İçeriğe geç
7 Ekim 2026, Çarşamba
Röportaj

Kurumlar Vergisinde Kritik Dönem

Kayseri Radar ve Radyo Radar ortak canlı yayınında Mali Müşavir Fatih Yılmaz’ın sunumuyla ekrana gelen “Mali Gündem” programında, kurumlar vergisi beyan süreci, indirim ve istisnalar, yeniden değerleme, enflasyon muhasebesinin etkileri, şirket ortaklarına gönderilen izah yazıları ve karşıt inceleme süreçleri ele alındı. Programın konuğu Yeminli Mali Müşavir Bekir Güneş oldu.

· 8 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
Kurumlar Vergisinde Kritik Dönem
Paylaş

Güneş, kurumlar vergisi beyannamesi hazırlanırken meslek mensuplarının ve mükelleflerin ciddi dikkat göstermesi gerektiğini belirterek, vergi sistemindeki karmaşıklığın uyumu zorlaştırdığına dikkat çekti.

Mali Gündem’de Kurumlar Vergisi Beyanı Ele Alındı

Reklam


91.8 Radyo Radar dinleyicileri ve Kayseri Radar takipçileriyle buluşan “Mali Gündem” programında bu hafta şirketleri, meslek mensuplarını ve kurumlar vergisi mükelleflerini yakından ilgilendiren başlıklar konuşuldu.

Programın sunucusu Mali Müşavir Fatih Yılmaz, mart ayında gelir vergisi beyannamelerinin verildiğini hatırlatarak, içinde bulunulan dönemde kurumlar vergisi beyannamelerinin gündemde olduğunu söyledi. Yılmaz, şirketlerin ve şirket ortaklarının maliyenin radarında olduğu bir süreçten geçildiğini belirtti.

İlgili Haberler

Programın konuğu Yeminli Mali Müşavir Bekir Güneş ise beyan sürecinin yalnızca rakamların sisteme girilmesinden ibaret olmadığını, oranların, istisnaların, indirimlerin, fon hesaplarının ve destek unsurlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bekir Güneş Kimdir?

Reklam


Yeminli Mali Müşavir Bekir Güneş, programda kendisini de kısaca tanıttı. 15 yıllık kamu görevinin ardından 2022 yılından itibaren yeminli mali müşavir olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Güneş, ana çalışma alanlarının Kayseri ve İstanbul olduğunu söyledi.

Bunun yanında Almanya özelinde de yatırım süreçleriyle ilgili danışmanlık yaptıklarını ifade eden Güneş, şirketlere danışmanlık, tam tasdik işlemleri ve yurt dışı yatırım süreçlerinin yönetilmesi alanlarında hizmet verdiklerini aktardı.

“Kurumlar Vergisi Oranını Belirlemek Bile Zorlaştı”


Programda ilk olarak kurumlar vergisi beyannamesi hazırlanırken dikkat edilmesi gereken konular değerlendirildi. Bekir Güneş, son yıllarda sistemin çok karmaşık hale geldiğini ve meslek mensuplarının kurumlar vergisi oranını belirlerken dahi ciddi zorluklar yaşadığını söyledi.

Geçmişte kurumlar vergisi oranının uzun süre yüzde 20 olarak uygulandığını hatırlatan Güneş, daha sonra farklı dönemlerde yüzde 23, yüzde 22 ve yüzde 25 gibi oranların gündeme geldiğini belirtti. Bugün genel oranın yüzde 25 olduğunu ifade eden Güneş, ancak ihracatçı, imalatçı ve yatırım teşvik belgeli şirketlerde farklı indirimlerin devreye girdiğini vurguladı.

Güneş’e göre ihracattan elde edilen kazançlarda 5 puan, imalattan elde edilen kazançlarda ise 1 puan indirim uygulanması, iyi niyetli ve destekleyici düzenlemeler. Ancak bu indirimlerin yatırım teşvik belgesi, eski ve yeni teşvik belgeleri, yatırıma katkı oranları ve vergi indirim oranlarıyla birlikte değerlendirilmesi sistemi oldukça karmaşık hale getiriyor.

