İçeriğe geç
29 Eylül 2026, Salı
Röportaj

Ramazan’ın Ruhuna “Bir Yudum Sohbet”

Kayseri’de Manevi İklim Ekranlara Taşındı Ramazan ayının manevi atmosferini izleyiciyle buluşturan “Bir Yudum Sohbet” programı, Kayseri’de sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleştirildi. Ahmet Avanlıer’in sunumuyla ekranlara gelen programda, Ramazan’ın yalnızca aç kalmaktan ibaret olmadığı; sabır, merhamet, irade ve toplumsal birlik ayı olduğu vurgulandı.

· 4 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
Ramazan’ın Ruhuna “Bir Yudum Sohbet”
Paylaş

Kayseri’de yayınlanan programın bu bölümünde konuk olarak Cavit Yurttaş Camii İmam Hatibi Ahmet Ebiçli yer aldı. İftar vaktine doğru günün telaşının yavaşladığı, kalplerin dinginleştiği zaman diliminde gerçekleşen programda Ramazan’ın bireysel ve toplumsal boyutları detaylı biçimde ele alındı.


“Ramazan Bir Hediye Ayıdır”

Reklam


Programın açılışında Ramazan ayının anlamı üzerine değerlendirmelerde bulunan Ahmet Ebiçli, bu mübarek ayı “Allah’ın kullarına verdiği bir hediye” olarak tanımladı. Günlük hayatın yoğunluğu içerisinde manevi yönü ihmal edilen insanın, Ramazan sayesinde yeniden kendini muhasebeye çektiğini ifade etti.

Ramazan’ın yalnızca oruç ibadetinden ibaret görülmesinin eksik bir yaklaşım olduğuna dikkat çeken Ebiçli, bu ayın Kur’an ile hemhal olma, sadaka verme, iyiliği çoğaltma ve kötülüklerden uzaklaşma fırsatı sunduğunu dile getirdi. Ramazan’ın bir “mektep” niteliği taşıdığını belirten Ebiçli, bu ayda kazanılan alışkanlıkların yılın geri kalanında da sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

İlgili Haberler


İradenin Terbiyesi ve Manevi Koruma


Programda en dikkat çeken başlıklardan biri, orucun irade eğitimi boyutu oldu. Ahmet Ebiçli, orucun yalnızca bedensel bir açlık değil, aynı zamanda nefsi terbiye eden bir ibadet olduğuna işaret etti.

Reklam

Gün içerisinde kimsenin görmediği bir ortamda dahi kişinin yeme-içmeden uzak durmasının, Allah bilinciyle hareket etmenin göstergesi olduğunu belirten Ebiçli, “Oruç Allah’ın bizi aç bırakmaya ihtiyacı olduğu için değil, irademizi güçlendirmek için farz kılınmıştır” ifadelerini kullandı.

Ramazan’ın insanı adeta bir “manevi koruma kalkanı” içine aldığını söyleyen Ebiçli, bu ayın kötülüklerden sakınma bilincini artırdığını dile getirdi. Yalan, gıybet ve kötü sözden uzak durmanın orucun asli parçalarından biri olduğunu belirterek, dil ve kalp orucunun da en az mide orucu kadar önemli olduğunu ifade etti.


Cemaatle Namazın Birleştirici Gücü


Programda cemaatle namazın toplumsal boyutu da geniş şekilde ele alındı. Ahmet Ebiçli, camide cemaatle kılınan namazın bireysel ibadetten farklı bir manevi haz sunduğunu belirtti.

Cami ortamının yalnızca ibadet edilen bir mekân olmadığını, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın güçlendiği bir alan olduğunu ifade eden Ebiçli, cemaatin birbirinden haberdar olmasının önemine değindi. Bir cemaat üyesinin birkaç gün camiye gelmemesi durumunda diğerlerinin onu merak etmesinin, güçlü bir sosyal bağ oluşturduğunu söyledi.

Ramazan ayında camilerde artan yoğunluğun birlik ve beraberlik duygusunu pekiştirdiğini belirten Ebiçli, bu birlikteliğin Ramazan sonrasında da devam etmesi gerektiğini vurguladı.


