Akıllı Lensle Göz Sağlığında Yeni Dönem
Kayseri Radar ve Radyo Radar ortak canlı yayınında Bilgenur Ülger’in hazırlayıp sunduğu “Sağlık Olsun” programında, göz sağlığı, kontak lens kullanımı, lens hijyeni, miyopi, göz tembelliği, dijital göz yorgunluğu ve enfeksiyon riskleri tüm yönleriyle ele alındı. Programın konuğu Kayseri Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Uzman Doktor Zekeriya Çetinkaya oldu.
Çetinkaya, kontak lenslerin kozmetik bir ürün değil, hekim kontrolünde kullanılması gereken tıbbi ürünler olduğunu vurgularken, geliştirdikleri akıllı kontak lens projesiyle Kayseri’ye ulusal düzeyde önemli bir ödül kazandırdıklarını söyledi.
Sağlık Olsun’da Göz Sağlığı Konuşuldu
Her hafta alanında uzman isimleri ağırlayan “Sağlık Olsun” programında bu hafta göz hastalıkları ve kontak lens kullanımı mercek altına alındı. Programın sunucusu Bilgenur Ülger, Kayseri Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Uzman Doktor Zekeriya Çetinkaya’yı konuk ederek, hem vatandaşların günlük hayatta merak ettiği lens kullanımıyla ilgili soruları hem de göz sağlığında dikkat edilmesi gereken temel noktaları gündeme taşıdı.
Programda özellikle kontak lenslerin doğru kullanımı, hijyen kuralları, lensle uyumanın riskleri, makyaj ve lens ilişkisi, göz enfeksiyonları, göz çizdirme ameliyatı, ekran kullanımına bağlı göz yorgunluğu, çocuklarda miyopi ve göz tembelliği gibi başlıklar kapsamlı şekilde değerlendirildi.
İlgili Haberler
Zekeriya Çetinkaya Kimdir?
Programda ilk olarak Uzman Doktor Zekeriya Çetinkaya kendisini tanıttı. 2014 yılında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduğunu belirten Çetinkaya, 2020 yılında aynı fakültede göz hastalıkları ihtisasını tamamladığını söyledi.
Yaklaşık 3 yıldır Kayseri Devlet Hastanesi’nde göz hastalıkları uzmanı olarak görev yaptığını ifade eden Çetinkaya, hastanenin göz kliniğinde oldukça yoğun bir tempoda çalıştıklarını aktardı. Kayseri Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 12 göz hekiminin görev yaptığını belirten Çetinkaya, İldem ve Geriatri yerleşkelerinde de birer göz hekiminin hizmet verdiğini söyledi.
Çetinkaya, günlük 400 ile 500 arasında hasta muayene ettiklerini, günde yaklaşık 20-30 ameliyat yaptıklarını belirterek, dinamik ve genç bir ekiple çalıştıklarını ifade etti.
Kayseri’ye Ulusal Ödül Getiren Çalışma
Programda Zekeriya Çetinkaya’nın aldığı ödül de gündeme geldi. Çetinkaya, sağlık profesyonellerini bir araya getiren ve yenilikçi çalışmaları destekleyen Doktor Club tarafından verilen “Yılın Yenilikçi Sağlık Profesyoneli” ödülüne layık görüldüklerini söyledi.
Ödülün kontak lens çalışmalarıyla ilgili olduğunu belirten Çetinkaya, geliştirdikleri akıllı kontak lens projesinin ulusal düzeyde birincilik kazandığını ve bu ödülün Kayseri’ye getirildiğini ifade etti.
Çetinkaya, çalışmanın henüz preklinik yani laboratuvar aşamasında olduğunu, ancak laboratuvar ortamında çok anlamlı sonuçlar elde ettiklerini söyledi. Projenin ilerleyen süreçte klinik aşamalara ve faz çalışmalarına taşınması hedefleniyor.
Kontak Lens Tıbbi Bir Üründür
Programda kontak lenslerin ne olduğu ve hangi amaçlarla kullanıldığı da ayrıntılı şekilde anlatıldı. Uzman Doktor Zekeriya Çetinkaya, kontak lenslerin gözün en ön yüzeyine yerleştirilen saydam optik materyaller olduğunu söyledi.