Vergi Sisteminde Sadeleşme Çağrısı


Bekir Güneş, vergi sisteminin sadeleştirilmesi gerektiğini özellikle vurguladı. Mevzuattaki gri alanların hem meslek mensuplarını hem mükellefleri hem de vergi idaresini zorladığını belirtti.

Güneş, sistem ne kadar basit olursa vergiye uyumun o kadar artacağını söyledi. Karmaşık yapının mükelleflerin hata yapmasına, meslek mensuplarının risk altında kalmasına ve Maliye Bakanlığı’nın sonradan daha fazla denetim eforu harcamasına neden olduğunu ifade etti.

Özellikle Almanya sistemini yakından bildiğini belirten Güneş, gelişmiş ülkelerdeki gibi daha sade ve öngörülebilir bir vergi yapısının yatırımcı açısından da büyük önem taşıdığını söyledi.

Enflasyon Muhasebesi Kalktı, Etkileri Devam Ediyor


Programda kurumlar vergisi beyanında dikkat edilmesi gereken en önemli başlıklardan biri enflasyon muhasebesi oldu. Bekir Güneş, 31 Aralık 2025 itibarıyla enflasyon muhasebesinin fiilen sona erdiğini, yapılan düzenlemeyle zorunluluğun kaldırıldığını söyledi.

Ancak bunun etkilerinin bilançolarda devam ettiğini belirten Güneş, işletmelerin yeniden değerleme konusunda karar vermesi gerektiğini ifade etti. 2025 yılı için maddi duran varlıklarda yeniden değerleme oranının gündeme geldiğini belirten Güneş, işletmelerin bu hakkı kullanıp kullanmayacağına dikkatle karar vermesi gerektiğini söyledi.

Güneş, 2025 yılında yeniden değerleme yapılmazsa, sonraki yılda geçmiş yılın değerlemesinin geriye dönük şekilde yapılamayacağını vurguladı. Bu nedenle mükelleflerin ve meslek mensuplarının kurumlar vergisi beyannamesi verilmeden önce bu konuda net bir karar alması gerektiğini ifade etti.

Yeniden Değerleme Fonuna Dikkat


Yeniden değerleme yapılması halinde ortaya çıkan fonun nasıl değerlendirileceği de programda ele alındı. Bekir Güneş, yeniden değerleme artış fonunun ileride kurumlar vergisi açısından sorun oluşturmaması için sermayeye eklenmesinin daha sağlıklı olabileceğini söyledi.

Güneş, bilançolarda 2023 enflasyon düzeltmesinden kalan ve işletmenin gerçek faaliyet zararı olmayan tutarların da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Bu tutarların bankalar nezdinde yanlış yorumlanabildiğini, kredi değerliliğini etkileyebildiğini ifade etti.

Bu nedenle bilançolarda sadeleştirme yapılması gerektiğini vurgulayan Güneş, 580 geçmiş yıl zararları ve 502 sermaye düzeltmesi olumlu farkları gibi hesapların doğru yönetilmesinin önemine dikkat çekti.

Sat-Kirala-Geri Al İşlemlerinde Fon Şartı


Programda sat-kirala-geri al işlemlerinden doğan kazanç istisnası da gündeme geldi. Bekir Güneş, bu işlemlerden elde edilen kazançların kurumlar vergisinden istisna olduğunu ancak bunun için belirli şartların yerine getirilmesi gerektiğini söyledi.

Güneş’e göre en kritik şart, elde edilen kazancın kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihe kadar özel bir fona alınması. Bu işlemin tali veya önemsiz bir adım olarak görülmemesi gerektiğini belirten Güneş, fona alma işleminin yapılmaması halinde hak kaybı yaşanabileceği uyarısında bulundu.

AR-GE Kazançlarında Yüzde 3 Fon Zorunluluğu


Programda AR-GE merkezlerinden elde edilen kazançlara ilişkin istisnalar da değerlendirildi. Bekir Güneş, AR-GE kazançlarının kurumlar vergisinden istisna olduğunu ancak bu istisnadan yararlanan işletmelerin, istisna tutarının yüzde 3’ü kadar girişim sermayesi yatırım fonlarına ya da benzeri yapılara yatırım yapması gerektiğini söyledi.

