İçeriğe geç
17 Ekim 2026, Cumartesi
Röportaj

Çocuk Eğitiminde En Büyük Sınav: Korku mu, İletişim mi?

Kayseri Radar ve Radyo Radar ortak canlı yayınında her cuma saat 18.00’de dinleyici ve izleyiciyle buluşan Hayatımız Eğitim, bu haftaki yayınında çocuk eğitiminin en temel ama en zor başlıklarını ele aldı. Programın sunuculuğunu Fatma Sağdıç üstlenirken, yayının konuğu Ahmet Höbek oldu.

· 3 dk okuma
Kayserim.net'i Google'da tercih edilen kaynak yapın (yeni sekmede açılır)
Çocuk Eğitiminde En Büyük Sınav: Korku mu, İletişim mi?
Paylaş

Yaklaşık bir saat süren programda; anne-baba tutumlarının çocukların kişilik gelişimine etkisi, korku temelli ebeveynlik anlayışı, rol model olmanın önemi, sosyal ve duygusal gelişimin akademik başarıdan ayrıştırılamayacağı vurgulandı.


“Çocuklarımız Bizim Söylediklerimizi Değil, Yaptıklarımızı Örnek Alıyor”

Reklam


Programın ilk bölümünde çocuk eğitiminde rol model olmanın belirleyici etkisi ele alındı. Ahmet Höbek, anne ve babaların çocuklara verdikleri öğütlerin tek başına yeterli olmadığını, çocukların esas olarak ebeveynlerin davranışlarını örnek aldığını ifade etti.

Eğitimde farklı ekollerin ortak noktasının “rol model olmak” olduğuna dikkat çeken Höbek, “Benim dediğimi yap, yaptığımı yapma” anlayışının çocuk eğitiminde ciddi hasarlar bıraktığını vurguladı.

İlgili Haberler


Ebeveynliğin Merkezine Yerleşen Yeni Kavram: Korku


Yayında özellikle günümüz anne ve babalarının çocuk yetiştirirken yoğun bir korku duygusuyla hareket ettiğine dikkat çekildi. Çocukların geleceğine dair belirsizlikler, çevresel riskler ve sosyal tehdit algısının ebeveyn davranışlarını şekillendirdiği ifade edildi.

Reklam

Ahmet Höbek, korku temelli ebeveynliğin çocukların kişilik gelişimini sınırladığını belirterek, “Korkuyla büyütülen çocuk, hayat karşısında risk almaktan kaçan, konfor alanına hapsolmuş bireylere dönüşebilir” değerlendirmesinde bulundu.


Yanlış Yönlendirme: Çocuğun Yeteneği Yerine Ebeveyn Kaygısı


Programda meslek seçimi ve yönlendirme konusuna da geniş yer ayrıldı. Ahmet Höbek, bazı çocukların yeteneklerine ve ilgilerine uygun olmayan alanlara yalnızca “ gelecek kaygısı” nedeniyle yönlendirildiğini söyledi.

Çocuğun sosyal, sanatsal veya mesleki eğilimlerinin baskılandığını ifade eden Höbek, ebeveynlerin çocuklarıyla mücadele etmek yerine onları anlamaya çalışmaları gerektiğini dile getirdi.


“Yaşam Bir Risktir, Çocuğu Riskten Tamamen Korumak Mümkün Değil”


Programda dikkat çeken başlıklardan biri de risk kavramı oldu. Ahmet Höbek, hayatın doğası gereği risk barındırdığını ve çocukları tüm risklerden uzak tutma çabasının gerçekçi olmadığını vurguladı.

Çocukların hata yaparak, zorlanarak ve deneyimleyerek öğrenmeleri gerektiğini belirten Höbek, ebeveynlerin çocukların hayatla temasını tamamen kesmemesi gerektiğini ifade etti.


