İçeriğe geç
7 Ekim 2026, Çarşamba
Röportaj

Okullarda Şiddet Alarmı

91.8 Radyo Radar’da Mustafa Bayram’ın sunumuyla yayınlanan “Yol Açık” programında, Türkiye ve Kayseri gündemi geniş başlıklarla ele alındı. Programda Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim, petrol ve altın fiyatlarındaki hareketlilik, Kayseri’de yağışlı havanın trafiğe etkisi, barajlardaki doluluk, okullarda yaşanan şiddet olayları, medya ve dizi içerikleri, eğitim sistemindeki sorunlar, çocukların spora ve mesleki eğitime yönlendirilmesi ile Erva ve Sensiz Olmaz projeleri değerlendirildi.

· 9 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
Okullarda Şiddet Alarmı
Paylaş

Programda özellikle okul saldırıları üzerinden, meselenin tek bir sebebe indirgenemeyeceği ve toplumun tamamının sorumluluk alması gerektiği vurgulandı.

Yol Açık’ta Gündem Yoğun Başladı

Reklam


Kayseri’nin en çok dinlenen sabah programlarından “Yol Açık”, yeni haftaya hem küresel hem yerel başlıklarla başladı. Mustafa Bayram, Halil İbrahim Öztürk ve Ahmet Bey’in değerlendirmeleriyle yayında önce piyasalardaki son durum ele alındı, ardından Kayseri trafiği, hava durumu ve Türkiye’nin ana gündemine oturan okul saldırıları konuşuldu.

Programın ilk bölümünde dolar, euro, gram altın, çeyrek altın, ons altın ve Brent petrol fiyatları üzerinden piyasa tablosu değerlendirildi. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin enerji piyasalarına etkisi programın dikkat çeken ilk başlıklarından biri oldu.

İlgili Haberler

Hürmüz Boğazı Gerilimi Piyasaları Etkiledi


Yayında, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin petrol fiyatları üzerinde yeniden baskı oluşturduğu ifade edildi. Petrol tankerleri ve ticari gemilere yönelik saldırı iddiaları, İran’ın boğaz üzerindeki askeri kontrolü sıkılaştırması ve Amerika ile İran arasındaki müzakere sürecinin belirsizleşmesi, küresel piyasalarda yeni bir risk olarak değerlendirildi.

Reklam

Programda, Hürmüz Boğazı’nın dünya enerji taşımacılığı açısından kritik bir noktada olduğu vurgulandı. Bu hatta yaşanacak her gerilimin yalnızca petrol fiyatlarına değil, akaryakıt, ulaşım, üretim ve genel yaşam maliyetlerine de yansıdığı belirtildi.

Mustafa Bayram, “Hürmüz’de gerilim çıktı” diyerek yaşanan gelişmelerin piyasaları yeniden hareketlendirdiğini ifade etti. Brent petroldeki yukarı yönlü hareketin de bu risklerin fiyatlanmasıyla bağlantılı olduğu değerlendirildi.

Kayseri’de Yağış Trafiği Zorladı


Programda Kayseri’de sabah saatlerinde yaşanan trafik yoğunluğu da gündeme geldi. Özellikle Kocasinan Bulvarı, eski çevre yolu, Argıncık girişi, Fuzuli Caddesi ve Sanayi Odası çevresinde ciddi trafik sıkışıklığı yaşandığı aktarıldı.

Ahmet Bey, bazı noktalarda kazalar olduğunu belirterek sürücüleri alternatif güzergâhlara yönelmeleri konusunda uyardı. Yağış nedeniyle yolların kayganlaştığı, su birikintilerinin araç kontrolünü zorlaştırdığı ve sürücülerin daha dikkatli olması gerektiği ifade edildi.

Programda, özellikle su birikintilerine hızlı giren araçların hem kendi güvenliğini hem de diğer sürücülerin görüş mesafesini tehlikeye attığı vurgulandı. Sürücülere hızlarını düşürmeleri, takip mesafesini korumaları ve yağışlı havalarda daha dikkatli hareket etmeleri çağrısı yapıldı.

Bereketli Yağışlar Barajları Doldurdu


Yayında, son dönemde Türkiye genelinde etkili olan yağışlar da değerlendirildi. Mustafa Bayram, bu yılın oldukça bereketli geçtiğini belirterek, uzun yıllardır akmayan bazı kaynakların yeniden su vermeye başladığını söyledi.

Türkiye’de birçok barajda doluluk oranlarının önemli seviyelere ulaştığı, bazı bölgelerde kapak açma noktasına gelindiği ifade edildi. Programda, son 66 yılın en fazla yağış alan mevsimlerinden birinin yaşandığı yönündeki değerlendirme de gündeme getirildi.

