İçeriğe geç
17 Ekim 2026, Cumartesi
Röportaj

“Kayseri’de Bir Yabancı Öğrencinin Sözleri”: Alexandra, Erciyes’te Öğrencilik ve Kültürel Farkları Anlattı

Kayseri Radar – Radyo Radar ortak canlı yayınında, Rabia Akburak’ın hazırlayıp sunduğu “Yeni Nesil Anlatıyor” programının konuğu Erciyes Üniversitesi Radyo-Televizyon-Sinema Bölümü 3. sınıf öğrencisi, Rusya’dan gelen 20 yaşındaki Alexandra oldu. Program boyunca Alexandra’nın Türkiye’ye geliş süreci, Kayseri’deki yaşam deneyimleri, yükseköğretim sistemi farkları ve sosyal-kültürel gözlemleri ele alındı.

· 4 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
“Kayseri’de Bir Yabancı Öğrencinin Sözleri”: Alexandra, Erciyes’te Öğrencilik ve Kültürel Farkları Anlattı
Paylaş

Türkiye’yi Tercihinin Arka Planı


Çocukluk yıllarında sık sık Türkiye’ye tatil için geldiğini belirten Alexandra, İstanbul ve Antalya’da edindiği olumlu izlenimlerin üniversite eğitimi için Türkiye’yi seçmesinde etkili olduğunu aktardı. İzmir’i hedeflese de süreç sonunda Kayseri’de Erciyes Üniversitesi’ne yerleştiğini söyledi.

Reklam

Erciyes Üniversitesi Tercihi: “Yabancı Öğrenci İçin Erişilebilir”


Alexandra, Erciyes Üniversitesi’nin diploma geçerliliğinin güçlü olduğunu ve yabancı öğrenciler için okuma koşullarının nispeten “erişilebilir” bulunduğunu vurguladı. Büyük metropollere kıyasla akademik bürokrasinin daha az yorucu olduğunu, eğitimde yazılı sınavların dil bariyerini yönetmeyi kolaylaştırdığını dile getirdi.

İlgili Haberler

Sınav Kültürü Farkı: “Rusya’da Sözlü, Türkiye’de Yazılı”


Konuk, Rusya’da birçok bölümde sınavların sözlü gerçekleştiğini; öğrencinin üç soru alıp öğretim üyesiyle yüz yüze değerlendirmeye tabi tutulduğunu anlattı. Türkiye’de yazılı sınavların baskıyı azalttığını, düşünmeye zaman tanıdığını ve yabancı dilde okumayı kolaylaştırdığını ifade etti.

Reklam

Barınma ve Kıyafet Krizi: “Uyarısız Yurttan Çıkarılma”


Alexandra, özel bir yurtta üç yıl kaldığını; yönetim değişikliğinin ardından kıyafetine yönelik bir gerekçeyle, öncesinde yazılı-sözlü hiçbir uyarı yapılmadan yurttan çıkarıldığını iddia etti. Yeni yurtta da kıyafet konusunda kısıtlayıcı tutumlarla karşılaştığını belirterek, “Kurallar varsa bilmek ve baştan uymak isterdim; ama geç ve uyarısız bir karar alındı” dedi.

Dini Hassasiyetler ve Günlük Yaşam: “Ramazan Düzenine Uyum”


Hristiyan olduğunu belirten Alexandra, yurtta Ramazan döneminde sahur saatlerine göre yemek düzenine geçildiğini; ilk yıl bu uygulamayı bilmediği için zorlandığını ancak sonrasında uyum sağladığını söyledi. Farklı inançların günlük uygulamalarına saygının iki taraflı olduğunu, karşılıklı anlayışın önemini vurguladı.

Kayseri’de Yaşam: “Öğrenci İçin Uygun, Yabancı İçin Zorlayıcı”


Kayseri’yi “okumak için uygun ama uzun vadeli yaşam için yabancıya zorlayıcı” diye niteleyen konuk, toplumsal iletişimde sert bir dil ve bakış ile karşılaşabildiğini söyledi. Özellikle siyahi arkadaşlarıyla fotoğraf çekimi sırasında bir park çevresindeki binalardan taş ve yumurta atıldığını, olaya müdahalenin yetersiz kaldığını anlatarak üzüntüsünü paylaştı.