Kontak lenslerin miopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarını düzeltmek amacıyla kullanıldığını belirten Çetinkaya, gözlük kullanmak istemeyen, aktif yaşam tarzına sahip olan ya da spor yapan kişilerin lens kullanımını tercih edebildiğini ifade etti.
Ancak Çetinkaya’nın özellikle altını çizdiği nokta, kontak lenslerin kozmetik ürün olarak görülmemesi gerektiği oldu. Çetinkaya, renkli lensler de dahil olmak üzere tüm kontak lenslerin doktor onayıyla ve göz hekiminin denetiminde kullanılması gerektiğini belirtti.
Renkli Lenslerde Enfeksiyon Riski
Programda estetik amaçlı kullanılan renkli lensler de konuşuldu. Çetinkaya, renkli lenslerin de kontak lens sınıfına girdiğini ve doktor kontrolü olmadan kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Bazı renkli lenslerde oksijen geçirgenliğiyle ilgili sorunlar yaşanabileceğini ifade eden Çetinkaya, oksijen geçirgenliği düşük olan lenslerin gözde enfeksiyona uygun bir ortam oluşturabileceğini belirtti.
Özellikle lens kullanım kurallarına dikkat etmeyen kişilerin, lens taktıktan birkaç saat ya da bir gün sonra kornea enfeksiyonlarıyla göz hekimine başvurabildiğini aktaran Çetinkaya, bu enfeksiyonların ciddi ve kalıcı görme kaybına kadar ilerleyebileceğini vurguladı.
Lens Kullanmadan Önce Muayene Şart
Zekeriya Çetinkaya, kontak lens kullanmak isteyen kişilerin mutlaka göz hekimine başvurması gerektiğini söyledi. Göz numarasını bilmenin lens almak için yeterli olmadığını belirten Çetinkaya, gözün çapı, korneanın yapısı, enfeksiyon durumu ve göz yüzeyinin uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çetinkaya, her bireyin kontak lens kullanımına uygun olmadığını belirtti. Özellikle göz enfeksiyonu, konjonktivit, blefarit ya da kornea problemi bulunan kişilerin önce tedavi edilmesi gerektiğini söyledi.
Çocuk yaşta lens kullanmak isteyen hastalarla da karşılaştıklarını belirten Çetinkaya, hijyen kurallarına dikkat edemeyeceği düşünülen ya da lens kullanımına uygun bulunmayan kişilere lens önermediklerini ifade etti.
Kontak Lens Kullanımında En Büyük Hata: Lensle Uyumak
Programda lens kullanımında en sık yapılan hatanın lensle uyumak olduğu vurgulandı. Çetinkaya, uyku sırasında gözlerin kapalı olması nedeniyle zaten oksijen geçişinin azaldığını, buna bir de kontak lens eklendiğinde korneanın oksijensiz kaldığını söyledi.
Bu durumun enfeksiyon riskini ciddi şekilde artırdığını ifade eden Çetinkaya, kontak lensle uyuyan hastaların ertesi sabah kornea enfeksiyonuyla uyanabileceğini belirtti.
Çetinkaya, lens kullanan kişilerin akşam eve geldikten sonra lenslerini çıkarması, gece boyunca gözlükle devam etmesi ve lensi önerilen sürenin dışında kullanmaması gerektiğini söyledi.
Lens Hijyeninde Musluk Suyu Kullanılmamalı
Lens hijyeni programın en önemli başlıklarından biri oldu. Çetinkaya, lenslerin yalnızca özel kontak lens solüsyonlarıyla temizlenmesi gerektiğini belirtti.
Lensin çıkarıldıktan sonra temiz ellerle avuç içine alınması, özel lens solüsyonuyla yıkanması ve lens kabında yine solüsyon içinde bekletilmesi gerektiğini anlatan Çetinkaya, hiçbir aşamada musluk suyunun kullanılmaması gerektiğini vurguladı.
