NEDEN SAHTE GÖZLÜK KULLANMAMALIYIZ?
KAYSERİ (1HA-ÖZEL) – Güneşin etkisini gösterdiği yaz aylarında güneşten gelen ultraviyole (UV) ışınları gözlerde hasar bırakabiliyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Musa Karataşgüler ve Optisyen Alaaddin Burak Kayısı, bu durumu önlemek için sahte güneş gözlüklerinden uzak durulması gerektiğini anlattı.
Sıcak havalarda etkisini gösteren güneş ışınlarından gözleri korumak için güneş gözlükleri kullanılmaya başlanıyor. UV ışınlarının zararlı etkisinden korunmak için sahte güneş gözlüklerinden de uzak durmak gerekiyor. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Musa Karataşgüler ve Optisyen Alaaddin Burak Kayısı sahte güneş gözlüğü kullanılmaması gerektiğine dikkat çekti. Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Musa Karataşgüler, “Güneş gözlüğü alırken öncelikle camın özelliğine dikkat edilmelidir. Güneş gözlüğünü güneşin zararlı ışınlarından gözümüzü korumak için takarız. UV 400 ultravioleye karşı yüzde 100 koruyucu güneş gözlükleri almamız gerekiyor. Çerçevenin özelliği önemlidir; gözümüzü tam kapatmalı, yüzümüze uygun olmalıdır. Çok koyu renkleri önermiyoruz, açık tonlar tercih edilebilir. Sahte güneş gözlüğü kullanmak faydadan çok zarar verir. Güneş gözlüğü taktığımızda göze gelen ışık miktarı sahte güneş gözlüğü de olsa ışık miktarı az olacağı için göz bebeği büyür. Bu durumda da zararlı ışınlara daha fazla maruz kalmış oluruz. Zaten gözlükçülerde bu durum sağlık bakanlığı tarafından denetleniyor. Optikler ve gözlükçülerden güvenlikle alabilirsiniz” ifadelerini kullandı.
Optisyen Alaaddin Burak Kayısı ise “Güneş gözlüğü alırken ultraviyole dediğimiz zararlı ışınlar var. Bu ultraviyole ışınları güneşten gelen zararlı ışınlardır. Ultraviyole A, ultraviyole B ve ultraviyole C olmak üzere aslında üç ışın türüdür. Bu ultraviyole C ışınını çoğu zaman duymuyoruz. Çünkü bu ultraviyole C ışınları Ozon Tabakasından yeryüzüne geçemez. Bizim burada dikkat etmemiz gereken ışınlar ultraviyole A ve ultraviyole B ışınlarıdır. Güneşten gelen ışınların yüzde 95’ini ultraviyole A ışınları oluşturur. Ultraviyole B ışınları ise daha kısa dalga boyuna sahip ışınlar olup bize zarar veren ışınların temelinde ultraviyole B ışınları vardır. Güneşe çıktığımız zaman tenimizi bronzlaştıran ışınların temelinde ultraviyole B ışınlarıdır. Bir gözlük alırken de bunun belli bir standardının olması gerekiyor. Bu standartta 400 nano mikrondur. Yani ultraviyole 400 ifadesi burada yer almaktadır. Gözlüklere göre ultraviyole 400 filtresi 580 – 560 filtreleri de mevcuttur. Kişinin özel ihtiyacına göre bu cam rengi ve ultraviyole oranında da kişiye özel olarak üretimler yapabiliyoruz. Bir gözlük alırken en önemli şey gözlüğün C sertifikasının bulunmasıdır. Ve UV 400 filtresinin yerinde olması gerekmektedir. Günümüzde en fazla karşılaştığımız sahte, replika, imitasyon gözlükler kullanılmaktadır. Bu gözlük camlarını kesinlikle tavsiye etmiyorum. Gözümüzün içinde iris, gözbebeği ışıkla beraber daralma ve genişleme yapar. Işığın şiddetine ve yoğunluğuna göre siz burada sahte gerçek olmayan bir cam kullandığınızda gözünüzdeki iris biraz daha genişleyecek aslında daha fazla bir ultraviyole ışınına maruz kalacaksınız. Halbuki siz bu gözlükleri kullanmasanız gözümüz biraz daha kasılacak ve içeriye giren ultraviyole ışınını aslında biraz daha indirecektir. Bu noktada kesinlikle imitasyon gözlüklerden uzak durulmalıdır. Gözlükte doğru bilinen yanlışlar vardır. Yüz tipine göre gözlük seçimi adı altında ifadeler vardır. Kişinin tamamen kendi zevkiyle tarzıyla alakalı olan bir durumdur. Yani kişinin yüzü yuvarlak diye köşeli bir model kullanması gerekmez burada önemli olan şey gözlüğün bedeni ve sap uzunluğunun kullanıcı açısından uygun bir gözlük seçilmesidir. Güneş gözlüklerinde polarize cam vardır. Polarize gözlüğün özelliği polarize güneşten gelen yansımaları en minimum seviyeye indirme amacıyla kullanılan camlardır. Kişinin yaptığı işle alakalı olarak, çok fazla araç kullanıyorsa polarize cam kullanabilir. Polarize cam kullanma ihtiyacı olmayan kişiler ise güneş ışınlarına fazla maruz kalmayan kişilerdir” şeklinde konuştu.