Kayseri’de de önümüzdeki günlerde yağışlı havanın süreceği belirtilirken, sıcaklıkların mevsim normalleri çerçevesinde ilerleyeceği aktarıldı. Yağışların tarım açısından bereketli bir dönem oluşturduğu ancak sürücüler ve şehir içi ulaşım açısından dikkat gerektirdiği ifade edildi.

Okullardaki Şiddet Olayları Gündeme Damga Vurdu


Programın ana gündemlerinden biri, Türkiye’de farklı şehirlerde yaşanan okul saldırıları oldu. Mustafa Bayram, üst üste yaşanan acı olayların ülkenin tamamını derinden etkilediğini belirterek, hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için başsağlığı dileklerini iletti.

Yayında, okul saldırılarının yalnızca bir güvenlik meselesi olarak ele alınamayacağı vurgulandı. Programcılar, bu olayların eğitim sistemi, aile yapısı, medya, sosyal medya, dijital oyunlar, öğretmen otoritesi, disiplin anlayışı ve çocukların sosyal gelişimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Mustafa Bayram, yaşanan olayların ardından toplumun farklı kesimlerinin hemen suçlu aramaya başladığını, ancak meselenin tek bir başlıkla açıklanamayacağını söyledi. Programda, “Sadece dizi, sadece oyun, sadece eğitim sistemi ya da sadece aile” diyerek sorunu daraltmanın çözüm üretmeyeceği belirtildi.

“Bu Meselenin Tek Bir Sebebi Yok”


Halil İbrahim Öztürk, okul saldırılarıyla ilgili değerlendirmesinde, konunun birçok bileşeni olduğunu söyledi. Televizyon dizileri, sosyal medya, aile ilgisizliği, eğitim müfredatı, öğretmenlerin disiplin yetkisinin zayıflaması ve velilerin her durumda çocuklarının arkasında durmasının bu tabloyu etkileyen unsurlar arasında olduğunu ifade etti.

Programda, öğretmenlerin otoritesinin zayıflatılmasının eğitim ortamını olumsuz etkilediği vurgulandı. Velilerin, çocuklarıyla ilgili her uyarıyı öğretmene yönelik tepkiye dönüştürmesinin de okul disiplinini zorlaştırdığı belirtildi.

Bununla birlikte, yalnızca öğretmeni ya da yalnızca aileyi suçlamanın da doğru olmayacağı ifade edildi. Toplumun tamamının bu sürecin içinde olduğu, çocukların davranışlarının aile, okul, medya ve çevreyle birlikte şekillendiği vurgulandı.

Medya ve Dizilere Sert Eleştiri


Yayında televizyon dizileri ve gündüz kuşağı programları da eleştirildi. Mustafa Bayram, yıllardır şiddet, mafya kültürü, aile içi çatışma, hakaret ve ahlaki bozulmayı normalleştiren yayınların toplum üzerinde etkili olduğunu söyledi.

Bayram, bazı dizilerde mafyatik karakterlerin kahraman gibi sunulduğunu, silahın, güç gösterisinin ve yasa dışı ilişkilerin normalleştirildiğini ifade etti. Gündüz kuşağı programlarında da aile yapısını ve toplumsal ahlakı zedeleyen içeriklerin uzun süredir ekranlarda yer aldığını belirtti.

Programda, RTÜK’ün yalnızca olaylardan sonra hassasiyet çağrısı yapmasının yeterli olmadığı, şiddeti ve ahlaki çöküşü normalleştiren içeriklerin daha ciddi biçimde ele alınması gerektiği vurgulandı.

Okul saldırılarının ardından bazı dizilerin yayın akışından çıkarılması ve şiddet sahnelerinin yeniden düzenlenmesi de programda değerlendirildi. Ancak bu adımların geç kalmış önlemler olduğu ifade edildi.

Sosyal Medya ve Dijital Oyunlar Çocukları Etkiliyor


Programda çocukların dijital dünyayla ilişkisi de önemli bir başlık olarak ele alındı. Sosyal medya platformları, dijital oyunlar ve özellikle kontrolsüz içeriklerin çocukların zihin dünyasında ciddi etkiler oluşturabileceği belirtildi.

Mustafa Bayram, sosyal medyada ve bazı dijital platformlarda çocukların yoğun uyarana maruz kaldığını, şiddetin, küfrün, uyuşturucuya yönlendiren içeriklerin ve sapkın davranışların normalleştirilebildiğini söyledi.