Gençler ve Cami Algısı


Programın önemli başlıklarından biri de gençlerin cami ile ilişkisi oldu. Ahmet Ebiçli, camilerin yalnızca yaşlılara ait mekânlar olarak görülmesinin yanlış bir algı olduğunu ifade etti.

Gençlerin camiye yabancılaşmasının temel nedenlerinden birinin, caminin yeterince tanıtılamaması olduğunu dile getiren Ebiçli, Peygamber sevgisinin ve Allah bilincinin gençlere doğru yöntemlerle anlatılması gerektiğini söyledi. Sevdirmenin korkutmaktan daha etkili bir yöntem olduğunu vurgulayan Ebiçli, dini değerlerin tehdit diliyle değil, merhamet diliyle aktarılması gerektiğini belirtti.

Ramazan ayında camilerde artan genç katılımının umut verici olduğunu ifade eden Ebiçli, gençlerin camiye aidiyet hissetmesi için sıcak bir yaklaşımın şart olduğunu dile getirdi.


Takva Kavramı ve Hayata Yansıması


Programda Ramazan ile birlikte sıkça anılan “takva” kavramı da detaylı şekilde ele alındı. Takvanın korkulacak bir kavram değil, Allah bilinciyle yaşamak anlamına geldiğini belirten Ebiçli, bunu dikenli bir yolda yürümeye benzetti.

Dikenlere basmamak için gösterilen hassasiyetin, hayatın her alanında günahlardan sakınma bilinciyle eşdeğer olduğunu ifade eden Ebiçli, takvanın inandığı değerleri hassasiyetle yaşamak anlamına geldiğini söyledi.

Takvalı bir insanın ibadetlerinden daha fazla lezzet aldığını belirten Ebiçli, ibadetin anlamını bilerek yapılmasının önemine dikkat çekti.


Sabır ve Modern Hayatın Hız Baskısı
Programda modern hayatın getirdiği hız kültürü de masaya yatırıldı. Günümüz insanının sabır konusunda ciddi zayıflık yaşadığını ifade eden Ahmet Ebiçli, teknolojinin hayatı kolaylaştırırken tahammülü azalttığını söyledi.

Ramazan’ın sabır eğitimi sunduğunu belirten Ebiçli, iftar vaktini beklemenin dahi önemli bir sabır pratiği olduğunu vurguladı. Sabırsızlığın sosyal hayatta gerginliklere yol açtığını dile getirerek, sabrın yeniden hayatın merkezine alınması gerektiğini ifade etti.


Oruç ve Toplumsal Saygı
Ramazan ayında oruç tutmayanlara karşı yaklaşım ve toplumsal saygı konusu da programda gündeme geldi. Oruç tutamayan kişilere karşı yargılayıcı olunmaması gerektiğini belirten Ebiçli, bunun kişisel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Ancak oruç tutanlara karşı da saygı gösterilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ebiçli, Ramazan’ın toplumsal hassasiyet ayı olduğunu dile getirdi. Karşılıklı anlayış ve saygının, toplumun birlik duygusunu güçlendireceğini söyledi.


Ramazan’ın Kazanımlarını Yıl Boyunca Sürdürmek
Programın son bölümünde Ramazan’ın geçici bir yoğunluk dönemi olmaması gerektiği üzerinde duruldu. Bir ay boyunca yoğun şekilde yapılan ibadetlerin, Ramazan sonrasında tamamen terk edilmesinin manevi kayıp oluşturacağı belirtildi.

Az da olsa devamlı ibadetin önemine değinen Ahmet Ebiçli, bir sayfa Kur’an okumanın, iki rekât namaz kılmanın veya samimi bir duanın bile büyük değer taşıdığını ifade etti. Ramazan’ın kazandırdığı alışkanlıkların yıl geneline yayılması gerektiğini söyledi.


İftar Duasıyla Son Buldu
Program, ezanın okunmasıyla birlikte yapılan iftar duası ile sona erdi. Duada, tutulan oruçların kabul edilmesi, Ramazan’ın hakkıyla idrak edilmesi ve ümmet bilincinin güçlenmesi temennisinde bulunuldu.

“Bir Yudum Sohbet” programı, Ramazan boyunca sabır, merhamet, takva ve birlik temaları etrafında sohbetlerle izleyiciyi manevi bir yolculuğa davet etmeye devam edecek.

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.