Kayseri’de İlk Un Fabrikası (1921)
Hunat Hatun Medresesi Müderrisi Muhaddiszâde Âlim Bey’in Boğazköprü ile MoluÇiftliği arasında bir yerde ve Karasu üzerine bir su değirmeni...
Hunat Hatun Medresesi Müderrisi Muhaddiszâde Âlim Bey’in Boğazköprü ile MoluÇiftliği arasında bir yerde ve Karasu üzerine bir su değirmeni yaptırtmak üzere İstanbul’dan davet ettiği Mühendis Süreyya Bey’in, burada yaptığı binaya gerekli jeneratör ve makineleri yerleştirerek Kayseri’nin ilk un fabrikasını hayata geçirdiğini görüyoruz[1]. Anadolu’nun çok büyük bir kısmında olduğu gibi Kayseri’de de henüz elektrik yoktur. Elektrik olmayınca, motor da yoktur ve motorla çalışan hiçbir şey yoktur. Doğal olarak fabrika da yoktur. Yok denecek düzeydeki üretim ise insanların ve hayvanların kas gücüyle yapılmakta, un değirmenleri de suyla çalışmaktadır. İlk Un Fabrikası İşte, bu şartlar altında Hunat Medresesi Müderrisi ve Kapalı Çarşı’da, zücaciyecilik yapan 1884 doğumlu Muhaddiszade Âlim Bey (Âlim Muhaddisoğlu) Kayseri’ye bir un fabrikası kuruyor. Bu fabrikanın kuruluş hikâyesini Âlim Beyin kızı 1914 doğumlu ve şimdi 97 yaşında olan İlmiye Bergman Hanım anlatıyor: “Ben henüz okula başlamamıştım ve sanırım 1919 yılıydı. Molu âilesininBoğazköprü ile şimdiki Molu Çiftliği’nin arasında bir yerde, Karasu’nun üstünde büyük bir su değirmeni vardı. Annemin dedesi MoluluÂrif Ağanın çocukları ve torunları bu değirmenin hissedarlarıydı. Dolayısıyla onun torunları olan annem Sîmüten Hanım ve Ârif dayım da hissedardı. O tarihte Ârif dayım babamla birlikte zücaciyecilik yapıyordu. Değirmenin suyu çok güçlü akar ve kocaman değirmen taşlarını çevirirdi. Babam bu değirmeni bir un fabrikası haline getirmek istemiş ve hissedarlarla bir noter mukavelesi yaparak, kurulacak fabrikanın üçte bir hissesi karşılığında, değirmeni onlardan almış.” “Daha sonra babam İstanbul’dan Süreyya Bey isminde bir mühendis getirtti. Eski su değirmeninin yanına büyük bir bina inşa ettiler ve fabrikanın makinelerini oraya yerleştirdiler. Güçlü değirmen suyundan sağlanan muharrik güçle yandaki binanın içinde bulunan makineleri çalıştırdılar.” “Süreyya Beyler bize komşu oturuyordu. Onun eşi ve çocuklarıyla birlikte fabrikaya giderdik. Karasu’da muazzam bir su akıyordu. Biz çocuklar suda yüzen ördeklerle oynar ve ördek yumurtası toplardık.” “Babamlar burada un üretip halka ve askeriyeye vermeye (satmaya) başladılar. Böylece Kayserililer ilk defa fabrika unu ile tanışmış oldu. Ben bu fabrikadan çuvallarla gelen unların Kayseri’deki depoya dağlar gibi yığıldığını hatırlıyorum. Millî Mücadele döneminde buradan cepheye de un gönderilmiş olması muhtemeldir.” “Bu tesîsin kârlı olduğunu gören Molu Değirmeni’nin bazı hissedarları Cumhuriyet kurulduktan sonra maalesef ortaklık mukavelesini bozmak ve tesîse yarı yarıya ortak olmak istemişler. Babam da ortaklık mukavelesini önlerine koymuş. Fakat galiba bir-iki hissedar razı olmamış ve bazı çirkin davranışlarda bulunmuş. Bunun üzerine babam 1924 veya 1925 yılında bu tesîsi kapattı ve ortaklığı tasfiye etti[2].
Kayseri Un Pazarı -Düvenönü
[1] Elden Yaşar, Düşünen Şehir, Ekim 2018, sayı:7, s:74
[2] Şahin Mehmet, Makale, Şu Bizim Kayseri Dergisi, 2011, sayı; 20
Bu bilgiler, Halit Erkiletlioğlu tarafından yazılan Geniş Kayseri Tarihi kitabından, yazarın izni ile alınmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. (www.kayserim.net)..
Geniş Kayseri Tarihi Kaynakça






