İçeriğe geç
17 Ekim 2026, Cumartesi
Köşe Yazısı

Makamın ağırlığı! Temsilin ince çizgisi...

Dün kamuoyuna yansıyan bazı açıklamalar ve sonrasında yaşanan tartışmalar, ülkemizde devlet geleneğine, kurumlara ve temsil makamlarına dair önemli bir kırılma yaşandığını gösteriyor. Özellikle de Sayın Vali Gökmen Çiçek'in bir dernek temsilcilerini kabulü üzerinden yürütülen eleştiriler, sadece bir cemaat meselesine değil, aynı zamanda nezaket, üslup ve makam saygısına dair bir sınav niteliği taşıyor.

· 3 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
Paylaş

Dün kamuoyuna yansıyan bazı açıklamalar ve sonrasında yaşanan tartışmalar, ülkemizde devlet geleneğine, kurumlara ve temsil makamlarına dair önemli bir kırılma yaşandığını gösteriyor. Özellikle de Vali Gökmen Çiçek'in bir dernek temsilcilerini kabulü üzerinden yürütülen eleştiriler, sadece bir cemaat meselesine değil, aynı zamanda nezaket, üslup ve makam saygısına dair bir sınav niteliği taşıyor.

Eleştirilerin Atatürk'ün sözleriyle başlaması, kuşkusuz ki bu topraklarda kök salmış aydınlanma ideallerine gönderme yapmak açısından önemli. Fakat bu söylemin, bir valiyi doğrudan hedef alarak ve adeta "devlet adamını karşısına alan" bir dile evrilmesi, kamu vicdanında karşılık bulmakta zorlanıyor. Zira tartışmanın özü artık cemaatle eğitim ilişkisi değil, doğrudan devletin bir temsil makamı üzerinden yürütülen bir itibar sorgulamasına dönüşmüş durumda.

Reklam

İsmailağa Cemaati'nin, geçmişte adı karıştığı istismar skandalları ve kamuoyuna yansıyan çeşitli haberler dolayısıyla, tamamen masum ve denetimli bir yapı olmadığını biliyoruz. Bu sadece tekil bir örnek de değil. Türkiye'de pek çok cemaat, vakıf ve dernek; zaman zaman karanlık ilişkiler, suiistimaller ve denetimsizlik iddialarıyla gündeme geliyor. Defalarca şahit olduğumuz üzere, bu yapıların iç yüzü çoğu zaman dışarıdan göründüğü gibi olmayabiliyor.

Bugün  Vali Gökmen Çiçek'in odasına, süper mini etekle yahut bir kot pantolonla, sünmüş bir tişörtle çıkmak ne ise cübbe ve sarıkla da çıkmak aynı şeydir...Cübbe ve sarık kimseyi dindar yapmaz altını kaldırdığımızda neler olduğuna da görüyoruz! Devlet ciddiyetinden uzak bir tavırla makama çıkan biri, hangi gözle değerlendirilir? Devletin karşısına çıkıyorsun! Temsil makamına protokol bilinci ve saygı duygusuyla hareket ederek çıkılmalı.. Takım elbise, resmi kıyafetle çıkmak ciddiyete makama ve saygıya dair bir duruştur. Sarık ve cübbe üzerinden yapılan bu tartışma, aslında dini sembolize eden kıyafetler, şekilcilikten öteye gitmeyen bir zihniyet problemidir...

İlgili Haberler

 Vali’nin tavrında bir ötekileştirme, dışlama ya da ayrımcılık göremiyoruz. Aksine, kimin ne giydiğine bakmaksızın kapısını çalan her vatandaşın, kuruluşun ya da derneğin aynı mesafede duran bir kamu görevlisi profili izliyoruz. Bu, bir yöneticiden beklenen örnek bir tutum. Elbette eleştiri hakkı herkesin vardır. Ancak bu hakkı kullanırken üslup, hedef ve bağlam, en az içerik kadar önemlidir.


Üzücü olan ise, bir makamın ve onun temsil ettiği değerlerin bu kadar kolay siyaset malzemesi yapılmasıdır. Bugün hangi düşünceye sahip olursak olalım, valilik gibi bir kurumun polemiklerin içine çekilmesine karşı durmak zorundayız. Aksi hâlde bu tartışmalar, sadece şahısları değil, devlet geleneğini de yıpratır.

Reklam

Siyasi rekabetin heyecanı, devletin ve kurumlarının üzerine çıkmamalıdır. Devlet adamlığına, makama ve kamu vicdanına karşı daha saygılı, daha özenli ve sorumluluk sahibi bir dil geliştirmek hepimizin ortak görevidir.


Tüm bu tartışmaların ardından gelen destek açıklamaları da üzerinde durulması gereken bir başka konu. Zira kimilerinin, bu olayı bir siyasal kimlik gösterisine dönüştürmesi, kurumlar üzerinden şahsi pozisyon alma çabasına girmesi, yapılan asıl tartışmayı gölgeliyor. Bir kamu görevlisinin, devletin temsil makamında sergilediği tarafsız ve kapsayıcı tavrı desteklemek başka; bu desteği siyasi aidiyet ya da ideolojik duruşla pazarlamak bambaşka bir şeydir. Valiye verilen destek, bir devlet adamının insan ayırt etmeyen duruşunadır, bir görüşe ya da cemaat temsilcisine değil. Ancak ne yazık ki bu destekler dahi bir cepheleşme zeminine çekilerek, yine kurumlar arası dengeyi zedeleyecek şekilde kullanılıyor.

Devlet adamı, siyasi tarafların değil, milletin temsilcisidir. Devleti, bir partinin, cemaatin veya derneğin ötesinde göremeyen bir anlayışın destek açıklamaları da, bu kavramların içini boşaltmaktan öteye geçemez.

1 Ağustos 2025

Bilgenur Ülger

Kaynak: Kayserim.net

Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Kayseri haberlerini Google Haberler'de takip edin

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Kayseri haberleri →

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.