Sabah lens takıldıktan sonra lens kabındaki solüsyonun dökülmesi ve kabın kurumaya bırakılması gerektiğini belirten Çetinkaya, akşam yeniden temiz solüsyon konularak lensin bekletilmesi gerektiğini söyledi.
Çetinkaya, “Her gün temizleme, her gün doğru solüsyon ve her gün hijyen” kuralının lens kullanıcıları için vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
Lensin Kullanım Süresi Aşılmamalı
Programda lenslerin kullanım süresine de dikkat çekildi. Çetinkaya, klinik pratikte sıkça 2 haftalık kontak lenslerin reçete edildiğini belirterek, paket açıldıktan sonra bu sürenin aşılmaması gerektiğini söyledi.
Lensin bir gün ya da birkaç gün kullanılmış olmasının önemli olmadığını belirten Çetinkaya, paket açıldıktan sonra belirtilen süre dolduğunda lensin atılması gerektiğini ifade etti.
Bazı hastaların lensleri 2-3 ay kullandığını duyduklarını söyleyen Çetinkaya, bunun son derece tehlikeli olduğunu belirtti. Kullanım süresi uzadıkça lens materyalinin bozulduğunu, oksijen geçirgenliğinin azaldığını ve enfeksiyon riskinin arttığını vurguladı.
Lens Kayarsa Muayene Gerekir
Bilgenur Ülger’in lensin gözde nasıl sabit kaldığına ilişkin sorusu üzerine Çetinkaya, lensin çapının ve göz yapısına uygunluğunun çok önemli olduğunu söyledi.
Lensin gözde kayması halinde bunun normal kabul edilmemesi gerektiğini belirten Çetinkaya, böyle bir durumda yeniden göz muayenesi yapılması gerektiğini ifade etti. Lens çapının göz yapısına uygun olmaması halinde hem kullanım konforunun bozulabileceği hem de enfeksiyon riskinin artabileceği belirtildi.
Çetinkaya, lens kullanırken bulanık görme, batma, yanma, kızarıklık ya da rahatsızlık hissi oluşursa lensin hemen çıkarılması ve göz hekimine başvurulması gerektiğini söyledi.
Lens Kullanırken Makyaja Dikkat
Programda lens ve makyaj ilişkisi de ele alındı. Çetinkaya, lenslerin genellikle makyajdan önce takılması gerektiğini söyledi. Makyaj temizliği yapılırken de göz çevresinin dikkatli temizlenmesi, ardından lensin çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Göz içine, kirpik diplerine ya da göz kenarlarına yapılan yoğun makyajın enfeksiyon riskini artırabileceği belirtildi. Çetinkaya, makyaj kalıntılarının göz içinde birikmesinin özellikle lens kullanan kişilerde daha ciddi sorunlara yol açabileceğini söyledi.
Ayrıca başkasının rimelini, göz kalemini ya da makyaj malzemesini kullanmanın da ciddi enfeksiyon riski oluşturduğu vurgulandı.
Ortak Makyaj Malzemesi Kullanımı Enfeksiyon Bulaştırabilir
Programda ortak makyaj malzemesi kullanımının riskleri de anlatıldı. Çetinkaya, kirpik diplerinde blefarit ve demodex gibi parazit kaynaklı kapak enfeksiyonlarının görülebildiğini söyledi.
Bir kişide bulunan enfeksiyonun göz kalemi ya da rimel üzerinden başka bir kişiye bulaşabileceğini belirten Çetinkaya, bu enfeksiyonların tedavisinin uzun sürdüğünü ve hasta açısından konfor bozucu olabildiğini ifade etti.
Çetinkaya, kişisel bakım ürünlerinin ortak kullanılmaması gerektiğini, hatta bazı göz enfeksiyonlarında havlu ve yastık kılıfı kullanımının da kişiye özel olması gerektiğini vurguladı.
Lensle Duşa ve Havuza Girilmemeli
Kontak lens kullanıcılarına yönelik en önemli uyarılardan biri de su teması oldu. Çetinkaya, lensle duşa ya da havuza girilmemesi gerektiğini belirtti.
