Kayseri’nin Ankara Vilâyetine Bağlanması (1867)
Tazminatın ilk yıllarında (1839) düzenlenen Osmanlı mülkî taksimatı ile Bozok, Ankara Kengarı (Çankırı) ve Kayseri Livaları (Sancakları) Bozok eyalet...
Tazminatın ilk yıllarında (1839) düzenlenen Osmanlı mülkî taksimatı ile Bozok, Ankara Kengarı (Çankırı) ve Kayseri Livaları (Sancakları) Bozok eyaleti adı altında toplanmış idi.
1864 (H. 1280) yılında Ali ve Fuad Paşalar, eyaletleri yeniden düzenlemek üzere köklü bir çalışma yaptılar. 1867 senesinin Haziran ayında tamamlanarak “Vilâyet Nizamnâmesi” adıyla çıkan bir kanunla yürürlüğe girdi. Buna göre; vilâyetler sancaklara, sancaklar kazalara, kazalar nahiyelere, nahiyelerde köylere bölünmüştü.
Osmanlı sınırları içindeki bütün birimlerinin sınırları coğrafi şartlar ve ulaşım göz önüne alınarak yeniden tesbit edildi.
Bu düzenleme ile Ankara vilâyet merkezi oldu ve Kayseri Sancağı Ankara Sancağı ve Bozok Sancağı bu merkeze bağlandı.[1] Kayseri Sancağının Develi ve İncesu olmak üzere iki adet kazası bulunmaktaydı.
İlgili Haberler
Bu meclis bulunduğu, liva’nın mektep, hapishane gibi kurumların yapım ve onarımı dışında, yolların yapım ve onarım işlerine de bakmaktadır. Vergilerin dağıtılıp toplatılması. İltizama verilmesi hazine gelir kaynaklarının korunması görevleri arasında idi.
1864 yılında “Güherçile Fabrika-yı Hümayunu” Devlet güherçile fabrikası haline getirilmiştir. Hacıkılıç camisinin kuzey bitişiğine 1547 yılında yaptırılan imârethanede faaliyet gösteren bu fabrika, imparatorluk içinde barut imalinde önemli bir hammedde olan, güherçile elde eden önemli bir kuruluştu. Kaynaklarda Kayseri Güherçile Fabrikası’ında 1871-75 yılları arasındaİstefan Efendi isimli Hıristiyan bir şahsınmüdürlük yaptığı aynı yıllara ait salnamelerde belirtilmektedir. Fabrikada üretilen mal, niteliği itibariyle önemli bir askeri materyal olduğu halde (güherçilenin barut üretiminde kullanılması), Kayseri Hıristiyanlarının ‘sivil’ olarak askeriye hizmeti yapabildiklerini göstermektedir[2].
1866 tarihinde Kayseri’li din alimlerinden Muhaddis Mustafa Efendi Hoca’nın vefat ettiğini biliyoruz. Bu ölüm üzerine Zillîzâde Hacı Emin Efendi şu şiirlerle tarih düşmüştür;
1. Hâce-i âlem ki hem-nâm-ı Resûl-i muhterem
Ârzû-yi rü’yet didâr ile buldu safâ
2. Sarf-ı tis’ine resid olmuşdu şeyhü’l-âlemin
Mağfiret bâbın küşâd eyler Cenâb-ı Kibriyâ
3. Sâl-i tis’îne resîd olmuşdu şeyhü’l âlemin
Mağfiret bâbın küşâd eyler Cenâb-ı Kibriyâ
4. Züh ü takvâ pâsbânı dergah-i a’mâlinin
Hizmetiyçün ifvet ü ismet nedim idi ana
5. Harf-i mu’cemle Emin Rızvân demiş târihini
Adni me’vâ eyledi hâce Muhaddis Mustafa
M. 1866/H. 1283
(1. Resûl-i Ekrem ile aynı isimli âlemin hocası
Arzuladığı yüzü görmekle sevinde, mutlu odu.
2. Bütün ilim malı için ömrünün varının harcadı.
Hadis denizinin gemisine kaptan olmuştu.
3. Bilginlerin bilgini “kudemlisi” doksan yaşına dayanmıştı.
Ulu allah onu bağış kapılarını açar.
4. Allahtan korkarak ibadet etme isteklerini dergallının gece bekçiliği
hizmeti için, ona saflık, namus ve temizlik yardımcı idi.
5.Emin cennet kapıcısı melek noktalı hafle tarih söylemiş
Mukaddis Mustafa Efendi Hoca cenneti mesken eyledi.) (1283)
Yine 1869 senesine rastlayan Hicrî 1286 senesinde Hacı Efendizâde Emin Efendi Hoca Hakkın rahmetine kavuşmuş olup, mezarı Seyyid-i Burhâneddin Türbesinin kapısı önünde bulunmaktadır. Bu kişi için de Zillizâde Hacı Emin Efendi tarafından düşürülen tarih şu şekildedir;
1. Hazrret-i fâzıl Emin Efendi kıldı irtihal
Hâl-i şehûhaide dünyâdan cenâne oldu zayf
2. Bâd-ı sermâ-yı evel yıkılı binâ-yı ömrünü
Dâr-ı adını mesken itdi gelmeden eyyam-ı sayf.
4. Rıhleti târihini menkut ile yazdım Emin
Hâce-i allâme firdevse cihândan gitdi hayf M. (1869-H/ 1286)
( 1- Yüce, erdemli Emin Efendi vefat etti.
Yaşlı halinde gelmeden dünyadan cennete misafir oldu.
2- Ecele kışının rüzgarı ömrünün binasını yaktı,
Yaz günleri gelmeden cennet diyarında mesken edindi.
3- Emin vefatının tarihini noktalı harflerle yazdım.
Ne yazık çok bilgin hoca dünyadan cennete gitti. (1286))
[1] Osmanlı Yıllıkları, Salnameler ve Nevsaller, Haz. Hasan Duman İst. 1982, s.115-128
[2]Hülagü Metin, Osmanlı Devleti’nde Güherçile Üretimi ve Kayseri Güherçile Fabrikası, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı: 11 (2001), s. 73
Bu bilgiler, Halit Erkiletlioğlu tarafından yazılan Geniş Kayseri Tarihi kitabından, yazarın izni ile alınmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. (www.kayserim.net)..
Geniş Kayseri Tarihi Kaynakça





