İçeriğe geç
17 Ekim 2026, Cumartesi

Kayseri'nin ilk sakinleri kimlerdi,Türkler Kayseri'ye ne zaman geldi?

Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerinden biri olan Kayseri, binlerce yıllık tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Peki Kayseri'nin ilk sakinleri kimlerdi, şehrin ilk adı neydi ve Türkler Kayseri'ye ne zaman geldi? İşte tarihî kaynaklar ışığında Kayseri'nin geçmişi...

· 4 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
Kayseri'nin ilk sakinleri kimlerdi,Türkler Kayseri'ye ne zaman geldi?
Paylaş

Kayseri'nin tarihi Kültepe ile başlıyor
Kayseri'nin bilinen en eski yerleşim merkezi, kent merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Kültepe (Kaniş-Karum) olarak kabul ediliyor. Erken Tunç Çağı'ndan itibaren yerleşimin bulunduğu Kültepe, Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nın en önemli merkezlerinden biri oldu.
Burada yapılan kazılarda ortaya çıkarılan binlerce çivi yazılı tablet, yalnızca Kayseri'nin değil, Anadolu tarihinin de en önemli arkeolojik belgeleri arasında yer alıyor. Bu nedenle Kültepe, Anadolu'da yazılı tarihin başladığı yerlerden biri olarak gösteriliyor.
Kayseri'nin ilk adı neydi?
Tarih boyunca farklı medeniyetlerin hakimiyetine giren şehrin bilinen en eski adlarından biri Mazaka oldu.
MÖ 6. ve 5. yüzyıllarda Pers egemenliğine giren şehir, daha sonra Kapadokya Krallığı'nın başkenti haline geldi. Roma İmparatorluğu döneminde ise İmparator Augustus'u onurlandırmak amacıyla şehrin adı Kaisareia olarak değiştirildi.
Bizans döneminde de kullanılan bu isim, Arap kaynaklarında Kaysariya, Selçuklular döneminde ise Kayseriye şeklinde anıldı. Cumhuriyet döneminde ise bugünkü Kayseri adını aldı.

Reklam

Türkler Kayseri'ye ne zaman geldi?
Kayseri'nin Türk hakimiyetine girmesi, 1071 Malazgirt Zaferi'nin ardından gerçekleşti.
Tarihî kayıtlara göre Selçuklu komutanı Afşin Bey'in bölgeye düzenlediği seferlerin ardından şehir Türk yönetimine geçti. Daha sonra Danişmentliler ve Anadolu Selçuklu Devleti'nin hakimiyetine giren Kayseri, özellikle Selçuklular döneminde büyük bir gelişim gösterdi.
Anadolu Selçuklu Devleti döneminde Konya ile birlikte devletin en önemli merkezlerinden biri olan Kayseri, birçok tarihçi tarafından "ikinci başkent" olarak nitelendiriliyor. Bugün kentte bulunan Hunat Hatun Külliyesi, Çifte Medrese, Sahabiye Medresesi ve Gevher Nesibe Darüşşifası gibi eserler de bu dönemin izlerini taşıyor.