Güneş, bu uygulamanın küçük ölçekli, fikir ve yazılım odaklı girişimlerin desteklenmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Devletin vergiden vazgeçtiği bir alanda, işletmelerden de girişim ekosistemine katkı sunmasını istediğini ifade etti.

Ancak burada da bazı belirsizliklerin bulunduğunu belirten Güneş, alınan girişim sermayesi katılma paylarının ne zaman satılabileceği konusunda uygulamada soru işaretleri bulunduğunu söyledi.

Kanunen Kabul Edilmeyen Giderlerde Yeni Takip Dönemi


Fatih Yılmaz’ın gündeme getirdiği kanunen kabul edilmeyen giderler ve KDV beyannamesindeki yeni eklemeler de programda değerlendirildi.

Bekir Güneş, Maliye Bakanlığı’nın amacının tüm kanunen kabul edilmeyen giderleri tek tek toplamak değil, özellikle daha önce indirim konusu yapılmış bazı tutarların sonradan düzeltilmesi gereken durumlarını takip etmek olduğunu belirtti.

Örneğin zayi olan mallara ilişkin KDV, şüpheli ticari alacaklarda tahsil edilmeyen KDV ve benzeri durumlarda yapılan düzeltmelerin artık daha izlenebilir hale geldiğini ifade etti. Güneş, yeni sistemin ilk etapta zorluk çıkarabileceğini ancak uzun vadede vergi idaresinin ve işletmelerin kayıt düzeni açısından faydalı olacağını söyledi.

İndirim ve İstisnalarda YMM Raporu Zorunluluğu


Programda 49 No’lu Tebliğ ile getirilen yeminli mali müşavir tasdik raporu zorunluluğu da ele alındı. Bekir Güneş, bir istisnadan yararlanılan tutarın 500 bin lirayı aşması halinde özel amaçlı YMM tasdik raporu hazırlanması gerektiğini söyledi.

Birden fazla istisna bulunması ve toplam tutarın 1 milyon lirayı aşması halinde de rapor zorunluluğu doğduğunu belirten Güneş, tam tasdik sözleşmesi bulunan işletmelerde ayrıca özel amaçlı rapor istenmediğini ancak tam tasdik raporunda gerekli tablonun ayrıntılı şekilde yer alması gerektiğini ifade etti.

Güneş, devletin ciddi miktarda vergi gelirinden vazgeçtiğini ve bu nedenle indirim ve istisnaların doğru uygulanıp uygulanmadığını denetlemek istediğini söyledi. Bu noktada meslek mensupları ve yeminli mali müşavirler üzerindeki sorumluluğun arttığına dikkat çekti.

Şirket Ortaklarına Gönderilen Yazılar Gündemde


Programda şirket ortaklarına gönderilen izah yazıları da önemli bir başlık olarak ele alındı. Fatih Yılmaz, yaklaşık 16 bin 300 kişiye banka hareketleri, kredi kartı harcamaları, şirket ortaklıkları ve gelir kaynaklarına ilişkin tebligatlar gönderildiğini hatırlattı.

Bekir Güneş, bu yazıların doğrudan vergi incelemesi olmadığını ancak incelemenin ön aşaması olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Bu nedenle verilen cevapların dikkatli hazırlanması gerektiğini vurguladı.

Güneş, banka hesaplarına gelen paraların mutlaka gruplandırılması gerektiğini belirtti. Aileden gelen paralar, borç ilişkileri, kişinin kendi hesapları arasındaki transferler, şirketten alınan tutarlar ve ticari faaliyet kaynaklı gelirler birbirinden ayrılmalı.

“Haklıysanız Beyan Vermenize Gerek Yok”


Bekir Güneş, bazı mükelleflerin “bir miktar gelir beyan edip dosyayı kapatabilir miyiz?” şeklinde düşündüğünü belirterek bunun doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi.

Güneş’e göre mükellef haklıysa ve banka hareketlerini makul şekilde izah edebiliyorsa ek beyan vermesine gerek yok. Ancak izah edilemeyen, düzenli, ticari nitelik taşıyan ve farklı kişilerden gelen yüksek tutarlı para hareketleri varsa, bu durum ileride vergi incelemesine dönüşebilir.

