Afetlere Hazır Bir Toplum Mümkün mü?
AFAD Nedir ve Nasıl Çalışır? Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), 1999 Marmara Depremi sonrası afetlere müdahalede yaşanan dağınıklığı ortadan kaldırmak amacıyla kuruldu. 2010 yılında kurumsallaşan yapı, afet öncesi risk azaltma, afet anında müdahale ve afet sonrası iyileştirme süreçlerini bütüncül biçimde yürüten tek kamu otoritesi olarak faaliyet gösteriyor.
Gönüllü AFAD'lı Olmak Sandığınızdan Kolay
E-devlet üzerinden kolayca başvuru yapılabilen AFAD gönüllülüğü, sadece form doldurmakla sınırlı kalmıyor. Gönüllüler, çevrim içi temel eğitimleri tamamladıktan sonra yüz yüze destek eğitimi alabiliyor. İlk yardım, psikososyal destek, yangın eğitimi, arama-kurtarma ve çadır kurma gibi modüller, gönüllülerin kriz anlarında aktif görev almasını sağlıyor.
AFAD Gönüllüleri Sahada Neler Yapıyor?
Gönüllülerin afet bölgesinde görevlendirilmesi fiziksel güç gerektirmiyor. Fiziksel yeterliliği olmayanlar, insani yardım, yemek dağıtımı, depo yönetimi ve psikolojik destek gibi pek çok alanda katkı sunabiliyor. Müdür Genç, “Bugüne dek gönüllü olup da pişman olan kimseye rastlamadık,” diyor.
Afet Bilincinin Temeli Çocuklarda Atılıyor
Kayseri’de afet eğitimi anaokulu düzeyine kadar indirildi. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle öğretmenlere özel formasyonlar sağlanarak yaş gruplarına uygun eğitimler veriliyor. Tatbikatlarla desteklenen bu eğitimler, çocukların bilgileri içselleştirmesini sağlıyor. Müdür Genç, “Minik elleriyle çök-kapan-tutun hareketlerini kusursuz yapıyorlar,” diyerek bu çalışmaların önemini vurguluyor.
Kayseri’de En Sık Görülen Afet: Kaya Düşmesi
Kayseri coğrafi yapısı gereği Türkiye’de kaya düşmesinin en yoğun yaşandığı il konumunda. Rıfat Genç, bu konuda yapılan ıslah çalışmalarını ve riskli bölgelerin boşaltılarak yeni yerleşim alanlarının oluşturulmasını ayrıntılarıyla anlatıyor. Özellikle Yeşilhisar Başköy Mahallesi’nde yaşanan can kaybı sonrası bu alandaki hassasiyetin arttığı belirtiliyor.
İlgili Haberler
Toplum Afetlere Ne Kadar Hazır?
AFAD, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) kapsamında tüm illerde yerel müdahale planlarını oluşturmuş durumda. Tatbikatlar, toplantılar ve eğitimlerle sürekli güncellenen bu sistem, olası bir afet anında tüm kurumların nasıl hareket edeceğini önceden belirliyor. Müdür Genç’e göre, “ Bugün her kurum aynı dili konuşuyor.”
Asılsız İhbarlar ve Bilinçsizlik Hayat Kaybettiriyor
Deprem sonrası vatandaşların “Bir daha deprem olacak mı?” gibi sorularla 112’yi meşgul ettiğini belirten Rıfat Genç, bu tür aramaların enkaz altındaki hayat kurtarıcı çağrıları engellediğini ifade ediyor. Doğru bilgiye ulaşmak için internet ve SMS kullanımı öneriliyor.
Toplanma Alanları ve Aile Buluşma Noktaları Hayat Kurtarır
AFAD’ın mobil uygulaması ve e-devlet üzerinden erişilebilen toplanma alanları vatandaşlara kriz anında rehberlik ediyor. Ayrıca her ailenin afet sonrası buluşacağı bir yer ve şehir dışı bir irtibat kişisi belirlemesi gerektiği vurgulanıyor.
Deprem, Sel, Çığ ve Kaya Düşmesi Anında Ne Yapmalı?
Depremde sabitlenmiş eşyaların yanında çök-kapan-tutun yapılmalı.
Asansör, balkon ve merdivenlerden uzak durulmalı.
Sel sırasında dere yataklarından uzak durulmalı, sel suyuna girilmemeli.
Çığ anında sağa/sola kaçış yapılmalı; kaçış mümkün değilse yüzme hareketiyle karın üstünde kalmaya çalışılmalı.
Kaya düşmesi riski görülen yollarda durulmamalı; istinat duvarlarının arkasında güvenli pozisyon alınmalı.
Afetlerden Korunmak Mümkün
Rıfat Genç, “Afetler doğanın döngüsüdür, onları engelleyemeyiz ama zararlarını minimize edebiliriz” diyerek bireysel ve toplumsal bilinçlenmenin altını çiziyor. Depremde ölümlerin çoğu bina kaynaklı; doğru bina, doğru davranış ve doğru bilinçle afetlerin yıkıcı etkileri azaltılabilir.
AFAD Kayseri’nin Müdahale Kapasitesi Güçleniyor
Yeni kurulan birlik müdürlüğü ile Kayseri, sadece kendi ili için değil çevre iller için de müdahale gücünü artırdı. Arama kurtarma ekipleri, kamu personeli ve gönüllülerle birlikte kapasite her geçen gün büyüyor. Müdür Genç, “Bugün dünden daha iyi bir Kayseri var,” diyerek umut veriyor.
Herkes En Güçlü Halka Olmalı
Programın sonunda verilen mesaj oldukça net: Afet kültürü, sadece devletin değil, tüm toplumun görevidir. “Bana bir şey olmaz” demek yerine, “Benim yüzümden kimse zarar görmemeli” anlayışını benimseyen bir toplum, afetlere karşı en büyük kalkanı oluşturur.





