Ekran Görüntüsü Alıp Paylaşmadan Önce İki Kere Düşünün!
WhatsApp ya da sosyal medya üzerinden size özel olarak gönderilen mesajı karşı tarafın rızası olmadan ekran görüntüsünü almak, bu özel mesajı üçüncü kişilere göndermek ya da sosyal medyada paylaşmak hapis cezası getirebilir.
Bunun üzerine Avukat Umut Can Güzel, “Günümüzde sıklıkla karşılaştığımız bu durum haberleşmenin gizlilik ihlali kapsamında 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile sonuçlanabilir” dedi.
Haberleşmenin gizliliğini ihlal etmenin suç olduğunu belirten Hukukçu Umut Can Güzel, “Günümüzde iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte telefon görüşmeleri, SMS'ler, WhatsApp ve benzeri mesajlaşmalar, e-postalar ve diğer elektronik iletişim yöntemleri günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Ancak kişiler arasındaki haberleşmenin içeriğinin hukuka aykırı şekilde okunması, kaydedilmesi veya başkalarına açıklanması, belirli şartlar altında ceza hukuku bakımından suç teşkil edebilmektedir. Türk Ceza Kanunu'nun 132. maddesi, kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini koruma altına almaktadır.TCK'nın 132. maddesinin birinci fıkrasına göre, kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalabilir. Özellikle gizliliğin, haberleşme içeriklerinin kaydedilmesi suretiyle ihlal edilmesi halinde verilecek ceza bir kat artırılmaktadır. Burada önemli olan husus, yalnızca klasik anlamda mektuplaşmanın değil, günümüz teknolojisiyle gerçekleştirilen farklı iletişim biçimlerinin de olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirmeye konu olabilmesidir” diye konuştu.
‘HABERLEŞME İÇERİĞİNİ BAŞKALARINA AÇIKLAMAK DA SUÇ OLABİLİR’
Bir kişinin, taraflar arasındaki haberleşmenin içeriğini hukuka aykırı şekilde üçüncü kişilere açıklaması (ifşa etmesi) de TCK kapsamında ayrıca düzenlendiğini aktaran Hukukçu Umut Can Güzel,”TCK 132/2 uyarınca, kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi hakkında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Dolayısıyla bir mesajın veya özel bir yazışmanın başkalarıyla paylaşılması, her olayda otomatik olarak suç anlamına gelmemekle birlikte, paylaşımın niteliği, amacı, içeriği ve hukuka uygun olup olmadığı önem taşımaktadır. Bu konuda Yargıtay 12. Ceza Dairesinin E. 2020/1668, K. 2022/883 sayılı kararında, kişiler arasındaki mesajlaşmaların ekran görüntülerinin alınarak rıza dışında üçüncü kişilere gönderilmesinin suç teşkil edebileceği yönünde değerlendirme yapılmıştır. Bu karar, özellikle günümüzde oldukça yaygın hale gelen “mesajın ekran görüntüsünü alıp başkasına gönderme” davranışı bakımından vatandaşlarımız açısından önemli bir hatırlatma niteliğindedir. Başka bir ifadeyle, kişinin tarafı olduğu özel bir mesajlaşmanın ekran görüntüsünü almış olması, bu içeriği dilediği kişiye hiçbir hukuki sonuç doğurmaksızın gönderebileceği anlamına gelmemektedir. Mesajlaşmanın içeriğinin niteliği, paylaşımın amacı, paylaşımın yapıldığı kişiler, karşı tarafın rızasının bulunup bulunmadığı ve olayın diğer özellikleri birlikte değerlendirilmelidir” şeklinde konuştu.
“Bana gönderilen mesajı istediğim gibi paylaşabilirim” düşüncesi her zaman doğru değildir
Hukukçu Güzel,” Özellikle sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte, kişiler kendilerine gönderilen özel mesajların ekran görüntülerini alarak sosyal medya hesaplarında paylaşabilmektedir. Ancak kişinin kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini, diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı şekilde alenen ifşa etmesi TCK 132/3 kapsamında ayrıca suç olarak düzenlenmiştir.Bu durumda bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.Kanun ayrıca, söz konusu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezanın uygulanacağını belirtmektedir.Bu noktada vatandaşlarımızın dikkat etmesi gereken en önemli hususlardan biri şudur: Her mesaj paylaşımının otomatik olarak TCK 132 kapsamında suç oluşturduğunu söylemek mümkün değildir.Somut olayın bütün koşulları değerlendirilmelidir. Haberleşmenin niteliği, tarafların rızası, paylaşımın nasıl ve hangi amaçla yapıldığı, içeriğin özel hayat kapsamında olup olmadığı ve paylaşımın hukuka uygun bir hakkın kullanılması veya bir hukuki sürecin yürütülmesi kapsamında bulunup bulunmadığı önem taşıyabilir. Örneğin bir kişinin, kendisine ait bir hakkı korumak amacıyla hukuki mercilere başvurması ile özel bir yazışmayı sosyal medyada herkesin erişimine açması aynı hukuki değerlendirmeye tabi tutulmayabilir.Bu nedenle vatandaşlarımızın, ellerindeki yazışmaları veya iletişim kayıtlarını üçüncü kişilerle paylaşmadan önce somut olayın hukuki boyutunu değerlendirmeleri önemlidir” dedi.
‘PAYLAŞIMIN SİLİNMİŞ OLMASI DA HER ZAMAN HUKUKİ SONUÇLARIN ORTADAN KALKTIĞI ANLAMINA GELMEZ’
Hukukçu Can Güzel, “Özel yazışmaların ekran görüntülerini almak, bunları arkadaş gruplarında paylaşmak, sosyal medya hesaplarında yayımlamak veya basın-yayın yoluyla kamuoyuna aktarmak konusunda dikkatli olunmalıdır. Dijital ortamda yapılan bir paylaşımın silinmiş olması da her zaman hukuki sonuçların ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hukuka aykırı şekilde elde edilen veya paylaşılan iletişim içerikleri bakımından yalnızca ceza hukuku değil; olayın niteliğine göre kişilik hakları, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin başka hukuki sorumluluklar da gündeme gelebilir. Haberleşmenin gizliliği, demokratik toplum düzeninde bireyin özel alanının ve kişisel özgürlüğünün önemli unsurlarından biridir. Bu nedenle vatandaşlarımızın, başkalarıyla yaptıkları özel görüşme ve yazışmaların gizliliğine saygı göstermeleri; kendilerine gönderilen mesajları veya iletişim içeriklerini üçüncü kişilerle paylaşmadan önce hukuki sonuçlarını değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki dijital ortamda yapılan her paylaşım, hukuken sonuç doğurabilecek nitelikte olabilir” ifadelerini kullandı.