Güneş, vergi denetiminde adalet duygusunun korunması gerektiğini ifade ederek, ne devletin hakkının vatandaşa ne de vatandaşın hakkının devlete geçmemesi gerektiğini söyledi.

Karşıt İncelemelerde Dijital Dönem


Programın ikinci bölümünde karşıt inceleme ve karşıt tespit tutanaklarının elektronik ortamda gönderilmesi konusu konuşuldu. Bekir Güneş, dijitalleşmenin uzun vadede sağlıklı bir zemin oluşturacağını ancak mevcut sistemde bazı eksiklikler bulunduğunu söyledi.

Güneş, Maliye Bakanlığı’nın veri ambarında zaten bulunan bilgilerin tekrar tekrar meslek mensuplarından istenmesinin ciddi zaman kaybı oluşturduğunu belirtti. Şirket ortaklık bilgileri, KDV matrahı, indirilecek KDV, muhtasar beyan bilgileri ve çalışan sayısı gibi verilerin sistemde zaten mevcut olduğunu ifade etti.

Buna rağmen her karşıt tespit için aynı bilgilerin yeniden girilmesinin meslek mensuplarını zorladığını belirten Güneş, sistemin daha pratik hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

1 Temmuz’dan Sonra Zorunluluk Başlıyor


Bekir Güneş, karşıt tespit tutanaklarında bir geçiş süreci bulunduğunu, 1 Temmuz’dan itibaren sistem üzerinden gönderimin zorunlu hale geleceğini söyledi.

Şu anda bazı ofislerin manuel yöntemle devam ettiğini belirten Güneş, bu süreçte sistemdeki aksaklıkların giderilmesini umduklarını ifade etti. Güneş, gerekli düzenlemeler yapılırsa meslek mensuplarının ileride “iyi ki bu sisteme geçmişiz” diyebileceği bir yapının kurulabileceğini söyledi.

Finansman Gider Kısıtlaması Uyarısı


Programın son bölümünde kurumlar vergisi beyanında unutulmaması gereken başlıklardan biri olarak finansman gider kısıtlaması gündeme geldi.

Bekir Güneş, yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma isabet eden finansman giderlerinin kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Bu hatanın yapay zekâ ve veri analiz sistemleriyle çok kolay tespit edilebildiğini belirten Güneş, kurumlar vergisi beyannamesinde bu hesaplamaya dikkat edilmezse kısa sürede idareden dönüş gelebileceğini ifade etti.

Nakdi Sermaye Artışında Detaylara Dikkat


Nakdi sermaye artışından doğan faiz indirimi de programın son başlıklarından biri oldu. Bekir Güneş, nakdi sermaye artışı yapan şirketlerin bu indirimden yararlanırken bazı şartlara dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Pasif nitelikli gelirleri belirli sınırın üzerinde olan şirketlerin, arsa ve arazi alımı gibi duran varlık yatırımları için yapılan sermaye artışlarının ve yıl sonuna kadar tescil edilmeyen sermaye avanslarının bu indirim açısından sorun oluşturabileceği belirtildi.

Güneş, özellikle sermaye artışının ticaret siciline zamanında tescil edilmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Mali Gündem’den Meslek Mensuplarına Kritik Uyarı


“Mali Gündem” programında yapılan değerlendirmeler, kurumlar vergisi beyan döneminin şirketler ve meslek mensupları açısından dikkatli yönetilmesi gereken bir süreç olduğunu ortaya koydu.

Programda; kurumlar vergisi oranları, ihracat ve imalat indirimleri, yatırım teşvik belgeleri, yeniden değerleme, fon hesapları, AR-GE istisnaları, YMM raporu zorunluluğu, şirket ortaklarına gelen yazılar, karşıt incelemeler, finansman gider kısıtlaması ve nakdi sermaye artışı gibi başlıklar ele alındı.

Bekir Güneş’in verdiği mesaj ise net oldu: Vergi sisteminde karmaşıklık arttıkça hata riski de artıyor. Bu nedenle hem mükelleflerin hem meslek mensuplarının beyan sürecini son güne bırakmadan, belgeye dayalı, dikkatli ve uzman desteğiyle yürütmesi gerekiyor.

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.