İçeriğe geç
17 Ekim 2026, Cumartesi

TÜRKİYE’DE SİYASETİN YENİ GERÇEĞİ: GÜÇ, SESSİZLİK VE GÜVEN KRİZİ

Türkiye son yıllarda yalnızca ekonomik krizlerle değil, aynı zamanda derin bir güven problemiyle mücadele ediyor. Bir ülkede piyasaları bozan şey sadece faiz değildir… Belirsizliktir, Siyasi gerilimdir. Kurumlara duyulan güvenin zayıflamasıdır.

· 3 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
Paylaş

Bugün yaşanan süreç tam olarak bunu gösteriyor.

CHP içerisinde başlayan “Mutlak Butlan” tartışmaları, mahkeme kararları, mevcut yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve partinin 2023 yılında yapılan seçimi yok sayarak eski yapısına döndürülmesi artık sadece bir parti içi mesele olmaktan çıkmış durumda. Çünkü olay artık Türkiye’nin siyasi iklimini ve ekonomik geleceğini etkileyen daha büyük bir tartışmaya dönüşüyor.

Reklam

Özellikle (ESKİ) Genel Başkan Özgür Özel’e yönelik baskılar ve (ESKİ/YENİ) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden siyaset sahnesinde etkili olma çabası kamuoyunda ciddi tartışmalar yaratıyor. Toplumun önemli bir kesimi şu soruyu soruyor:

“13 seçim kaybetmiş bir lider neden yeniden koltuk mücadelesinin merkezine gelir?”

İlgili Haberler

Elbette siyasette herkes mücadele edebilir. Demokrasilerde bunun önünde engel yoktur. Ancak siyasette bazen kaybetmeyi bilmek de liderliğin bir parçasıdır. Çünkü toplum artık sürekli geçmiş hesaplaşmalarını değil, geleceğe dair umut görmek istiyor.

Tam da bu noktada Cumhurbaşkanı’nın sessizliği daha fazla dikkat çekiyor.

Reklam

Çünkü Türkiye artık eski siyasi sistemle yönetilmiyor. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içerisinde siyasi denklemin merkezinde çok güçlü bir liderlik yapısı bulunuyor. Bu nedenle yaşanan her büyük siyasi kırılmada gözler doğal olarak Cumhurbaşkanı’na çevriliyor.

Ve toplumun büyük bir kısmı şu soruyu soruyor:

“Bu kadar büyük bir siyasi kriz yaşanırken neden doğrudan bir açıklama yapılmıyor?”

Aslında bu sessizlik farklı şekillerde okunabilir diye düşünüyorum.

Bir kesim bunu:

Devlet kurumlarının işleyişine müdahale etmeme,
Süreci yargının yönetmesine izin verme,
Tarafsız görünme çabası olarak değerlendiriyor.
Ancak başka bir kesime göre ise bu sessizlik çok daha güçlü bir mesaj taşıyor.

Çünkü: Türkiye’de artık siyasi yapı öylesine merkezileşti ki, doğrudan müdahaleye gerek kalmadan bile bütün süreçlerin aynı siyasi ağırlığın etrafında şekillendiği düşünülüyor.

İşte bu yüzden Cumhurbaşkanı’nın sessizliği bazı çevrelerde “örtülü siyasi bir onay” gibi yorumlanıyor. Belki de bugün Türkiye’de asıl tartışılan konu budur:

Gerçekten çok aktörlü bir siyaset mi var, yoksa bütün güç tek merkezde mi toplanıyor?

Uluslararası basının değerlendirmeleri de tam olarak bu noktaya odaklanıyor.

Reuters yaşananları “muhalefete vurulan yeni bir darbe” olarak yorumlarken, Associated Press ve The New York Times süreci ‘’muhalefet liderliğine yönelik sistematik baskı’’ şeklinde değerlendirdi. Financial Times ise daha kritik bir noktaya dikkat çekti ve ‘’ Yargı bağımsızlığına dair oluşan soru işaretlerinin yatırımcı güvenini doğrudan sarstı’’ dedi.

Aslında ekonomi tam da burada siyasetin gölgesine giriyor. Çünkü yatırımcı yalnızca faiz oranına bakmaz.

Hukukun işleyişine bakar,
Kurumların bağımsızlığına bakar,
Siyasi istikrara bakar,
Yarının olup olmadığına bakar.
Bugün Türkiye’de piyasaların yaşadığı tedirginliğin altında sadece ekonomik sebepler yok. Siyasi belirsizlik korkusu da var.

Çünkü sermaye kaosu sevmez. Belirsizlik büyüdükçe ülke ekonomisinde kendi paranın değerini korumak için kamu bankaları aracılığıyla 6 Milyar Dolar satmak zorunda kalırsın, borsa baskılanır ve  %6 değer kaybeder, yabancı yatırımcı 3 kuruşa aldığını 5 liraya satar ve gider, güven ortamı ortadan kalkar.

Aslında bugünlerde yaşananları tek cümleyle özetlemekte mümkün:

TÜRKİYE’DE EKONOMİ İLE SİYASET ARTIK BİRBİRİNDEN AYRILMIYOR.

Belki de bugün ülkenin en büyük ihtiyacı yeni ekonomi paketlerinden önce yeni bir güven ortamına girmektir.

Yağan yağmurların etkisi midir? Bilmem ama güneşli günlere hasret kaldığımız gibi her gün değişmeyen, sorunları unutturan daha büyük sorunlarla yaşamaktan sıkılmadığımız günlere de hasret kaldık.

Güzel günlerin geleceğine dair umutlarımı koruyor ve Kurban Bayramınızı kutluyorum.

Sevgiyle Kalın. 25.05.2026

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Kayseri haberlerini Google Haberler'de takip edin

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Kayseri haberleri →

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.