Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Terörsüz Türkiye Süreci Güç Kazandı, Kimse Bize Sınır Çizemez"
25 Ağustos 2026 tarihinde Bitlis’in Ahlat ilçesinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi kabine toplantısına ev sahipliği yaptı. Malazgirt Savaşının 955. Yıl dönümü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen kritik zirve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde 17.10’da başladı ve ortalama 2 saat süren Kabine Toplantısı sonrasında ulusal ve bölgesel güvenliği ilgilendiren önemli mesajları kamuoyuyla paylaştı.
Cumhurbaşkanın gündeminde ise “Terörsüz Türkiye” süreci vardı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan toplantıda sürecin güven tazelediğini aktarırken çok ciddi güç kazandığını da belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamalarda şu konulara değindi:
Toplantıda, ticaret, dış politika, güvenlik ve Terörsüz Türkiye süreci hakkında istişarelerde bulunduklarını ve İran-Amerika geriliminin piyasalardaki etkisine de değinerek, “Dünyada genelinde yaşanan kriz fırtınalarına rağmen kaynaklarımızı koruduk. Bu süreci ise başarıyla yönetmenin çabası içerisindeyiz. Bölgemizde yaşanan ekonomik krizler, tüm dünyada olduğu gibi bizi de etkiliyor. Fakat istihdamdan ihracata tarımdan turizme kadar birçok alanda hedeflerimize bağlıyız. Hükümet olarak çevremizde yaşanan çatışmalara rağmen, Türkiye’yi kalkındırma ve refah rotasında tutmak için yoğun çaba harcıyoruz.
İran-Amerika geriliminin küresel ekonomide yol açtığı şok dalgası zamanla etkisini yitirdikçe inşallah bunun çarşıya, sokağa ve günlük yaşama yansımalarını çok daha net bir şekilde görme imkanı bulacağız.
İlgili Haberler
Türkiye’nin güvende olduğunu aktaran Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “ 86 milyonun emaneti ehil ellerde güven içindedir. Bu kutsal emanete hiçbir suretle gölge düşürmeyeceğiz. Yavaşlamadan, disiplini elden bırakmadan, rehavete kapılmadan, tedbiri elden bırakmadan hedeflerimize doğru ilerleyeceği” ifadelerini kullandı.
"Terörsüz Türkiye" Sürecini Dinamitleyenler Tarih Önünde Hesap Verecek
Gazi Meclis’te 467 evet oyu ile kabul edilen yasanın Türk siyasetinde bir dönüm noktası olduğunu aktaran Erdoğan, bu büyük uzlaşmanın “Terörsüz Türkiye vizyonuna ciddi bir güç kattığını aktardı. “Türk siyasetinde önemli bir dönüm noktasındayız. Bu büyük uzlaşı ile Terörsüz Türkiye sürecimiz güven tazelemiş ve çok ciddi güç kazanmıştır. Milletimiz vekilleri aracılığı ile çözüm iradesini çok net bir şekilde ortaya koymuştur. Farklı toplum kesimlerini temsil eden siyasi partilerin ülkemiz geleceğine dair bir meselede aynı paydada buluşması her türlü takdirin üzerindedir”.
Siyaset her gün yapılır ama Türkiye’yi yarım asırlık bir sıkıntıdan kurtarma çabasına gölge düşürmenin bahanesi olmaz. Aynı durum gazetecilerimiz ve medya kuruluşlarımız için de geçerlidir. Sırf daha fazla görüntülenmek, daha fazla reyting ve etkileşim kazanmak uğruna böyle hayati meseleyi enfekte etmeye kimsenin hakkı yoktur. Çünkü bu iktidar ve ittifak olarak sadece bizim meselemiz değil. 86 milyonun meselesidir. Milletimiz de artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesini istemektedir. Biz bu sorunu çözmekte ve gelecek nesillere terörsüz bir Türkiye bırakmakta kararlıyız.
Bugün bir kez daha hangi siyasi görüşte olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum. Gelin hep birlikte Türkiye’yi terörden kurtararak şehitlerimize ve gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim”. Gelin sizler de bir ucundan tutun ve bu ağırlığı Türkiye’mizin üzerinden hep beraber kaldıralım. Gelin tarih boyunca diz kırıp aynı sofraya oturmuş, aynı türküyü beraber söylemiş, vatanı savunmak için aynı cephede şehit düşmüş insanlarımızın kardeşliğini daha da güçlendirelim. Bu samimi çağrımız önce memleketin, önce milletin anlayışına sahip herkes içindir. Türkiye artık bedel ödemesin gencecik fidanlarımızı gözyaşları ile toprağa vermeyelim. Anaların ipekten yüreği yeni acılarla kavrulmasın diyen herkesi sürece omuz vermeye, sürece destek olmaya davet ediyorum”
“Aynı şekilde bu süreci zora sokan, süreci dinamitleyen ya da tahrik eden, sürecin karşısında olan her türlü giriş,m de tarih karşısında mesul olacaktır. Sorumluluk mevkiinde olanların, bilhassa günübirlik hesaplarla siyaset yapan kimi partilerin, Meclis’te 467 kabul oyu ile tecessüm eden iradeyi iyi okumalarını, oradan da gerekli mesajları çıkarmalarını temenni ediyorum”.
‘BİZ BAKKAL DÜKKANI DEĞİL, DÜNYANIN EN BÜYÜK ÜLKELERİNDEN BİR TANESİNİ, TÜRKİYE’Yİ YÖNETİYORUZ’
Türkiye’nin barış ve istikrarı önceleyen aktif dış politikasının, kaostan beslenen bazı çevreleri rahatsız ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin köklü bir devlet olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Siyasi olarak can çekişen, sefihatsizlerin ve kendini bilmezlerin üzerimizden dilini devşirmesine fırsat vermeyeceğiz. Biz kime, neyi, nerede, nasıl söyleyeceğimizi iyi biliriz. Her zaman altını çiziyorum. “Biz bakkal dükkânı değil, dünyanın en büyük ülkelerinden bir tanesini, Türkiye’yi yönetiyoruz”.
Kimin ne yapmaya çalıştığının gayet farkındayız. Bölgemizde ilgili hangi kanlı senaryoların yazılmaya çalıştığını görüyoruz. Allah’ın izni ile bunların hayata geçirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Herkes rahat olsun, emin olsun. Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinde ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz bize güvenen hiçbir dostumuzu, kardeşimizi yarı yolda bırakmayız. Birileri istemiyor, birileri endişe duyuyor, birilerinin planları bozuluyor diye bölgemizde barışın tesisi için mücadele etmekten geri duracak değiliz. Biz elinde masumların kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek değiliz"
Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türkiye milleti belirler. Milletten başka hiçbir aktör Türkiye’ye ve Türk dış politikasına sınır ve rota çizemez”.
Gizli bir ajandamız ya da niyetimiz tok diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim amacımız etrafımızda sulh ikliminin egemen olmasıdır.





