları ve çelişkileriyle kurduğunu belirtti. Her repliğin arkasındaki alt metni çözmeden sahiciliğin yakalanamayacağını, tek bir cümlede bile ton–niyet–psikolojik arka plan çeşitliliğinin oyunun kaderini değiştirdiğini vurguladı.
Disiplin Tartışması: Doğuştan Yetenek mi, Çalışma mı?
Ufuk’a göre tiyatroda başarıyı belirleyen kilit unsur disiplin. Doğuştan yetenek yol aldırabilir, ancak sistematik çalışma ve tecrübe olmadan sürdürülemez. “Bir karakter 45 yıl yaşamışsa, oyuncu da zihninde o kadar yol yürümeli” diyerek sürekli egzersiz, gözlem ve yeniden deneme gerektiğini söyledi.
Prova Kültürü: “Aynı Hataları Yaparak Doğruya Ulaşmak”
Provanın amacı tekdüze tekrar değil; “devamlı farklı yolları deneyerek doğru hissi yakalamak.” Ufuk, bazı repliklerin bir provada ‘o an’ı yakaladığını ve o anın kayıt altına alınmasının kritik olduğunu, çünkü aynı duygu yoğunluğunu birebir tekrar etmenin çoğu zaman imkânsız olduğunu anlattı.
Sahne–Seyirci Mesafesi: Dirsek Temasında Canlı Etkileşim
Oda tiyatrosunda seyirciyle fiziksel–duygusal yakınlığın oyunun seyrini değiştirebildiğini belirten Ufuk, tekil reaksiyonların tüm salona yayılan dalgalar oluşturduğunu, bu samimi ilişkinin tiyatroyu sinema–diziden ayıran temel unsur olduğunu söyledi. Oyuncunun da “kendi performansını dışarıdan izleyen bir seyirci” gibi öz-denetim yapabilmesi gerektiğini ekledi.
Yapay Zeka Tartışması: “Düzenlesin, Hız Kazandırsın; Ama Metni Yazmasın”
Ufuk, yapay zekâyı operasyonel verimlilik için kullandığını; metin düzenleme, not toplama, eğitim materyali tertipleme gibi işlerde hız kazandırdığını belirtti. Ancak şiir–oyun metni gibi duygusal–tecrübi üretimlerin yapay zeka tarafından yazılmasına ilkesel karşı: “Yaşanmışlık, bedel ve tecrübe olmayan bir üretim, ‘o an’ı yakalayamaz.” Ona göre YZ araçtır; sanatın yerine geçemez.
Kayseri’de Tiyatro Ekosistemi: Sahne Yokluğu, Yüksek Kira, Parçalı Yapı
Konuk, Kayseri’de kamuya açık nitelikli sahne eksikliği ve yüksek salon kiraları nedeniyle amatör–bağımsız ekiplerin oyun çıkarma motivasyonunun kırıldığını ifade etti. Uzun süredir tadilatta kalan merkezler, kısıtlı koltuk kapasiteleri ve günlük 20–30 bin TL’yi bulan kira talepleri, genç toplulukları bilet geliriyle dahi karşılanamayacak bir maliyet baskısına itiyor. Ufuk, yerel yönetimlerin düşük/ücretsiz sahne imkânı ve asgari prodüksiyon desteği sağlaması hâlinde yerel üretimin sıçrama yapacağını savundu.
Repertuvar Dengesi: Dünya Klasikleri Tamam, Yerli Metinler Unutulmasın
Dünya klasiklerinin önemini teslim eden Ufuk, yerli yazarların—özellikle Ferhan Şensoy, Haldun Taner, Nejat Uygur çizgisinin—repertuvarda görünürlüğünün artması gerektiğini söyledi. Bölgesel sosyoloji gözetilerek yapılan repertuvar planlamasının, yerel izleyicinin kültürel beklenti ve kodlarına daha duyarlı kurgulanması çağrısında bulundu.
Genç Oyuncu İçin Yol Haritası: Eğitim, Disiplin, Sabır
“Özel tiyatro–ekol” ayrımına dikkat çeken Ufuk, temel oyunculuk eğitimi, yoğun prova disiplini ve sahici yaşam gözlemi olmadan sahnede kalıcılığın zor olduğunu belirtti. Kısa yoldan sahne arayanların yerine, uzun soluklu sabır ve mesleki etik vurguladı: “Mücadele etmeden başarı gelmez; tiyatro bir hizmet işidir.”
Seçmeler ve Katılım: Karakter ve İyi İnsan Olmak İlk Şart
Yakın zamanda oyuncu seçmeleri duyuracaklarını söyleyen Ufuk, “Eğitim varsa artı, yoksa da olur; karakter ve iyi insan olmak zorunlu” diyerek topluluğun etik–insani kazanımlara öncelik verdiğini aktardı. Seçmeler ve eğitim süreçleri topluluğun sosyal medya hesaplarından duyurulacak.
Dijital Tüketim Çağında Tiyatronun Sınavı: Hız Kültürü ve Dikkat Eşiği
Kısa video platformlarının dikkat süresini kısalttığı bir çağda, 2–2,5 saatlik oyunlarda seyirciyi sandalyede tutmanın giderek güçleştiğini belirten Ufuk, çözümün etkili hikâye, temposu iyi reji, canlı–yakın ilişki ve yerel dokuyu yakalama olduğunu kaydetti.
Yerel Yönetimlere ve Kurumlara Açık Çağrı
Ufuk, yerel yönetimlere ve kültür kurumlarına şu başlıklarda somut destek çağrısı yaptı:
Ücretsiz ya da sembolik bedelli sahne günleri ile genç–amatör topluluklara alan açılması,
Asgari prodüksiyon desteği (ışık–ses–dekor lojistiği),
Sezon içi ortak afişleme ve tanıtım altyapısı,
Yerli yazar–yerel yapım teşvikleri ve turne ağları oluşturulması.
Kapanış Mesajı: “Mücadeleden Vazgeçmeyin”
Program, Ufuk’un gençlere yönelik net çağrısıyla sona erdi: “Yılmayın, savaşın, sahneyi bırakmayın. Büyük sefanın bedeli, önce büyük cefadır.” Rabia Akburak da dinleyici ve izleyicileri yerel oyunlara bilet alarak sürece omuz vermeye davet etti.





