Eşlerin ve ebeveynlerin telefon karıştırması KVKK ihlali sayılabilir
Eşler ve çocuklar arasında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında dikkat edilmesi gereken hukuki sınırları değerlendiren Avukat Erkan Fındıkgil, "Hukuka aykırı şekilde elde etmiş oldukları delilleri mahkemeye sunduklarında bu delillerden faydalanamayacakları ya da hukuk yargılamasında hükmü esas alınamayacağı gözünün önüne alınarak ayriyeten ceza yargılaması ile karşı karşıya kalabilecekleri ve ceza müeyyidesi ile karşı karşıya kalabileceklerini unutmamalıdırlar" dedi.
Eşler ve çocuklar arasında Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında dikkat edilmesi gereken hukuki sınırları değerlendiren Avukat Erkan Fındıkgil, "Hukuka aykırı şekilde elde etmiş oldukları delilleri mahkemeye sunduklarında bu delillerden faydalanamayacakları ya da hukuk yargılamasında hükmü esas alınamayacağı gözünün önüne alınarak ayriyeten ceza yargılaması ile karşı karşıya kalabilecekleri ve ceza müeyyidesi ile karşı karşıya kalabileceklerini unutmamalıdırlar" dedi.
Kişisel verileri koruma kanunu (KVKK) kapsamında eşlerin ve çocukların telefonlarının kontrol edilmesini değerlendiren Avukat Erkan Fındıkgil, "son zamanlarda ülkemiz hukukunda genişçe yer bulan KVKK hususunun eşlerin birbirlerine karşı ne şekilde davranmaları gerektiği ve çocuklarına karşı bu kanun kapsamında ne şekilde değerlendirmesi gerektiği hususunda bilgilendirme yapmak istiyoruz. Eşlerin birbirlerine karşı telefonlarını karıştırırken nelere dikkat etmesi gerektiği hususunu kanuni perspektif içerisinde ve KVKK özelinde açıklamak istiyoruz. KVKK Her ne kadar son zamanlarda gündeme gelmiş olsa da ülkemiz hukukuna aslında 2010 yılındaki anayasa referandumu ile birlikte girmiştir ve 2016 yılında da yasal altyapısı oluşturulmuştur bu cihetle yargıtay 2. hukuk Dairesi 2015 yılına kadar eşlerin birbirlerinin telefonlarını incelemesi ya da diğer bir deyişle karıştırılması hususunu evlilik içerisinde özel hayat olmayacağı bahisle bunları hukuka uygun deliller kabul ediyordu ancak KVKK düzenlemesi ile birlikte 2015 sonraki kararlarında eşlerin birbirlerine karşı özel hayatlarına saygı göstermek zorunda olduğunu beyan etti ve bu kararlar artık istikrar kazanmış durumdalar. Özellikle anayasa mahkemesine başvurularda bulunulmuş olup 2019-2021 tarihli anayasa mahkemesi kararlarında bir eşin evlilik öncesindeki hastane kayıtlarını araştırarak boşanma davasında bunu delil olarak sunması ya da casus program yüklemek koşuluyla cep telefonundaki görüntü, yazışmaları boşanma davasında yükleme sebebiyle bunları hukuka aykırı delil olduğunu savcılığın ise bu hukuka aykırı elde edilen daha doğrusu kişilerin verilerini hukuka aykırı şekilde işleyen eşler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi yani suç olmadığına ilişkin tespitini kaldırarak Bu hususun daha detaylı araştırılması gerektiğini ve kişilerin cezalandırılmak amacıyla soruşturmalarının tamamlanması gerektiğine hükmetmiştir. Bir diğer konumuz ise ebeveynlerin özellikle çocukların telefonlarını kontrol edip edemeyeceğidir. Biraz önce bahsettiğimiz husus burada biraz daha yumuşak ve biraz daha genişletilmiş haldedir özellikle Türk Medeni Kanunu 335 maddesi gereğince velayet hakkının kapsamı düşünüldüğünde anne babaların çocukların telefonlarını denetlemesi herhangi bir sakınca yoktur ancak bu hak sınırsız değildir. Ebeveynlerimizin burada dikkat etmesi gereken husus şudur; Makul bir ölçüde denetim olmalı bu denetim kötü niyetli olmamalı özellikle çocuklarımızın yaşı ve gelişmişlik düzeyine dikkat edilerek yapılmalı ve münhasıran çocukları koruma ya da gözetleme amacı güdülmeksizin bu denetimlerin yapılması gerekmektedir sadece ülkemiz hukukunda değil uluslararası hukukta da çocukların özel hayatın olduğu ve bu özel hayatın ebeveynler tarafından dikkat edilmesi gereken normlar olduğu Milletler Cemiyeti Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 8 maddesinde de yer almıştır burada bireylere düşen sorumluluk ve farkındalık artık ülkemiz hukukunda uluslararası hukukta da kabul gördüğü üzere kişisel verilerin korunmasına dikkat edilmesi gerektiğidir kişiler boşanma davalarında ya da velayetlerde hukuka aykırı şekilde elde etmiş oldukları delilleri mahkemeye sunduklarında bu delillerden faydalanamayacakları ya da hukuk yargılamasında hükmü esas alınamayacağı gözünün önüne alınarak ayriyeten ceza yargılaması ile karşı karşıya kalabilecekleri ve ceza müeyyidesi ile karşı karşıya kalabileceklerini unutmamalıdırlar" ifadelerini kullandı.