Giyim ve Toplumsal Algı: “Sürekli Bakış Altında”


Antalya gibi turistik bölgelerde daha esnek bir ortam olduğunu, Kayseri’de ise giyim tarzı ne olursa olsun “sürekli göz altında olma” hissi yaşadığını ifade etti. Rusya’da insanların başkalarının kıyafetlerine karışmamasının, onun için alıştığı bir norm olduğunu söyledi.

Aile-Çocuk Yetiştirme Farkları: “Yaparak Öğrenme”


Rusya’da çocuk yetiştirmede daha “katı ama öğrenmeye açık” bir yaklaşım bulunduğunu belirten Alexandra, tehlike düzeyi düşük durumlarda çocuğun deneyimleyerek öğrenmesine izin verildiğini anlattı. Ayrıca her çocuğun bir spor ya da sanat dalıyla düzenli uğraşmasının yaygın bir aile beklentisi olduğunu; kendisinin 10 yıl karate yaptığını aktardı.

Toplumsal Cinsiyet ve İlişkiler: “Koruyuculuk ile Kısıtlama Arasında”


Türk erkekleriyle ilgili en dikkat çekici gözlemi “koruyucu-kollayıcı” tavrın zaman zaman kısıtlamaya dönüşmesi oldu. Kıyafet, dışarı çıkma ve sosyal çevre konularında müdahaleci tutumların ilişki dinamiklerini zorlayabildiğini, kendi kültüründe bu denli takipçi-kıskanç yaklaşımların daha az görüldüğünü söyledi.

Gelenekler: “Buzlu Suda Arınma Ritüeli”


Rusya’da 7–12 Ocak döneminde, kiliselerin organize ettiği alanlarda buzla kaplı nehirlerde kısa süreli suya girme geleneğinin (üç kez batırıp çıkarma) uygulandığını; bunun zorunlu değil, katılmak isteyenlerce yapılan bir ritüel olduğunu anlattı.

Yapay Zekâya Bakışı: “ Bugün Yararlı, Yarın Belirsiz”


Alexandra, yapay zekânın bugün için yardım edici ve verimliliği artırıcı bir araç olduğunu; ancak kontrolsüz ve çok hızlı gelişimin iş gücü ve meslekler üzerinde olumsuz etkiler doğurabileceği uyarısını yaptı.

Mezuniyet Sonrası Hedef: “İstanbul, Avrupa ya da Amerika”


RTS alanında kariyer olanaklarının ABD ve Avrupa’da daha geniş olduğunu düşünen Alexandra, mezuniyet sonrası İstanbul’da kalma seçeneğini de açık tutarak yurtdışında çalışma hedefini öne çıkardı.

Türkiye’ye Mesaj: “Daha Fazla Empati, Daha Fazla Duyarlılık”


Programın sonunda Alexandra, Türkiye’yi okumak için tavsiye ettiğini; özellikle dil eğitimine erken başlayan yabancı öğrencilerin uyum sürecinin kolaylaştığını belirtti. Topluma ise “yabancılara karşı empati ve duyarlılık” çağrısı yaptı: Farklı din, dil ve kökenlerin ortak yaşamın zenginliği olduğunun altını çizdi.

Sunucunun Değerlendirmesi


Rabia Akburak, konuk deneyiminin yabancı öğrencilerin yaşadığı güçlüklere ayna tuttuğunu; barınma ve toplumsal kabullere ilişkin sorunların çözümünün, yerel duyarlılık ve kurum içi şeffaf kuralların birlikte işletilmesiyle mümkün olacağını vurguladı. Program, “yeni neslin kendi hikâyesini kendi sesiyle anlatması” misyonuna uygun biçimde tamamlandı.

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Kayseri

İlgili Etiketler

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Kayseri haberlerini Google Haberler'de takip edin

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Kayseri haberleri →

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.