İçeriğe geç
7 Ekim 2026, Çarşamba
Röportaj

“Kimse Beni Anlamıyor” Duygusu Masaya Yatırıldı

Psikoloji Saati’nde Modern İlişkilerin En Büyük Sorunu Konuşuldu Kayseri Radar ve Radyo Radar ortak canlı yayınında ekranlara gelen “Psikoloji Saati” programında bu hafta modern insanın en derin problemlerinden biri olan “anlaşılma ihtiyacı” ele alındı. Program sunucusu Merve Esersoy Yıldırım’ın konuğu olan Psikolog Büşra Karabulut, sosyal ilişkilerden aile yapısına, çocukluk travmalarından dijital iletişime kadar pek çok başlıkta dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

· 5 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
“Kimse Beni Anlamıyor” Duygusu Masaya Yatırıldı
Paylaş

Program boyunca insanların neden kendilerini yalnız hissettikleri, neden sürekli anlaşılmadıklarını düşündükleri ve ilişkilerde iletişimin neden giderek zorlaştığı kapsamlı şekilde değerlendirildi.


“Anlaşılmadığımızı Hissetmek Derin Bir Yalnızlık Oluşturuyor”

Reklam


Programın açılışında konuşan Psikolog Büşra Karabulut, insanların aslında kalabalıklar içinde bile kendilerini yalnız hissedebildiklerini söyledi.

Karabulut, anlaşılmadığını hissetmenin birey üzerinde ciddi psikolojik etkiler oluşturduğunu ifade ederek, bu duygunun zaman zaman depresif süreçleri bile tetikleyebileceğini vurguladı. Özellikle modern yaşamda insanların çevresinde çok sayıda kişi olmasına rağmen içsel yalnızlık yaşadığını belirten Karabulut, “Dinlenmek başka, anlaşılmak başka bir şey” değerlendirmesinde bulundu.

İlgili Haberler


Sosyal Medya Kalabalığı Gerçek Yakınlık Sağlamıyor


Programda sosyal medya çağının ilişkiler üzerindeki etkileri de ayrıntılı biçimde ele alındı.

Reklam

Merve Esersoy Yıldırım’ın “Çok fazla arkadaşımız var ama zor zamanlarımızda yanımızda kimin olacağını bilmiyoruz” sözleri üzerine değerlendirme yapan Karabulut, insanların artık gerçek bağlardan çok dijital görünürlüğe odaklandığını ifade etti.

Karabulut’a göre sosyal medyada yüzlerce kişiyle iletişim halinde olmak, bireyin gerçekten anlaşılmış hissetmesi için yeterli olmuyor. Yazılı iletişimin artmasıyla birlikte insanların birbirlerini dinlemekten çok cevap vermeye odaklandığı belirtildi.


“Nasılsın?” Sorusu Gerçekten Samimi Mi?


Programın en dikkat çeken bölümlerinden biri “Nasılsın?” sorusu üzerine yapılan değerlendirme oldu.

Psikolog Büşra Karabulut, günlük hayatta insanların çoğu zaman bu soruyu yalnızca bir alışkanlık olarak sorduğunu ifade ederek, gerçek bir merak ve empati eksikliği yaşandığını söyledi.

Karabulut, bir kişiyi gerçekten anlamanın yalnızca soru sormakla değil, cevabı yargılamadan dinlemekle mümkün olduğunu vurguladı. Özellikle seanslarda “Gerçekten nasılsınız?” sorusunun ardından insanların duygusal olarak açılabildiğini belirtti.


Anlaşılmama Duygusunun Temeli Çocuklukta Atılıyor


Programda en kapsamlı değerlendirmelerden biri çocukluk dönemi üzerine yapıldı.

Karabulut, bireyin çocukluk yıllarında görülmemesi, yeterince onaylanmaması veya duygularının anlaşılmamasının yetişkinlikte ciddi etkiler bıraktığını söyledi.