Programda, özellikle TikTok gibi platformlarda sınır tanımayan içeriklerin çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği dile getirildi. Ailelerin çocukların telefon, oyun ve sosyal medya kullanımını kontrol etmesi gerektiği ifade edildi.

Ailelerin Sorumluluğu Vurgulandı


Yayında ailelerin çocuk üzerindeki sorumluluğu da geniş şekilde tartışıldı. Programda, ailelerin çocuklarını okula götürüp getirmesinin ya da ödevlerini takip etmesinin tek başına yeterli olmadığı belirtildi.

Çocukların dijital dünyada ne izlediği, kimlerle iletişim kurduğu, hangi oyunları oynadığı, hangi sosyal çevrelerde bulunduğu ve okul dışındaki zamanını nasıl geçirdiği konusunda ailelerin daha dikkatli olması gerektiği ifade edildi.

Mustafa Bayram, çocukların boş bırakılmasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Eskiden çocukların yaz dönemlerinde Kur’an kursu, çıraklık, mahalle oyunları ya da farklı meşguliyetlerle zaman geçirdiği hatırlatılarak, bugünün çocuklarının çoğu zaman kontrolsüz şekilde dijital alana bırakıldığı ifade edildi.

Eğitim Sistemi Sınav Odaklı Eleştirildi


Programda eğitim sistemine yönelik sert eleştiriler de yer aldı. Halil İbrahim Öztürk, mevcut sistemin çocukları ilkokuldan itibaren sınav odaklı bir yapıya zorladığını söyledi.

Ortaokul sürecinin büyük ölçüde LGS’ye, lise sürecinin ise üniversite sınavına odaklandığı belirtilerek, çocukların sanat, spor, meslek, edebiyat, müzik ve sosyal beceriler açısından yeterince desteklenmediği ifade edildi.

Programda, çocukların yalnızca test çözmeye yönlendirildiği, farklı yeteneklere sahip öğrencilerin aynı sınav sistemi içinde değerlendirildiği ve bunun ciddi bir sorun oluşturduğu vurgulandı.

Mustafa Bayram, herkesin aynı kutuları karaladığı bir eğitim düzeninin çocukların bireysel yeteneklerini ortaya çıkarmakta yetersiz kaldığını belirtti.

Zorunlu Eğitim ve Sınıfta Kalma Tartışması


Yayında 12 yıllık zorunlu eğitim sistemi de tartışıldı. Okumakla ilgisi olmayan, okuldan kopmuş ya da akademik eğitime uyum sağlayamayan çocukların zorla sistemin içinde tutulmasının başka sorunlara yol açabileceği ifade edildi.

Programda, sınıfta kalma ve devamsızlık uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtildi. Bazı öğretmenlerin de bu konuda rahatsızlıklarını dile getirdiği, uyumsuz ve şiddet eğilimi gösteren öğrencilerle ilgili okul yönetimlerinin elinin güçlendirilmesi gerektiği aktarıldı.

Mustafa Bayram, okuma yazma bilmeden ilkokuldan mezun edilen çocukların daha sonra ortaokul seviyesinde eğitim sistemine devam etmesinin ciddi bir çelişki olduğunu söyledi. Suça sürüklenen bazı çocukların okulla bağlarının koptuğu, buna rağmen sistem içinde mezun sayıldıkları ifade edildi.

Mesleki Eğitim Çözüm Olarak Gösterildi


Programda eğitim sisteminin mesleki yönlendirme açısından yeniden ele alınması gerektiği de vurgulandı. Her çocuğun akademik sınav başarısına göre değerlendirilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, bazı çocukların sanayi, zanaat, teknik beceri, spor ya da sanat alanlarında desteklenmesi gerektiği ifade edildi.

Mustafa Bayram, her çocuğun futbolcu, doktor ya da mühendis olmak zorunda olmadığını belirterek, iyi bir marangoz, motorcu, elektrikçi, mobilyacı, boyacı ya da usta olmanın da değerli olduğunu söyledi.

Programda, ortaokuldan itibaren çocukların yeteneklerine göre yönlendirilmesi, mesleki eğitimin güçlendirilmesi ve düz lise mantığından uzaklaşılması gerektiği ifade edildi.

Erva Projesi Örnek Gösterildi


Kayseri Valiliği öncülüğünde yürütülen Erva Projesi de programda geniş yer buldu. Programda, Erdemlerimizle Varız anlayışıyla çocukları spor, kültür, sanat, fen ve bilim alanlarına yönlendiren bu tür çalışmaların Türkiye genelinde yaygınlaşması gerektiği belirtildi.