Osmanlı döneminde de önemini korudu
1243 Kösedağ Savaşı'nın ardından Moğol ve İlhanlı hakimiyetine giren Kayseri, daha sonra Eretna Beyliği, Kadı Burhaneddin Devleti ve Karamanoğulları gibi çeşitli yönetimlerin kontrolünde kaldı.
1515 yılında Yavuz Sultan Selim döneminde kesin olarak Osmanlı Devleti topraklarına katılan şehir, Osmanlı döneminde önemli ticaret ve üretim merkezlerinden biri olmayı sürdürdü.
Cumhuriyet döneminde ise sanayileşme hamleleriyle birlikte Türkiye'nin önde gelen üretim şehirlerinden biri haline geldi.
Kayseri'nin yerli halkı kimdi?
Kayseri'nin tarihî nüfus yapısı zaman zaman kamuoyunda tartışma konusu oluyor.
Uzmanlara göre şehir, binlerce yıl boyunca Hititler, Asurlular, Frigler, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Türk devletleri başta olmak üzere çok sayıda medeniyetin hakimiyetinde kaldı. Bu süreçte farklı etnik ve dini topluluklar da Kayseri'de birlikte yaşadı.
Tarih boyunca şehirde Türklerin yanı sıra Ermeni ve Rum topluluklarının da bulunduğu biliniyor. Özellikle Osmanlı döneminde Kayseri, farklı kültürlerin bir arada yaşadığı önemli şehirlerden biri olarak öne çıktı.
Öte yandan bazı araştırmacılar, Anadolu'da Türk varlığının Malazgirt Zaferi'nden önce de bulunduğunu savunuyor. İskitler, Hunlar, Peçenekler ve Kumanlar gibi bozkır topluluklarının Anadolu'ya çeşitli dönemlerde geldiklerine ilişkin tarihî çalışmalar bulunuyor. Ancak bu topluluklarla günümüz Anadolu Türkleri arasındaki süreklilik konusunda tarihçiler arasında farklı görüşler bulunuyor. Bu nedenle konu akademik tartışmaların devam ettiği başlıklar arasında yer alıyor.
Kayseri'nin yerlileri Ermeni ya da Rum muydu?
Kayseri tarihi üzerine araştırmaları bulunan araştırmacı Mustafa Cingil, Prof. Dr. İlhami Durmuş'un "Anadolu'da Kimmerler ve İskitler", Dr. Ahmet Alibeyoğlu'nun "Avrupa Hunları" ve Prof. Dr. Yonca İldeş Anzerlioğlu'nun "Karamanlı Ortodoks Türkler" adlı çalışmalarını kaynak göstererek, Anadolu'da Türk varlığının yalnızca 1071 Malazgirt Zaferi sonrasıyla sınırlandırılamayacağını ifade ediyor.
Cingil'in değerlendirmesine göre, MÖ 8. yüzyılda Anadolu'nun kuzey ve doğusunda etkili olan İskitler ile MS 4. yüzyılda Kafkaslar üzerinden Anadolu'ya gelen Hun toplulukları, bölgede Malazgirt'ten önceki Türk varlığına işaret eden tarihî örnekler arasında yer alıyor. Ayrıca Bizans döneminde Anadolu'nun çeşitli bölgelerine yerleştirilen Peçenek ve Kuman topluluklarının da Anadolu'nun demografik yapısında iz bıraktığını savunuyor.
Ermeni nüfusuna ilişkin değerlendirmesinde ise Cingil, Bizans döneminde yaşanan gelişmeler sonrasında Ermeni topluluklarının bir bölümünün Kayseri ve çevresine iskân edildiğini, bu nedenle Ermenilerin Kayseri'nin en eski yerli halkı olduğu yönündeki görüşe katılmadığını belirtiyor.
Kayseri'de uzun yıllar yaşayan Rum topluluklarına ilişkin olarak da Cingil, bunların önemli bir bölümünün Türkçe konuşan Ortodoks Karamanlılardan oluştuğunu, Lozan Antlaşması kapsamındaki nüfus mübadelesinde din esas alındığı için bu toplulukların da Yunanistan'a gönderildiğini ifade ediyor.
Günümüzde Kayseri
Günümüzde yaklaşık 1,5 milyon nüfusa sahip Kayseri; sanayi, ticaret, eğitim, sağlık ve turizm alanındaki gelişimiyle Türkiye'nin önde gelen şehirlerinden biri konumunda bulunuyor. Erciyes Dağı, Kültepe-Kaniş Karumu, Selçuklu eserleri ve zengin mutfağıyla her yıl yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan kent, binlerce yıllık tarihî mirasını modern şehir yapısıyla bir arada yaşatmayı sürdürüyor.

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Kayseri haberlerini Google Haberler'de takip edin

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Kayseri haberleri →

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.