Bebeklik döneminde ağlayarak ihtiyaçlarını ifade eden bireyin büyüdükçe duygularını kelimelerle anlatmayı öğrenmesi gerektiğini belirten Karabulut, çocuklukta yeterince görülmeyen bireylerin yetişkinlikte sürekli onaylanma ihtiyacı hissettiğini ifade etti.

Programda, “Çocukken görülmeyen birey, yetişkinlikte sürekli görülmek ister” değerlendirmesi dikkat çekti.


Onaylanma İhtiyacı Hayat Boyu Devam Ediyor


Psikolog Büşra Karabulut, insanların yalnızca anlaşılmak değil aynı zamanda onaylanmak istediğini de söyledi.

Özellikle anne-baba onayının bireyin ruh sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çeken Karabulut, çocukluk döneminde yeterince destek görmeyen bireylerin ilerleyen yaşlarda başarı elde etseler bile kendilerini yetersiz hissedebildiklerini anlattı.

Programda, “İnsan isterse profesör olsun, içten içe onaylanmadığını hissediyorsa eksiklik duygusu devam eder” değerlendirmesi öne çıktı.


İkili İlişkilerde En Büyük Sorun: Tepkilerle Konuşmak


Programda romantik ilişkiler ve evlilik süreçleri de detaylı şekilde konuşuldu.

Merve Esersoy Yıldırım’ın yaklaşan evlilik sürecinden örnekler verdiği bölümde, çiftlerin aslında aynı şeyi istemelerine rağmen birbirlerini yanlış anlayabildikleri ifade edildi.

Karabulut, ilişkilerde insanların çoğu zaman gerçek duygularını ifade etmek yerine tepkileriyle hareket ettiğini belirtti. “Sen zaten hep böylesin” gibi genelleyici ifadelerin karşı tarafı savunmaya ittiğini söyleyen Karabulut, “Ben dili” kullanmanın önemine dikkat çekti.


“Trip Atmak Yerine Açık Konuşmak Gerekli”


Programda sosyal medyada sıkça konuşulan “trip” davranışı da ele alındı.

Karabulut, insanların çoğu zaman beklentilerini açıkça ifade etmek yerine karşı tarafın onları anlamasını beklediğini söyledi. Ancak modern yaşamın yoğunluğu içinde herkesin farklı sorunlarla mücadele ettiğini belirterek, “Karşı tarafın zihnimizi okumasını beklemek gerçekçi değil” değerlendirmesinde bulundu.

Programda özellikle açık iletişimin sağlıklı ilişkilerin temel unsuru olduğu vurgulandı.


“Zihin Okuma” İlişkileri Yıpratıyor


Psikoloji Saati’nde en çok dikkat çeken başlıklardan biri de “zihin okuma” konusu oldu.

Karabulut, insanların çoğu zaman karşı tarafın ne düşündüğünü bilmeden varsayımlarda bulunduğunu ifade etti. Bu durumun bilişsel çarpıtma olarak değerlendirildiğini belirten uzman isim, bireyin kendi zihninde oluşturduğu senaryolar nedeniyle ilişkilerde gereksiz kırgınlıklar yaşayabildiğini söyledi.


“Doğru İnsanlara Anlatmak Çok Önemli”


Programda herkes tarafından anlaşılma beklentisinin gerçekçi olmadığı da ifade edildi.

Karabulut, bireyin özellikle değer verdiği insanlar tarafından anlaşılmak istediğini belirterek, kişinin özel hayatını herkesle paylaşmasının da yeni pişmanlıklar oluşturabileceğini söyledi.

Bu noktada terapilerin önemine değinen Karabulut, terapistlerin bireyi yargılamadan dinlemesinin insanlarda rahatlama oluşturduğunu belirtti.


Yapay Zekâ ve Dijital Dertleşme Dönemi


Programın dikkat çeken başlıklarından biri de yapay zekâ ile kurulan iletişim oldu.