Erva kapsamında binlerce çocuğun sporla buluştuğu, yalnızca sportif başarı için değil, çocukların hayata tutunması, disiplin kazanması ve sağlıklı sosyal çevre edinmesi için bu projelerin önemli olduğu ifade edildi.

Mustafa Bayram, spor yeteneği olmayan çocuklar için de başka alanların açılması gerektiğini belirterek, “Çocuğun spora yeteneği yoksa ne olacak?” sorusunu gündeme getirdi. Bu noktada meslek, sanat, kültür ve sosyal beceri alanlarının da güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Sensiz Olmaz Projesi Suça Sürüklenen Çocuklar İçin Umut Oldu


Programda Kocasinan Kaymakamlığı ve Kayseri Valiliği öncülüğünde yürütülen “Sensiz Olmaz” projesi de dikkat çekti. Projenin, suça sürüklenen çocukların yalnızca kendisini değil, aile yapısını da kapsayan bir rehabilitasyon süreci sunduğu ifade edildi.

Yayında, bu projenin yalnızca ceza odaklı değil, çocuğu yeniden eğitime, sosyal hayata ve aile düzenine kazandırmayı hedefleyen bir model olduğu belirtildi.

Mustafa Bayram, bazı kurumların “Biz zaten bunu yapıyoruz” yaklaşımını eleştirerek, eğer mevcut çalışmalar yeterli olsaydı bu tür projelere ihtiyaç duyulmayacağını söyledi. Programda, sahada ortaya çıkan eksikliklerin yeni ve daha kapsamlı modellerle giderilmesi gerektiği vurgulandı.

Spor Başkenti Adaylığı da Gündeme Geldi


Programda Kayseri’nin 2029 Dünya Spor Başkenti adaylığı için yapılan lansman toplantısı da değerlendirildi. Toplantıda verilen mesajların önemli olduğu, Kayseri’de spor kültürünün yaygınlaştırılmasının çocuklar ve gençler açısından büyük değer taşıdığı ifade edildi.

Vali Gökmen Çiçek’in konuşmasında kurumların spor kulüpleri üzerinden gençlere ulaşmasının önemine dikkat çekildiği aktarıldı. Emniyet, jandarma, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin sporcu yetiştirme çabalarının da şehir için kıymetli olduğu belirtildi.

Programda, sporun yalnızca madalya kazanmak için değil; disiplin, takım ruhu, enerji boşaltma, sağlıklı yaşam ve kötü alışkanlıklardan uzak durma açısından da önemli olduğu vurgulandı.

Çocukların Enerjisini Atacağı Alanlara İhtiyaç Var


Programda eski mahalle kültürünün kaybolmasıyla çocukların hareket alanlarının daraldığı da ifade edildi. Eskiden çocukların sokakta oynayarak enerjilerini attığı, bugün ise apartman ve site hayatı içinde hareketsizleştiği belirtildi.

Çocukların spora, oyuna, harekete ve güvenli sosyal alanlara ihtiyacı olduğu vurgulandı. Bu alanlar oluşturulmadığında çocukların enerjisini dijital dünya, sokak grupları ya da riskli çevreler üzerinden boşaltmaya çalışabileceği ifade edildi.

Mustafa Bayram, çocukların yalnızca okul başarısıyla değil, bedensel, sosyal ve ruhsal gelişimleriyle de ilgilenilmesi gerektiğini söyledi.

Yol Açık’tan Ortak Sorumluluk Mesajı


“Yol Açık” programında yapılan değerlendirmeler, Türkiye’nin ve Kayseri’nin gündemindeki birçok başlığın birbirine bağlı olduğunu ortaya koydu. Küresel enerji krizi piyasalara yansırken, yerelde yağışlar ve trafik günlük hayatı etkiledi. Ancak programın en önemli gündemi, okullarda yaşanan şiddet olayları ve bu olayların arka planındaki toplumsal sorunlar oldu.

Programda verilen mesaj net oldu: Okullardaki şiddet yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülemez. Eğitim sistemi, aile yapısı, medya, sosyal medya, dijital oyunlar, öğretmen otoritesi, çocukların sosyal hayatı, spor ve mesleki yönlendirme birlikte ele alınmalıdır.

Yayında, çocukları yalnızca sınavlara hazırlayan değil, onları hayata hazırlayan bir eğitim anlayışına ihtiyaç olduğu vurgulandı. Erva ve Sensiz Olmaz gibi projelerin ise çocukları suça, şiddete ve yalnızlığa karşı koruyacak önemli modeller olduğu ifade edildi.

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Kocasinan / Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.