Araştırma ortaya koydu: Uyku bozuklukları beyni kalıcı olarak etkileyebiliyor
Kaliteli uykunun yalnızca güne dinç başlamayı sağlamadığı, aynı zamanda beyin sağlığı açısından da kritik öneme sahip olduğu bir kez daha bilimsel verilerle ortaya konuldu. Scientific Reports dergisinde yayımlanan yeni bir analiz, uyku bozukluklarının beynin dikkat, karar verme ve duygu kontrolünden sorumlu bölgelerinde önemli yapısal değişikliklere neden olabileceğini gösterdi.
Kaliteli uykunun yalnızca güne dinç başlamayı sağlamadığı, aynı zamanda beyin sağlığı açısından da kritik öneme sahip olduğu bir kez daha bilimsel verilerle ortaya konuldu. Scientific Reports dergisinde yayımlanan yeni bir analiz, uyku bozukluklarının beynin dikkat, karar verme ve duygu kontrolünden sorumlu bölgelerinde önemli yapısal değişikliklere neden olabileceğini gösterdi.
Beynin önemli merkezlerinde değişim tespit edildi
Florida Uluslararası Üniversitesi'nden Dr. Matthew Sutherland ve araştırma ekibi tarafından gerçekleştirilen çalışmada, uykuya dalma güçlüğü (dissomnia) ile uyurgezerlik, uyku terörü ve kabus bozuklukları gibi parasomnia türlerini inceleyen 57 farklı beyin görüntüleme araştırmasının verileri değerlendirildi.
Elde edilen bulgular, uyku bozukluğu yaşayan bireylerin beynindeki talamus bölgesinde dikkat çekici düzeyde aktivite azalması yaşandığını ortaya koydu. Beyne ulaşan bilgilerin işlenmesi ve filtrelenmesinde önemli rol üstlenen talamustaki bu değişimin, özellikle yaşlı bireylerde görülen dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü ve buna bağlı kazaların nedenlerinden biri olabileceği belirtildi.
İlgili Haberler
Duygu kontrolü de olumsuz etkileniyor
Araştırmada ayrıca, uyku terörü ve kabus bozuklukları yaşayan kişilerde beynin posterior singulat korteks adı verilen bölgesinde yapısal değişiklikler saptandı. Motivasyon, duygu düzenleme ve bilişsel süreçlerde görev alan bu bölgedeki değişimlerin, uyku sorunu yaşayan bireylerde görülen ani öfke patlamaları ve ruh hali dalgalanmalarıyla ilişkili olabileceği ifade edildi.
Uzmanlar, uyku bozukluklarının yalnızca psikolojik bir problem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu rahatsızlıkların beyin yapısını doğrudan etkileyebildiğine dikkat çekti.
Araştırmayı yürüten Dr. Matthew Sutherland, beyin ağlarında meydana gelen değişimlerin daha iyi anlaşılmasının, gelecekte her bireye aynı tedavinin uygulanması yerine kişiye özel tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirterek erken teşhisin önemine işaret etti.