Özellikle havuz sularında adenovirüs gibi enfeksiyon etkenlerinin bulunabileceğini söyleyen Çetinkaya, kontak lensle havuza girilmesi halinde enfeksiyon riskinin çok daha ağır hale gelebileceğini ifade etti.
Yüksek derecede miyopisi olan ve havuzda görmekte zorlanan hastalar için dereceli yüzücü gözlükleri önerildi. Normal yüzücü gözlüğünün lensle birlikte kullanılmasının yeterli koruma sağlamayacağı belirtildi.
Kornea Enfeksiyonu Körlüğe Kadar Gidebilir
Programda lens kullanımına bağlı gelişebilecek en ciddi hastalıklardan biri olarak korneal keratit anlatıldı. Çetinkaya, korneanın gözün saat camı gibi saydam tabakası olduğunu ve bu tabakanın enfeksiyonlarının ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi.
Erken tedavi edilmeyen keratitlerde korneanın saydamlığını kaybederek beyaz ve opak şekilde iyileşebileceğini belirten Çetinkaya, bu durumda ışığın göz arkasına ulaşamadığını ve görme kaybı oluşabileceğini ifade etti.
Bu nedenle lens kullanan kişilerin batma, kızarıklık, bulanık görme, çapaklanma ve yanma gibi belirtileri ciddiye alması gerektiği vurgulandı.
Akıllı Kontak Lens Enfeksiyonu Renk Değişimiyle Haber Verecek
Zekeriya Çetinkaya’nın ödül aldığı akıllı kontak lens çalışması programda detaylı şekilde anlatıldı. Çetinkaya, normal kontak lenslere pH sensörleri, antibiyotik ve renk değiştirici maddeler eklediklerini söyledi.
Bu lenslerin enfeksiyon durumunda gözde renk değiştirerek kullanıcıyı uyaracağını belirten Çetinkaya, aynı zamanda antibiyotik salarak tedavi sürecini de başlatacağını ifade etti.
Çetinkaya, bu yapıyı “tanı koyan, tedavi sağlayan ve koruyucu etki yapan üçlü platform” olarak tanımladı. Çalışmanın şu anda laboratuvar aşamasında olduğunu ancak sonuçların umut verici olduğunu söyledi.
Gözyaşıyla Kan Şekeri Ölçümü İçin Yeni Çalışma
Programda Çetinkaya’nın üzerinde çalıştığı bir başka proje de gündeme geldi. Erciyes Üniversitesi Eczacılık Fakültesi laboratuvarlarında yürüttükleri yeni çalışmada, gözyaşı üzerinden kan şekeri tayini yapılması hedefleniyor.
Çetinkaya, diyabet hastalarının parmak delerek kan şekeri ölçtüğünü hatırlatarak, bu ölçümün gözyaşı yoluyla ve daha konforlu bir yöntemle yapılabilmesi için çalıştıklarını söyledi.
Henüz deney aşamasında olan çalışmanın olumlu sonuçlanması halinde, bunun da bilimsel camia ve halkla paylaşılacağı ifade edildi.
Dijital Göz Yorgunluğu Ayrı Bir Sorun
Programda sürekli ekran karşısında çalışan kişilerin yaşadığı göz yorgunluğu da değerlendirildi. Çetinkaya, göz çizdirmenin dijital göz yorgunluğunu ortadan kaldırmayacağını söyledi.
Dijital göz yorgunluğunun ekran maruziyetine bağlı geliştiğini belirten Çetinkaya, uzun süre ekrana odaklanan kişilerin göz kırpma sıklığının azaldığını, buna bağlı olarak göz yüzeyinin kuruduğunu ifade etti.
Bu durumda suni gözyaşı damlalarının kullanılabileceğini, kişinin bilinçli şekilde gözlerini dinlendirmesi ve göz kırpma sıklığını artırması gerektiğini belirtti.
Göz Çizdirme Sonrası Numara Yeniden Artabilir
Takipçilerden gelen sorular üzerine göz çizdirme ameliyatları da konuşuldu. Çetinkaya, göz çizdirme ameliyatı sonrası numaranın yeniden artma ihtimalinin bulunduğunu söyledi.