Merve Esersoy Yıldırım, insanların artık arkadaşlarına anlatmak yerine yapay zekâya duygularını anlattığını ifade etti. Karabulut ise bunun gerçek bir iletişim olmadığını belirterek, yapay zekânın çoğu zaman kullanıcıya sürekli hak verdiğini ve bunun sağlıklı bir geri bildirim oluşturmadığını söyledi.


Grup Terapileri Neden Etkili?


Karabulut, grup terapilerinin neden etkili olduğuna dair de önemli açıklamalarda bulundu.

Benzer travmalar yaşamış insanların bir araya geldiğinde kendilerini daha iyi anlaşılmış hissettiğini belirten Karabulut, özellikle bağımlılık terapilerinde bu yöntemin sık kullanıldığını söyledi.

Depremzedelerin birbirlerini daha iyi anlayabilmesini örnek gösteren Karabulut, ortak yaşanmışlıkların empatiyi güçlendirdiğini ifade etti.


Anlaşılma İhtiyacı Ne Zaman Tehlikeye Dönüşüyor?


Programda anlaşılma ihtiyacının sağlıklı sınırları da değerlendirildi.

Karabulut, bireyin yalnızca yakın çevresinden değil, herkesten onay beklemeye başlamasının psikolojik açıdan riskli bir noktaya işaret ettiğini söyledi.

Uzman isim, anlaşılmak istemenin insani bir ihtiyaç olduğunu ancak sürekli dışarıdan onay aramanın bağımlılığa dönüşebileceğini belirtti.


Dijital Çağda “Görüldü” Krizi


WhatsApp mesajları, sosyal medya etkileşimleri ve “görüldü” tartışmaları da programın dikkat çeken bölümleri arasında yer aldı.

Karabulut, dijital iletişimde insanların çoğu zaman yanlış anlaşıldığını belirterek, özellikle ciddi meselelerin mesajlaşarak çözülmeye çalışılmasının ilişkileri daha da zorlaştırdığını ifade etti.

Emoji eksikliği, nokta kullanımı ve kısa cevapların bile insanlar arasında kırgınlık oluşturabildiği vurgulandı.


Sessizlikten Kaçan Bir Toplum Oluşuyor


Programda modern insanın sessizliğe tahammül edemediği de konuşuldu.

Karabulut, insanların sürekli bir içerik tüketimi içinde olduğunu, kendi düşünceleriyle baş başa kalmaktan kaçtığını söyledi. Uyurken bile müzik, video veya sosyal medya kullanımının bu durumun göstergesi olduğunu ifade etti.

John Cage’in ünlü “4 dakika 33 saniye” performansına değinen Karabulut, insanların sessizlik içinde bile aslında çok şey duyabileceğini ancak modern yaşamın buna izin vermediğini belirtti.


“Önce Kendimizi Görmemiz Gerekiyor”


Programın final bölümünde Psikolog Büşra Karabulut, bireyin önce kendisini anlaması gerektiğini vurguladı.

Kişinin kendi duygularını tanımadan başkaları tarafından anlaşılmayı beklemesinin sağlıklı olmadığını ifade eden Karabulut, bireyin önce kendi değerini fark etmesi gerektiğini söyledi.

“Ben çok zorlu yollardan geçtim, kendimi görüyorum ve kendimi takdir ediyorum diyebilmek gerekiyor” sözleri programın en dikkat çeken mesajlarından biri oldu.


Programdan Duygusal Final


Programın sonunda konuşan Psikolog Büşra Karabulut, “Umarım hayatınızda sizi anlayan insanlar olur. Çünkü anlaşılmak çok önemli ve çok değerli bir şey” ifadelerini kullandı.

Merve Esersoy Yıldırım ise programın izleyiciler için faydalı olmasını temenni ederek, Psikoloji Saati’nin yeni bölümünde farklı konu ve konuklarla yeniden ekranlarda olacaklarını söyledi.

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.