Çocukların Suça Sürüklenmesine ilişkin TBMM raporu tamamlandı
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çocukların suça sürüklenme nedenlerini incelemek üzere kurulan araştırma komisyonu, önleyici politikalar ve yasal düzenleme önerilerini içeren taslak raporunu tamamladı. Raporda, çocukların suça yönelmesinde okul terkinden aile içi ihmal ve yoksulluğa, bağımlılıktan dijital risklere kadar çok sayıda faktörün etkili olduğu belirtilerek kapsamlı reform önerileri sıralandı.
Komisyonun hazırladığı raporda, çocukların suça sürüklenmesini yalnızca adli bir mesele olarak değil, bireysel, ailesel, sosyal ve kurumsal etkenlerin birlikte şekillendirdiği çok boyutlu bir sorun olarak ele alındı.
Çocuk kapalı ceza infaz kurumları ve eğitim evlerinde yapılan çalışmalara göre 607 çocukla gerçekleştirilen araştırmada katılımcıların büyük çoğunluğunu 16 yaş ortalamasındaki erkek çocuklar oluşturdu. Çocukların önemli bir bölümünün okuldan koptuğu, büyük kısmının ise eğitim süreçlerinde çeşitli sorunlar yaşadığı tespit edildi.
Raporda, çocukların yarısından fazlasının kuruma gelmeden önce okulu bıraktığı, büyük çoğunluğunun ise okulda uyum, başarı ve güvenlik sorunları yaşadığı ifade edildi. Bu kapsamda erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, rehberlik hizmetlerinin artırılması ve okullarda psikososyal taramaların zorunlu hale getirilmesi önerildi.
Aile boyutuna ilişkin değerlendirmelerde ise yoksulluk, ihmal ve aile içi risklerin belirleyici olduğu vurgulandı. Bu çerçevede risk altındaki ailelere sosyal destek, istihdam olanakları ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin artırılması gerektiği belirtildi.
Raporda ayrıca çocuklar arasında sigara, alkol madde kullanımı ve dijital bağımlılık oranlarına dikkat çekilerek bağımlılıkla mücadele politikalarının yeniden yapılandırılması gerektiği kaydedildi.
Yasal düzenleme önerileri arasında ‘’suça sürüklenen çocuk’’ ifadesinin ‘’adli süreçteki çocuk’’ olarak değiştirilmesi, bazı suçlarda ceza indirimlerinin yeniden düzenlenmesi ve infaz sisteminde değişiklikler yapılması da yer aldı. Ayrıca belediyelerin çocuklara yönelik hizmetler için bütçe ayırması ve okullarda güvenlik uygulamalarının yaygınlaştırılması önerildi.
RAPORDAKİ BAŞLICA ÖNERİLER:
-Okul öncesi ve ilkokul düzeyinde psikososyal risk taramaları zorunlu hale getirilmeli.
-Davranış bozukluğu ve madde bağımlılığı olan çocuklar için zorunlu tedavi ve yatış imkânı (yargı kararıyla) düzenlenmeli.
-Risk altındaki ailelere psikolojik ve sosyal destek hizmetleri güçlendirilmeli.
- Ekonomik yoksunluk yaşayan ailelere istihdam ve gelir desteği sağlanmalı.
-Tüm okullarda “Güvenli Okul Planı” uygulanmalı ve rehber öğretmen normu zorunlu hale getirilmeli.
-Okullarda kamera sistemi ve kartlı geçiş altyapısı yaygınlaştırılmalı.
-Öğrenci disiplin süreçleri kanunla düzenlenmeli.
-MESEM sistemi güçlendirilerek okul terkleri azaltılmalı.
-Dijital platformlarda suç içerikleri ve yasa dışı faaliyetlere yönelik denetimler artırılmalı.
-Bağımlılıkla mücadele politikaları yeniden yapılandırılmalı.
-“Suça sürüklenen çocuk” yerine “adli süreçteki çocuk” ifadesi kullanılmalı.
-TCK 31. maddede yaş gruplarına göre ceza sınırlarının artırılması ve bazı suçlarda hâkime takdir yetkisi verilmesi değerlendirilmeli.
-Çocuk infaz sisteminde düzenleme yapılarak, belirli durumlarda infazın kapalı kurumlarda başlaması öngörülmeli.
-Tahliye sonrası çocuklar için güçlü takip ve destek sistemi kurulmalı.
-Poligonlara giriş için 21 yaş şartı getirilmesi değerlendirilmeli.
Kayseri haberlerini Google Haberler'de takip edin