Bu ihtimalin özellikle erken yaşta yapılan işlemlerde ve göz numarası henüz sabitlenmemiş kişilerde daha yüksek olduğunu belirten Çetinkaya, en önemli kriterlerden birinin göz numarasının en az bir yıl sabit kalması olduğunu ifade etti.
Tekrarlayan göz çizdirme işlemlerinin riskli olabileceği belirtilirken, uygun hasta seçiminin büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Kırma Kusurları Nedir?
Programda miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurları da anlatıldı. Çetinkaya, kırma kusurunu görüntünün görme merkezine tam olarak düşmemesi olarak tanımladı.
Miyopide görüntünün retinanın önüne düştüğünü ve kişinin uzağı görmekte zorlandığını belirten Çetinkaya, hipermetropi ve astigmatizmanın da farklı odaklanma problemleri olduğunu söyledi.
Gözlük, kontak lens ve bazı cerrahi yöntemlerle görüntünün doğru noktaya düşürülmesinin amaçlandığı ifade edildi.
Miyopi Çocuklarda Artıyor
Programda çocuklarda miyopi artışına dikkat çekildi. Çetinkaya, 2050 yılında dünya nüfusunun yaklaşık yarısının miyop olabileceğine dair öngörüler bulunduğunu söyledi.
Çocukların uzun süre yakına bakması, tablet ve telefon kullanımının artması, açık havada geçirilen sürenin azalması ve genetik faktörlerin miyopi gelişiminde önemli rol oynadığı belirtildi.
Çetinkaya, çocukların ekran süresinin azaltılması, açık havada daha fazla vakit geçirmeleri ve düzenli göz muayenelerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Göz Tembelliğinde 10 Yaş Uyarısı
Programda göz tembelliği de önemli bir başlık olarak ele alındı. Çetinkaya, bir gözde daha yüksek kırma kusuru bulunması halinde o gözün daha az görebileceğini ve zamanla tembellik gelişebileceğini söyledi.
Göz tembelliğinde 10 yaşına kadar tedavi şansı bulunduğunu belirten Çetinkaya, bu yaşın ardından geri dönüşü olmayan görme kayıplarının oluşabileceğini ifade etti.
Bu nedenle çocukların şikâyeti olmasa bile erken yaşta göz muayenesine götürülmesi gerektiği belirtildi.
“Daha Düşük Numara Verelim” Düşüncesi Yanlış
Aileler arasında sık görülen “daha düşük numara verilirse göz ilerlemez” düşüncesinin yanlış olduğu programda özellikle vurgulandı.
Çetinkaya, çocuğun gözünün neye ihtiyacı varsa o numaranın verilmesi gerektiğini söyledi. Eksik numara kullanmanın miyopinin ilerlemesini engellemediğini, aksine çocuğun daha kötü görmesine ve sonraki muayenelerde daha yüksek numaralarla karşılaşılmasına neden olabileceğini ifade etti.
Doktorun verdiği reçeteye uyulması gerektiğini belirten Çetinkaya, kontrol aralıklarının da hastadan hastaya değişebileceğini söyledi.
Sağlık Olsun’dan Göz Sağlığı Mesajı
“Sağlık Olsun” programında yapılan değerlendirmeler, göz sağlığının ihmal edilmemesi gereken temel sağlık başlıklarından biri olduğunu ortaya koydu. Kontak lens kullanımında hijyen, doktor kontrolü, doğru süre, su temasından kaçınma ve belirtileri ciddiye alma gibi kuralların hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Uzman Doktor Zekeriya Çetinkaya’nın açıklamalarıyla, akıllı kontak lens projesinin hem Kayseri hem de Türkiye için umut veren bir bilimsel çalışma olduğu belirtildi. Çocuklarda miyopi ve göz tembelliği konusunda da ailelere önemli uyarılar yapıldı.
Programda verilen mesaj net oldu: Göz sağlığı ertelenmemeli, kontak lensler bilinçsiz kullanılmamalı, çocuklarda düzenli muayene ihmal edilmemeli ve en küçük şikâyette mutlaka göz hekimine başvurulmalı.