İletişimde En Büyük Hatalar: Aşağılama, Alay ve Zamansız Tepki


Programda aile içi iletişimde yapılan hatalar detaylı biçimde ele alındı. Çocukların bedensel özellikleri, başarı durumları veya davranışları üzerinden aşağılanmasının ciddi psikolojik yaralar açtığına dikkat çekildi.

Özellikle yemek sofralarının sorgulama ve eleştiri alanına dönüştürülmesinin çocuk-ebeveyn ilişkisini zedelediği ifade edildi. Ahmet Höbek, doğru iletişimin zamanında ve uygun üslupla kurulması gerektiğini vurguladı.


Akademik Başarı Tek Başına Yeterli Değil


Programın ilerleyen bölümünde akademik başarı ile karakter gelişimi arasındaki fark gündeme geldi. Ahmet Höbek, yalnızca akademik başarıya odaklanan bir eğitim anlayışının çocukları hayata hazırlamakta yetersiz kaldığını söyledi.

Sosyal beceriler, sorumluluk alma, empati kurma ve ilişki yönetme gibi alanların akademik başarı kadar önemli olduğunun altı çizildi.


Aile, Akrabalık ve Komşuluk İlişkileri Zayıflıyor


Çocukların sosyal gelişiminde aile içi ve akrabalık ilişkilerinin önemine değinilen programda, günümüzde çocukların kuzenleriyle, komşularıyla ve akranlarıyla yeterince ilişki kuramadığı belirtildi.

Ahmet Höbek, bu bağların kopmasının çocukların sosyal uyum becerilerini zayıflattığını ve ilerleyen yaşlarda ilişki kurma sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.


Dijital Dünya ve Mahremiyet Uyarısı


Programda sosyal medya ve dijital ekranların aile yapısına etkisi de ele alındı. Ahmet Höbek, mahremiyetin giderek zayıfladığını ve aile içi ilişkilerin dijital dünya nedeniyle zarar gördüğünü söyledi.

Her anın paylaşılmasının, aile bireyleri arasındaki gerçek iletişimi azalttığı ve çocuklarda yanlış rol modeller oluşturduğu ifade edildi.


Anne-Baba İlişkisi, Çocuk Eğitiminde Belirleyici Rol Oynuyor


Programın önemli başlıklarından biri de anne-baba ilişkisi oldu. Ahmet Höbek, çocuk eğitiminde yalnızca anne ya da babanın çabasının yeterli olmadığını, ebeveynler arasındaki uyumun çocuğun psikolojik güvenliği açısından hayati önemde olduğunu vurguladı.

Eşler arasındaki çatışmaların çocuğa yansıtılmasının, çocukta güven duygusunu zedelediği ifade edildi.


Ergenlik Dönemi İçin Yeni Bir Program Geliyor


Programın sonunda ergenlik dönemine dair başlıkların bir sonraki yayında detaylı biçimde ele alınacağı duyuruldu. Ergenlik sürecinde yaşanan davranış değişimleri, okul-aile iş birliği ve sağlıklı iletişim yöntemlerinin ayrı bir programda konuşulması konusunda mutabakata varıldı.


“Çocuğu Değil, Önce Kendimizi Eğitmeliyiz”


Programın genel değerlendirmesinde, çocuk eğitiminin ebeveynlerin kendilerini tanıması ve geliştirmesiyle mümkün olduğu vurgulandı. Ahmet Höbek, anne ve babaların çocukları “düzeltilecek bir sorun” olarak görmemesi gerektiğini belirterek, sağlıklı ilişkinin temelinin anlayış ve iletişim olduğunu ifade etti.

Haber:

Kaynak: Kayserim.net

Kayseri

Paylaş

Kayseri'den bir haberiniz mi var? Haber ihbar hattına iletin.

Kayseri haberlerini Google Haberler'de takip edin

Reklam
Paylaş

Kayseri hakkında merak edilenler

Bilgi Bankası

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tüm Kayseri haberleri →

Yorumlar

Yorumlar topluluk kurallarına göre incelendikten sonra yayımlanır.