Yapay Zekâda Mahremiyet Uyarısı
Radyo Radar ve Kayseri Radar ortak canlı yayınında Rabia Akburak’ın hazırlayıp sunduğu “Yeni Nesil Anlatıyor” programında, yapay zekâ kullanımı ve dijital güvenlik konusu ele alındı. Programın konuğu Adli Bilişim Uzmanı ve Bilgisayar Yüksek Mühendisi Özlem Duran oldu. Duran, yapay zekânın özellikle çocuklar ve gençler tarafından yoğun şekilde kullanıldığını belirterek, bilinçsiz veri paylaşımının ciddi mahremiyet sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Yapay Zekâ Artık Günlük Hayatın Bir Parçası
Programda yapay zekânın artık yalnızca teknoloji alanının konusu olmaktan çıktığı, eğitimden sosyal medyaya, iş hayatından hukuki süreçlere kadar birçok alanda kullanıldığı vurgulandı.
Özlem Duran, yapay zekânın yeni bir teknoloji olmadığını ancak son dönemde daha görünür ve daha yaygın hale geldiğini söyledi. Yapay zekânın insan davranışını taklit eden, veri setleriyle öğrenen ve bu veriler üzerinden sonuç üreten sistemler olduğunu belirtti.
Duran, yapay zekânın doğru kullanıldığında işleri kolaylaştırabileceğini ancak kişisel verilerin, çocuk bilgilerinin, fotoğrafların, ses kayıtlarının ve özel metinlerin kontrolsüz şekilde paylaşılmasının büyük risk taşıdığını ifade etti.
İlgili Haberler
“Yapay Zekâ Veriyle Besleniyor”
Özlem Duran, yapay zekânın temel çalışma mantığını veri üzerinden açıkladı. Yapay zekânın, kendisine verilen verileri analiz ederek öğrenme yaptığını belirten Duran, sistemin elindeki veri ne kadar fazlaysa o kadar güçlü cevap üretebildiğini söyledi.
Bu nedenle kullanıcıların yapay zekâya yüklediği her bilginin önemli olduğuna dikkat çekildi. Bir senaryo, özel bir proje, kişisel bilgi, çocuk fotoğrafı ya da ses kaydı sisteme yüklendiğinde, bunun ilerleyen süreçlerde nasıl kullanılacağının her zaman kontrol edilemeyebileceği vurgulandı.
Çocuk Verileri Daha Büyük Risk Taşıyor
Programda özellikle çocuk verilerinin hassasiyeti üzerinde duruldu. Duran, çocuk verilerinin yapay zekâ için en saf verilerden biri olduğunu söyledi. Çocukların tepkilerinin, korkularının, ilgi alanlarının ve davranışlarının yetişkinlere göre daha doğrudan ölçülebildiğini ifade etti.
Bir çocuğun hangi görsele ne kadar baktığı, hangi içerikten etkilendiği, hangi soruları sorduğu ve hangi oyunlara ilgi gösterdiği gibi bilgiler, yapay zekâ sistemleri tarafından analiz edilebiliyor. Bu nedenle çocukların dijital platformlarda kontrolsüz bırakılmaması gerektiği belirtildi.
Ebeveyn Kontrolü Şart
Özlem Duran, çocukların yapay zekâ ve dijital platform kullanımında ebeveyn kontrolünün önemine dikkat çekti. Ancak bunun yalnızca yasak koyarak değil, bilinçlendirerek yapılması gerektiğini söyledi.
Çocukların hangi uygulamalara girdiği, hangi yapay zekâ araçlarını kullandığı, hangi bilgileri paylaştığı ve hangi izinlerin açık olduğu düzenli olarak kontrol edilmeli. Duran, çocukların güvenilir, eğitim odaklı ve sınırlı platformlarda yapay zekâ kullanmasının daha doğru olacağını ifade etti.
Kişisel Veriler Yapay Zekâya Yüklenmemeli
Programda kullanıcılara yapay zekâ araçlarının ayarlar bölümünü kontrol etmeleri tavsiye edildi. Duran, birçok güvenilir yapay zekâ platformunda verilen verilerin sistemin eğitiminde kullanılmasını engelleyen ayarlar bulunduğunu söyledi.
Buna rağmen kişisel veriler, kimlik bilgileri, sağlık bilgileri, çocuklara ait bilgiler, biyometrik veriler, özel projeler ve fikri mülkiyet kapsamındaki çalışmaların yapay zekâya yüklenmemesi gerektiği vurgulandı.
Fotoğraf ve Yüz Verisi Tehlikesi
Yayında sosyal medyada sık kullanılan yüz değiştirme, yaşlandırma, gençleştirme ve farklı kıyafetlerle görsel oluşturma uygulamaları da konuşuldu.
Özlem Duran, bu uygulamaların biyometrik veri topladığını belirterek, yüz verisinin son derece hassas olduğunu söyledi. İnsanların eğlence amacıyla kendi fotoğraflarını ya da çocuklarının fotoğraflarını bu sistemlere yüklemesinin ileride mahremiyet sorunlarına yol açabileceği ifade edildi.
Duran, yapay zekâ görsellerinin son dönemde çok gerçekçi hale gelmesinin temel nedenlerinden birinin, kullanıcıların bilinçsiz şekilde sisteme çok fazla fotoğraf ve yüz verisi yüklemesi olduğunu söyledi.
Deepfake Tehlikesi Büyüyor
Programda deepfake teknolojisinin gençler için ciddi bir tehdit haline geldiği belirtildi. Yapay zekâ aracılığıyla kişilerin yüzleri veya sesleri kullanılarak sahte görüntüler, videolar ve ses kayıtları oluşturulabiliyor.
Duran, bir kişinin fotoğrafının izinsiz şekilde yapay zekâ ile işlenmesinin ciddi bir suç olduğunu söyledi. Bu tür içeriklerle karşılaşan kişilerin paniğe kapılmadan savcılığa suç duyurusunda bulunması, içeriğin yayınlandığı platformu bildirmesi ve gerekiyorsa erişim engeli sürecinin başlatılması gerektiği belirtildi.
Ses Taklidiyle Dolandırıcılığa Dikkat
Yapay zekâ ile ses taklidi konusu da programda ele alındı. Özlem Duran, bazı sistemlerin artık kişinin sesini, vurgusunu ve konuşma tarzını oldukça gerçekçi şekilde taklit edebildiğini ifade etti.
Bu nedenle aile bireylerinin sesiyle yapılan dolandırıcılık girişimlerine karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı. Şüpheli bir arama geldiğinde panik yapılmaması, arayan kişinin başka bir kanaldan teyit edilmesi ve gerekirse hukuki yollara başvurulması önerildi.
Telefon İzinleri Kontrol Edilmeli
Programda telefonların kullanıcıları dinleyip dinlemediği konusu da gündeme geldi. Duran, meselenin doğrudan “telefonlar dinliyor” şeklinde değil, verilen uygulama izinleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bir uygulamanın rehbere, mikrofona, kameraya, konuma veya fotoğraflara erişmesine gerçekten ihtiyaç olup olmadığı kontrol edilmeli. Kullanıcıların farkında olmadan verdiği izinler, reklamların ve içeriklerin kişiye özel hale gelmesine neden olabiliyor.
Dijital Ayak İzi Geleceği Etkileyebilir
Özlem Duran, gençlerin bugün dijital ortamda bıraktığı izlerin gelecekte karşılarına çıkabileceğini söyledi. Sosyal medya paylaşımları, yapay zekâya yüklenen veriler, sahte içerikler veya kişisel bilgiler ilerleyen yıllarda okul, iş ve sosyal yaşam üzerinde etkili olabilir.
Bu nedenle gençlerin “şaka” veya “eğlence” amacıyla başkalarının fotoğrafını işleyerek paylaşmasının ciddi sonuçlar doğurabileceği vurgulandı.
İYS ve E-Devlet Kontrolleri Yapılmalı
Programda İleti Yönetim Sistemi üzerinden reklam ve arama izinlerinin kontrol edilebileceği de anlatıldı. Vatandaşların hangi kurumlara SMS, e-posta ve arama izni verdiğini kontrol etmesi gerektiği belirtildi.
Ayrıca kişisel verilerin kötüye kullanılmasını önlemek için e-devlet üzerinden şirket açılışı ve ortaklık gibi işlemlere karşı güvenlik ayarlarının kontrol edilmesi tavsiye edildi.
Gençlere ve Ailelere Uyarı
Programın sonunda yapay zekânın hayatın dışında tutulamayacağı ancak bilinçsiz kullanımın ciddi riskler taşıdığı vurgulandı. Özlem Duran, gençlerin her sorununu yapay zekâya sormaması, kişisel bilgilerini paylaşmaması ve mahremiyet konusunda dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Ailelere ise çocuklarının kullandığı uygulamaları, yapay zekâ araçlarını, sosyal medya izinlerini ve dijital davranışlarını yakından takip etme çağrısı yapıldı.
Bilinçli Kullanım Hayati Önem Taşıyor
“Yeni Nesil Anlatıyor” programında yapılan değerlendirmeler, yapay zekânın hem büyük kolaylıklar hem de ciddi riskler barındırdığını ortaya koydu.
Programda öne çıkan mesaj net oldu: Yapay zekâ kullanılmalı ancak kişisel veriler, çocuk fotoğrafları, ses kayıtları, özel projeler ve mahrem bilgiler kontrolsüz şekilde paylaşılmamalı. Dijital dünyada atılan her adımın iz bıraktığı unutulmamalı.





